Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6043 E. , 2025/2269 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6043
Karar No : 2025/2269
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ... ve ... adına velayeten ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları polis memuru ...'ün 01/01/2016 tarihinde Şırnak ili Cizre ilçesinde bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırı sonucunda ateşli silahla vurularak hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık, eş ... için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, müteveffanın çocukları ..., ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; polis memuru ...'ün görevini yerine getirdiği sırada şehit edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlardan davalı idarenin mesleki risk ilkesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden; yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen hesap raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte görüldüğü gerekçesiyle, ...'ün maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 316.508,89 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL'sinin idareye başvuru dilekçesinin davalı idare kayıtlarına girdiği tarihten itibaren, miktar artırım dilekçesi ile artırılan 315.508,89 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olan 12/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, davacı çocuklar ..., ... ve ...'ün karşılanmamış maddi zararlarının bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat yönünden; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile, eş ... için 50.000,00 TL, çocuklar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru dilekçesinin davalı idare kayıtlarına girdiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, (Davacıların İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu bulunmamaktadır.) 3713, 5434 ve 2330 sayılı Kanun'lar kapsamında kendisine bağlanan aylık ve yapılan ödemeler nedeniyle karşılanmamış maddi zararının bulunmadığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının davacı ...'ün maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, anılan kısım yönünden davanın reddine, davacı çocuklar için hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, eş ... için 50.000,00 TL, çocuklardan ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru dilekçesinin davalı idare kayıtlarına girdiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, ...'ün maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ilk derece mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının ...'ün maddi tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, 2330 sayılı Kanun uyarınca davacılara yapılan ödemelerin manevi tazminat takdirinde dikkate alınması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın davacı ...'ün maddi tazminat istemine ilişkin kısmının açıklamalı olarak onanması, davacı ...'ün manevi tazminat istemine ilişkin kısmının onanması, davacılar ..., ... ve ...'ün manevi tazminat istemine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesi, 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılardan ...'ün eşi diğer davacılar ..., ... ve ...'ün babası olan polis memuru ...'ün 01/01/2016 tarihinde Şırnak ili Cizre ilçesinde bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırı sonucunda ateşli silahla vurularak hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Öte yandan; hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."
Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir.
Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir.
Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A.Temyize Konu Kararın, Davacı ...'ün Maddi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, müteveffanın anne ve babasına yapılan ödemeler ve bağlanan aylıklar bulunduğu dikkate alınarak davacı ...'ün maddi tazminat istemi reddedildiği belirtilmiş ise de, müteveffanın anne ve babasına yapıldığı söylenen ödemelerin bakılan davada davacı olan müteveffanın eşi ... ile bir ilgisinin bulunmadığı, davacı ...'ün maddi tazminat isteminin 3713, 5434 ve 2330 sayılı Kanun kapsamında kendisine bağlanan aylık ve yapılan ödemeler nedeniyle reddedildiği, bu ibareye kararda sehven yer verildiği anlaşıldığından, bu durum bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.
B.Temyize Konu Kararın Davacı ...'ün Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
C.Temyize Konu Kararın Davacılar ..., ... ve ...'ün Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacı çocuklar ..., ... ve ...'ün ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusu bulunmamasına rağmen, İdare Mahkemesi kararının kaldırıldığı ve davacı çocuklar ..., ... ve ... için İdare Mahkemesince ödenmesine hükmedilen 25.000,00 TL'lik manevi tazminat tutarlarının yetersiz bulunarak,manevi tazminat yönünden, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve adı geçen davacılara 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda belirtilen durumun, aleyhe bozma yasağı ve taleple bağlılık ilkelerinin ihlali niteliğinde olduğu anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının ..., ... ve ...'ün manevi tazminat istemlerine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince anılan kısım yönünden ilk derece mahkemesi kararına karşı sadece davalı idarenin istinaf yoluna başvurduğu dikkate alınarak, yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesince, işbu kısmen bozma kararı üzerine sadece bozulan kısım yönünden değerlendirme yapılarak hüküm kurulacağı açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının;
A.Davacı ...'ün maddi tazminat istemine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
B.Davacı ...'ün manevi tazminat istemine ilişkin kısmının ONANMASINA,
C.Davacılar ..., ... ve ...'ün manevi tazminat istemine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 28/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!