Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5340 E. , 2025/1217 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5340
Karar No : 2025/1217
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri ...
TEMYİZ EDEN
(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : ...
VEKİLİ : Av. ...
DİĞER MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : ... Anonim ... Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflar ve davalı yanında müdahil Hale Kahraman tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'in 04/08/2014 tarihinde tedavi için götürüldüğü hastanede yeterli inceleme yapılmadığı için solunum yolunu tıkayan fasulye tanesinin tespit edilemediği ve aynı gün vefat ettiğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık anne ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 123.525,00 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, baba ... için 5.000,00 (miktar artırımı ile 57.198,00 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; anne ... için 78.581,31 TL, baba ... için 51.735,97 TL maddi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne, miktar artırımından önceki maddi tazminat miktarının (... için 5.000,00 TL, ... 5.000,00 TL) ve kabul olunan manevi tazminatların idareye başvuru tarihi olan 26/08/2015 tarihinden itibaren, miktar artırımı ile artırılan miktarların ise (... için 46.735,97 TL, ... için 73.581,31 TL) miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 13/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL'lik manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, tarafların istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, kararın kaldırılmasına, maddi tazminat ve manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar anne ... için 123.525,00 TL, baba ... için 57.198,00 TL (kararda sehven anne ... için 57.198,00 TL, baba ... için 123.525,00 TL olarak belirtilmiştir.) maddi tazminat isteminin kabulüne, miktar artırımından önceki maddi tazminat miktarının (... için 5.000,00 TL, ... 5.000,00 TL) ve kabul olunan manevi tazminatların idareye başvuru tarihi olan 26/08/2015 tarihinden itibaren, miktar artırımı ile artırılan miktarların ise (... için 52.198,00 TL, ... için 118.525,00 TL) (kararda sehven ... için 118.525,00 TL, ... için 52.198,00 TL olarak belirtilmiştir.) miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 15/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, takdiren davacılara ayrı ayrı 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/08/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminatın duyulan acı ve eleme kıyasla yetersiz olduğu, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, hükmedilen maddi tazminatın düşük olduğu, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, hüküm fıkrasında sehven müteveffanın annesi ve babası için belirlenen tazminat tutarının karıştırıldığı, bu kısmın da düzeltilmesi gerektiği iddialarıyla; davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, kusurlu ve kusursuz sorumluluk şartlarının gerçekleşmediği, beyin cerrahisi konsültasyonu sonrası acile dönüş yapılmadığı, davacı tarafından iki kez miktar artırım talebinde bulunulduğu, kanuni düzenleme gereği bir kez miktar artırımında bulunulabileceği, dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği iddialarıyla; davalı yanında müdahil Hale Kahraman tarafından ise bebeğin ileri tetkik amaçlı üst kuruluşa sevk edilmemesinin annenin kusurlu davranışından kaynaklandığı, eylem ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunda da ölüm ile sevk arasında illiyet bağının bulunmadığının belirtildiği, bu nedenle maddi tazminata hükmedilemeyeceği, tıbbi belgeler arasında küçük çocuğun taburcu olabileceğini ifade eden evrağın bulunmadığı, ikinci defa miktar artırımında bulunulamayacağı, artırılan miktar yönünden miktar artırım dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı idare tarafından karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Davacıların Maddi ve Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Hükmedilen Maddi Tazminata İşleyecek Faizin Başlangıç Tarihine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması; dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulmakla birlikte faizin başlangıç tarihine yönelik belirleme yapılmaması halinde ise davanın açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Nitekim, konuya ilişkin olarak Danıştay İdari Dava Daireleri ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararları arasında var olduğu ileri sürülen aykırılığın Danıştay Başkanı tarafından içtihatların birleştirilmesi suretiyle giderilmesinin istenilmesi üzerine Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararı ile tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği yönünde içtihat birleştirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, dava dilekçesinde, talep edilen tazminata vefat tarihinden itibaren faiz işletilmesi yönünde istemde bulunulduğu, Bölge İdare Mahkemesince, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın bir kısmına idareye başvuru tarihinden bir kısmına ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, hükmedilen tüm tazminat tutarına, Danıştay'ın yukarıda yer verilen yerleşik içtihatları gereği idareye başvuru tarihi olan 26/08/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davacılar anne ... için 57.198,00-TL, baba ... için 123.525,00-TL madi tazminat istemleri kabulüne, ıslahtan önceki maddi tazminat miktarının (... için 5.000,00-TL, ... 5.000,00-TL) ve kabul olunan manevi tazminatların idareye başvuru tarihi olan 26/08/2015 tarihinden itibaren, ıslah edilen miktarların ise (... için 118.525,00-TL lik kısım, ... için 52.198,00-TL'lik kısım) ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 15/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine," ibaresinin, "Davacılar anne ... için 123.525,00 TL, baba ... için 57.198,00 TL maddi tazminat istemlerinin kabulüne, kabul olunan maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların esasa yönelik temyiz istemi ile davalı Sağlık Bakanlığının ve davalı yanında müdahil Hale Kahraman'ın temyiz istemlerinin REDDİNE, davacıların hükmedilen maddi tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!