WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4808 E.  ,  2025/1215 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4808
Karar No : 2025/1215

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adlarına asaleten ... adına
velayeten ... ve ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, 31/03/2005 tarihinde Gümüşhane Devlet Hastanesinde 36 haftalık prematüre olarak doğan küçüğün solunum sıkıntısı yaşaması ve bu hastanede çocuk yeni doğan servisinin bulunmaması nedeniyle Trabzon ilindeki hastanelere sevk edilmesine rağmen bu hastaneler tarafından kabul edilmemesi ve ambulansta hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle 500,00 TL maddi ve her bir davacı için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacıların maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacılardan ...'e 40.000,00 TL ve ...'e 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihi olan 29/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalılardan Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğünün hasım mevkiinden çıkarılmasına yönelik istinaf isteminin kabulüne, Sağlık Bakanlığının istinaf başvurusunun ise reddine, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ve manevi tazminat isteminin reddedilen 40.000,00 TL'lik kısmının kaldırılmasına, anne ... için 133.040,44 TL ve baba ... için 89.361,68 TL olmak üzere toplam 222.402,12 TL maddi tazminatın 500,00 TL'lik kısmının başvurunun yapıldığı 29/12/2015 tarihinden, 221.902,00 TL'lik kısmının miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 13/06/2020 (Karar'da sehven 06/13/2020 olarak yazılmıştır.) tarihinden itibaren işletilecek faiziyle ve hükmedilen (50.000,00 TL) manevi tazminata ilaveten anne ... için 40.000,00 TL ile birlikte toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 29/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemleri yönünden davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, aksi kanaatte dahi olunsa tüm alacak için dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının duyulan acı ve eleme kıyasla yetersiz olduğu iddialarıyla; davalı idare tarafından, davanın zamanaşımına uğradığı, olayda diğer davalının açık ve büyük rolü varken husumet itirazlarının kabul edilmesinin hatalı olduğu, diğer davalının üniversite olmasının hizmet verme sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, anılan idare bünyesindeki hastanede yeni doğan yoğun bakım ünitesinin bulunduğu, imkanlar ölçüsünde üçüncü basamak sağlık hizmeti sundukları iddia edilmişse de anılan hizmetin ek iş değil asıl işleri olduğu, organizasyon eksikliğinin bulunduğunun diğer davalı tarafından ikrar edildiği, hesaba ilişkin bilirkişi raporunun okunaklı olmadığı, kusurlarının bulunup bulunmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının gerektiği, hizmet sunulsa idi ölüm olayının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği, bilirkişi raporunda varsayımsal olarak davacı anne ve babaya destek olunacak pay belirlenirken hata yapılarak fazla pay ayrıldığı, bireyin bekarken dahi anne ve babasına destek olması mümkün değilken evlendikten sonra destek olacağının varsayılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, yetiştirme giderinin düşük belirlendiği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize Konu Kararın Davacıların Maddi ve Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Hükmedilen Maddi ve Manevi Tazminata İşleyecek Faizin Başlangıç Tarihine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması; dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulmakla birlikte faizin başlangıç tarihine yönelik belirleme yapılmaması halinde ise davanın açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, dava dilekçesinde, talep edilen tazminata başlangıç tarihi belirtilmeksizin yalnızca yasal faiz işletilmesi yönünde istemde bulunulduğu, Bölge İdare Mahkemesince, davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatın bir kısmına idareye başvuru tarihinden bir kısmına ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihinden itibaren, hükmedilen manevi tazminata da idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından dava dilekçesinde yalnızca yasal faiz isteminde bulunulduğu, ayrıca faizin başlangıç tarihine ilişkin bir belirlemede bulunulmadığı görüldüğünden, genel hükümler kapsamında açılan bu davada, hükmedilen tüm tazminat tutarlarına, Danıştay'ın yukarıda yer verilen yerleşik içtihatları gereği davanın açıldığı 25/03/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "anne ... için 133.040,44-TL ve baba ... için 89.361,68-TL olmak üzere toplam 222.402,12-TL maddi tazminatın 500,00-TL'lik kısmının başvurunun yapıldığı 29/12/2015 tarihinden, 221.902,00-TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 06/13/2020 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle ve Mahkemece hükmedilen (50.000,00-TL) manevi tazminata ilaveten anne ... için 40.000,00-TL ile birlikte toplam 90.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvurunun yapıldığı 29/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine," ibaresinin, "anne ... için 133.040,44 TL ve baba ... için 89.361,68 TL olmak üzere toplam 222.402,12 TL maddi tazminatın ve hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminata ilaveten anne ... için 40.000,00 TL ile birlikte toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı 25/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların ve davalı idarenin esasa yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE, hükmedilen maddi ve manevi tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.