Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4449 E. , 2025/3206 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4449
Karar No : 2025/3206
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
2- ... Valiliği / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları eşi/babası ...'ın, Mardin ili, Kızıltepe ilçesinde 08/10/2015 tarihinde meydana gelen olayda hayatını kaybetmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, eşi ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 224.683,77) maddi, 80.000,00 TL manevi, çocuğu ... için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, çocuğu ... için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerekirken 5233 sayılı Kanun'a göre yapılmasının hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yetersiz olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından; davacıların başvurusunun süresinde olmadığı, 5233 sayılı Kanun'un yabancılara uygulanmayacağı iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımlarının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmı ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu, aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "2-Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacıların 29.079,40 TL maddi zararın, 3.000,00-TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 06.10.2015 tarihinden geriye kalan 26.079,40-TL'lik kısmının miktar arttırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 17/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine," ibaresinin, "2-Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 29.079,40 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 06/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; 24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde, "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." kuralına, "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7nci maddenin ikinci fıkrası, 10uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12nci maddenin birinci fıkrası, 16ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." kuralına yer verilmiştir.
Temyize konu kararda, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkralarında "duruşmalı işler için öngörülen" ibaresine yer verildiği, oysaki bakılan davada duruşmalı işler için öngörülen maktu vekalet ücreti tutarlarına başvurulmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı, bu durumun sehven olduğu anlaşıldığından; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "6-Kabul edilen 29.079,40-TL maddi tazminat istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işler için öngörülen 4.361,91 TL vekalet ücretinin davalı idarelerce davacılara ödenmesine," ibaresinin; "6-Kabul edilen 29.079,40 TL maddi tazminat istemi yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca belirlenen 4.361,91 TL vekalet ücretinin davalı idarelerce davacılara ödenmesine," şeklinde; "7-Reddedilen maddi tazminat istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işler için öngörülen 4.361,91 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere ödenmesine," ibaresinin; "7-Reddedilen maddi tazminat istemi yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca belirlenen 4.361,91 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere ödenmesine," şeklinde; "8-Kabul edilen toplam 130.000-TL manevi tazminat istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işler için öngörülen 16.300,00 TL vekalet ücretinin davalı idarelerce davacılara ödenmesine," ibaresinin; "8-Kabul edilen toplam 130.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca belirlenen 16.300,00 TL vekalet ücretinin davalı idarelerce davacılara ödenmesine," şeklinde, "9-Reddedilen 50.000-TL manevi tazminat istemi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince duruşmalı işler için öngörülen 7.300,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere ödenmesine," ibaresinin; "9-Reddedilen 50.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca belirlenen 7.300,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idarelere ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE, diğer kısımlar yönünden REDDİNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!