WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4240 E.  ,  2025/1114 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4240
Karar No : 2025/1114

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten ...,
...ve ... adına
velayeten ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın, Düzce ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükmen tutuklu iken 15/11/2017 tarihinde rahatsızlanmasına rağmen Ceza İnfaz Kurumunca zamanında hastaneye sevk edilmeyerek tedavinin geciktirilmesi neticesinde hayatını kaybettiğinden bahisle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlarına karşılık eş ...için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 106.985,74 TL), çocuklar; ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 15.865,54 TL), ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 9.120,25 TL) ve ...için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 132.971,53 TL maddi ve eş ...için 250.000,00 TL, çocukların her biri için 150.000,00'er TL olmak üzere toplam 700.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurularının reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Ceza İnfaz Kurumunda hükmen tutuklu iken rahatsızlanan yakınlarının zamanında hastaneye sevk edilmemesi nedeniyle vefat ettiği, bu sebeple Ceza İnfaz Kurumu idaresinin kusurlu olduğu, 1/3 oranında kusur oranlamasının hatalı olduğu, hükmedilen tazminat miktarının son derece düşük olduğu, ... bakımından 1.000,00 TL üzerinden reddedilen maddi tazminat için 1.700,00 TL karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu, davalı idare tarafından, , Düzce ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükmen tutuklu olan ...'ın rahatsızlanması üzerine hastaneye zamanında sevk edildiği, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla tazmin şartlarının gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların ise babası olan; ...'ın, Düzce ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaklaşık 1 yıldır hükmen tutuklu iken 15/11/2017 tarihinde rahatsızlandığı, Ceza İnfaz Kurumunca Düzce Üniversitesi Eğitim ve Araştıma Hastanesi acil servisine kaldırıldığı, acil serviste ilaç verildiği ve şahsın kardiyoloji polikliniğine kontrol edilmesinin önerildiği ancak kardiyoloji polikliniğine sevkinin o gün yapılmadan koğuşuna gönderildiği, müteveffanın rahatsızlığının devam ettiği, gerek kendisinin gerekse koğuş arkadaşlarının ısrarları ve talepleriyle 16/11/2017 günü ağrılarının daha da şiddetlendiği ancak anılan gün de sevkinin yapılmadığı, 17/11/2017 günü öğleden sonra durumunun çok daha kötüleşmesi, kusmaya ve ağzından kan gelmeye başlamasıyla Düzce Devlet Hastanesine sevk edildiği, hastane tarafından "Aort damarının yırtıldığı" teşhisi ile daha kapsamlı bir hastane olan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine sek edildiği, burada yarlaşık 13 saat süren ameliyat ve ardından yoğun bakımda geçen 4 günün ardından 21/11/2017 tarihinde bu hastanede vefat ettiği, bunun üzerine davacılar tarafından; yakınları ...'ın, Düzce ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükmen tutuklu iken 15/11/2017 tarihinde rahatsızlanmasına rağmen Ceza İnfaz Kurumunca zamanında hastaneye sevk edilmeyerek tedavinin geciktirilmesi neticesinde hayatını kaybettiğinden bahisle, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek meydana gelen maddi ve manevi zararlarının karşılanması için Adalet Bakanlığına yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71. maddesinde, “Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” hükmüne; “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 78. maddesinde, “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır. (2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler. (3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.” hükmüne; “Hastaneye sevk” başlıklı 80. maddesinde, “Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.” hükümüne yer verilmiştir.
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun’un, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsadığı, “İnfaz hâkimliklerinin görevleri” başlıklı 4. maddesinde, hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları, hükümlülerin cezalarının infazı, müşahedeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri, tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemenin ve karara bağlamanın infaz hâkimliklerinin görevleri arasında olduğu, “İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü” başlıklı 5. maddesinde, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabileceğinin düzenlendiği ve “İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar” başlıklı 6. Maddesinin 3. fıkrasında, infaz hâkiminin, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine, yerinde görürse, yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar vereceği, maddenin son fıkrasında, itirazın, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılacağı, infaz hâkiminin aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamayacağı hükümlerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde, dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise, dava dilekçeleri üzerine yapılan ilk inceleme sonunda, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlığın; davacılar yakını ...'ın Düzce ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükmen tutuklu iken 15/11/2017 tarihinde rahatsızlanmasına rağmen Ceza İnfaz Kurumunca zamanında hastaneye sevk edilmeyerek tedavinin geciktirilmesi neticesinde hayatını kaybettiğinden bahisle, davalı idareye hastalığı bildirilmesine rağmen hastaneye sevkinin geciktirilmesi nedeniyle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat isteminden kaynaklandığı dikkate alındığında cezanın infazına ilişkin olan uyuşmazlığın yukarıda anılan mevzuat uyarınca özel hukuk hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerekmekte olup uyuşmazlığın çözümünün adli yargı yerinin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) - KARŞI OY

Dosyanın incelenmesinden; davacılardan ...'ın eşi, diğer davacıların ise babası olan; ...'ın, Düzce ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaklaşık 1 yıldır hükmen tutuklu iken 15/11/2017 tarihinde rahatsızlandığı, Ceza İnfaz Kurumunca Düzce Üniversitesi Eğitim ve Araştıma Hastanesi acil servisine kaldırıldığı, acil serviste ilaç verildiği ve şahsın kardiyoloji polikliniğine kontrol edilmesinin önerildiği ancak kardiyoloji polikliniğine sevkinin o gün yapılmadan koğuşuna gönderildiği, müteveffanın rahatsızlığının devam ettiği, gerek kendisinin gerekse koğuş arkadaşlarının ısrarları ve talepleriyle 16/11/2017 günü ağrılarının daha da şiddetlendiği ancak anılan gün de sevkinin yapılmadığı, 17/11/2017 günü öğleden sonra durumunun çok daha kötüleşmesi, kusmaya ve ağzından kan gelmeye başlamasıyla Düzce Devlet Hastanesine sevk edildiği, hastane tarafından "Aort damarının yırtıldığı" teşhisi ile daha kapsamlı bir hastane olan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine sek edildiği, burada yarlaşık 13 saat süren ameliyat ve ardından yoğun bakımda geçen 4 günün ardından 21/11/2017 tarihinde bu hastanede vefat ettiği, bunun üzerine davacılar tarafından; yakınları ...'ın, Düzce ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükmen tutuklu iken 15/11/2017 tarihinde rahatsızlanmasına rağmen Ceza İnfaz Kurumunca zamanında hastaneye sevk edilmeyerek tedavinin geciktirilmesi neticesinde hayatını kaybettiğinden bahisle, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek meydana gelen maddi ve manevi zararlarının karşılanması için Adalet Bakanlığına yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılan davanın açıldığı, söz konusu uyuşmazlıkta idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun çözümünün idari yargı yerinin görev alanına girdiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.