Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/40 E. , 2025/1092 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/40
Karar No : 2025/1092
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... adına vesayeten ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından sahibi olduğu eczanesinin kapatılması ve... tarih ve ... sayılı eczane ruhsatı ile eczacı Bilge Coşkun adına düzenlenen mesul müdürlük belgesinin iptal edilmesine ilişkin işlemin... İdare Mahkemesinin...tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle anılan işlem sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 30.000,00 TL maddi (miktar artırımı sonrasında 327.253,98 TL) ve 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; idare mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ruhsat iptali işleminin yargı kararının yerine getirilmesi niteliğinde olduğu, yine tamamen farazi olarak ileri sürülen maddi tazminat talebinin reddi gerektiği, manevi tazminata hükmedilebilmesinin ağır hizmet kusuru koşuluna bağlı olduğu, manevi tazminat ödenmesi koşullarının oluşmadığı, manevi tazminata faiz talep edilemeyeceği, maddi tazminat talebi için ise dava tarihinden değil hüküm tarihinden itibaren faiz istenebileceği, davanın tümden reddi gerektiği belirtilerek temyize konu kararın aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı vekili tarafından, müvekkilinin vefat ettiği, ancak avukat sorumlulukları gereği kararın temyiz edildiği, mirasçıların dahli için ek süre talep edildiği, uyuşmazlığın esası bakımından ise, temyize konu kararın maddi tazminatın kabulü kararının kısmen kaldırılmasına yönelik kısmının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 26/1. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır."; 2. fıkrasında, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
" hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen, münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mamelekî niteliğe dönüşen haklar da, ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, UYAP'ta yapılan araştırmadan ve MERNİS'ten alınan nüfus kayıt örneğinden davacının 09/08/2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesince, davacının vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!