WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/3795 E.  ,  2025/1137 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3795
Karar No : 2025/1137

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN DAVALI YANINDA
MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafıından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Dumlupınar Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 15/12/2016 tarihinde hatalı ameliyat yapıldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 250.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; tarafların ve davalı idare yanında müdahilin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına olağan dışı bir kısıtlama getirdiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise, mevzuata uygun olarak oluşturulan üç adet onam formunun davacı tarafından imzalandığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, bu tazminat türüne faiz işletilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, harçtan muaf oldukları ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında müdahil tarafından, usul yönünden davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise, davacının ameliyat sonuçları hakkında bilgilendirildiğine ilişkin tanıkların dinlenilmemesinin hak arama hürriyetine aykırı olduğu, dosyada aydınlatılmış onam formunun mevcut olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) Temyize Konu Kararın Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize Konu Kararın Hükmedilen Tazminata İşleyecek Faizin Başlangıç Tarihine Yönelik Ksımının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, davacının ön karar başvurusunda bulunduğu tarihte yürürlükte olan haliyle, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısım da dahil olmak üzere, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması; dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulmakla birlikte faizin başlangıç tarihine yönelik belirleme yapılmaması halinde ise davanın açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, dava dilekçesinde, talep edilen manevi tazminat tutarına başlangıç tarihi belirtilmeksizin yalnızca yasal faiz işletilmesi yönünde istemde bulunulduğu, İdare Mahkemesince, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına idareye başvurunun yapıldığı 10/07/2018 itibaren faiz işletildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava dilekçesinde yalnızca yasal faiz isteminde bulunulduğu, ayrıca faizin başlangıç tarihine ilişkin bir belirlemede bulunulmadığı görüldüğünden, genel hükümler kapsamında açılan bu davada, Mahkemece, hükmedilen tazminat tutarına, Danıştay'ın yerleşik içtihatları gereği davanın açıldığı 08/11/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda; 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "70.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 10/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ibaresinin, " 70.000,00 TL manevi tazminatın, davanın açıldığı 08/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurularının reddine" ibaresinin, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, "istinaf başvurularının reddine, hüküm fıkrasında yer alan ' 70.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 10/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine' ibaresinin, ' 70.000,00 TL manevi tazminatın, davanın açıldığı 08/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine şeklinde düzeltilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin esasa yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE, hükmedilen tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.