Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/3453 E. , 2025/2122 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/3453
Karar No : 2025/2122
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten; ... adına velayeten ... ve ... 2- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları Jandarma Uzman Çavuş ...'ün, 04/10/2018 tarihinde Batman ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde yol yapım çalışmaları sırasında güvenliği sağlamak için planlanan operasyon kapsamında, önceden yola döşenmiş uzaktan komutalı EYP'nin terör örgütü mensuplarınca infilak ettirilmesi sonucunda şehit olduğundan bahisle olayda davalı idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın annesi ... için 125.000,00 TL manevi, babası ... için 125.000,00 TL manevi, kardeşi ... için 75.000,00 TL manevi, kardeşi ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın, olayın meydana geldiği 04/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olay sebebiyle ortaya çıkan manevî zararlardan davalı idarenin, "meslekî risk" ilkesi gereğince kusursuz sorumlu olduğu, manevî zararı doğuran olayın yaşam hakkını sona erdiren bir ölüm olayı olması, ölüme neden olan eylemin oluş şekli itibarıyla yarattığı infial, olayın etkisi ve niteliği, zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık ilişkisi dikkate alınarak şehidin anne ve babası olan davacıların duyduğu elem ve ızdırabın dindirilmesi amacıyla ayrı ayrı 100.000,00 TL ve şehidin kardeşleri olan davacıların duyduğu elem ve ızdırabın dindirilmesi amacıyla ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevî tazminatın davalı idare tarafından tazmin edilmesi ve söz konusu miktarlara idareye başvuru tarihinden itibaren (18/01/2019) yasal faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmı yönünden davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı yönünden davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacılardan anne ... için 50.000,000 TL, baba ... için 50.000,00TL, kardeşler ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL'lik manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 18/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; dava konusu olay sebebiyle çektikleri acının bir nebze olsun hafifletilmesi için verilen tazminat miktarının emsal kararlara bakıldığında diğer şehit ailelerine takdir edilen tazminat miktarından az olmasının üzüntüye sebep olduğu, olay sebebiyle maddi tazminat talep etmedikleri, manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; davacılara yapılan ödemelerin ve bağlanan maaşın kanun hükmü uyarınca maddi ve manevi tazminata karşılık olduğu, meydana gelen zarar ile idarenin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, sorumluluklarının olmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminata faiz yürütülmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca süresinde savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, davacıların yakını olan Jandarma Uzman Çavuş ...'ün, 04/10/2018 tarihinde Batman ili, ... İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde yol yapım çalışmaları sırasında güvenliği sağlamak maksadıyla planlanan operasyon kapsamında, önceden yola döşenmiş uzaktan komutalı EYP'nin terör örgütü mensuplarınca infilak ettirilmesi sonucunda şehit düştüğü, manevi tazminat ödenmesi için 18/01/2019 tarihli dilekçe ile idareye başvuruda bulunulduğu, başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesi üzerine, davacı anne ve baba için ayrı ayrı 125.000,00 TL, kardeşler için ise ayrı ayrı 75.000,00 TL olmak üzere toplam 400,000,00 TL manevi tazminatın 04/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Bölge İdare Mahkemesince, davacılardan anne ... için 50.000,000 TL, baba ... için 50.000,00TL, kardeşler ... için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişse de, dava konusu olayın oluş şekli, davacılar yakınının gerçekleştirilen operasyon sırasında terör örgütü mensuplarınca şehit edildiği, söz konusu olayın davacılar üzerinde yarattığı etki ve davacıların yaşadığı acı ve sıkıntılar ile toplumda yarattığı infial göz önünde bulundurulduğunda; Bölge İdare Mahkemesince davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alınarak ayrıca davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarı makul ve hakkaniyete uygun olduğundan manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulü gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!