Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2147 E. , 2025/1037 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2147
Karar No : 2025/1037
DAVACI : ... Lens ve Optik Ürünleri Tic. Ltd. Şti
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Kurumu / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket hakkında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 63. ve 77/12. maddeleri uyarınca reklam durdurma cezası uygulanmasına ilişkin Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacı şirkete yönelik kısmının bildirilmesine ilişkin Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Sektörel Reklam İnceleme Şubesi Müdürlüğünün ... sayılı ceza tebligatı işleminin ve verilen cezanın dayanağı olduğu ileri sürülen 15/05/2014 tarih ve 29001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. ve 26. maddelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Optisyenlik sektöründe faaliyet gösterdiği, şubelerinde yüz yüze satışın yanı sıra internet üzerinden de tüketicilere her türlü güneş gözlüğü, optik gözlük ve kontakt lens satış hizmetini 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun'un 6. maddesi ile Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 25. maddesinde belirtilen yasaklara uygun olarak reçetesi dahilinde gerçekleştirdiği, söz konusu Kanun'da bu cihazların internetten satışının yasak olduğuna dair bir hükme yer verilmediği, Yönetmeliğin satışı mümkün olan ürünlerin tüketiciye hitaben reklamının yapılmasına cevaz verdiği, dolayısıyla dava konusu işlem her ne kadar internet ortamında bu cihazların reklamının yapılamayacağına ilişkin ise de, öncelikle bu cihazların satışına ilişkin düzenlemelerin reklam yasağından önce anlaşılması gerektiği, Yönetmeliğin dava konusu reklam yasağına ilişkin 15. maddesinin, internetten satış yasağına ilişkin 26. maddesi ile aynı tarihte paralel olarak düzenlendiği, söz konusu Kanun ve Yönetmelikte kontakt lens ve numaralı gözlük satışının sadece yetkilendirilmiş optisyenlik müesseselerince yapılabileceği, bu satışın ancak reçete ile olacağının düzenlendiği, harici olarak mutlaka yüz yüze satış yapılması gibi bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla internetten satış yasağının ve buna paralel şekilde internetten satılabilen tıbbi cihazlara ilişkin reklam yasağının Yönetmelikle düzenlenmesinin mümkün olmadığı, Yönetmeliğin tıbbi cihazların internet üzerinden satışını engelleyen 26. maddesinde kamu yararı bulunmadığı, reçetesi bulunduğu sürece kontakt lens alımının yüz yüze ya da internetten sipariş vererek yapılması arasında ne gibi fark olduğunun, hangi gerekçeyle bu düzenlemenin Yönetmelikte yer aldığının açık olmadığı, Yönetmeliğin 15. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre internetten satışı mümkün olan ürünlerin, satışının yapıldığı sitede reklamının yapılmasının mümkün olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, yine Yönetmeliğin 15. maddesinin ikinci fıkrasında, satış merkezlerinin resmi internet sitelerinde yapmış oldukları cihaz bilgilendirmelerinin reklam yasağı kapsamında olmadığı, dava konusu reklamların durdurulması cezasına konu verilerin tümünün bilgilendirme kapsamında kaldığı, internet satış yasağına ilişkin düzenlemenin kanunla yapılması gerektiği, yönetmelikle kanundaki yasakları genişleten düzenlemeler getirilemeyeceği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMASI : Davalı Ticaret Bakanlığı tarafından, Yönetmeliğin dava konusu 15. maddesi gereği yalnızca işitme cihazı merkezlerinde, ısmarlama protez ve ortez merkezlerinde veya optisyenlik müesseselerinde ya da diş protez laboratuvarında satışı, uyarlaması veya uygulaması yapılan cihazlar ile münhasıran sağlık meslek mensupları tarafından kullanılması veya uygulanması gereken cihazların reklamının yapılamadığı, bunların dışında kalan cihazların ise Yönetmeliğin Ek-3 listesinde belirlenen cihazlar (diş macunu, diş protez bakım ürünleri, kondom, hasta altı bezi vs.) istisna olmak kaydıyla yalnızca cihazın satışının yapıldığı internet ortamında reklamına izin verildiği, dolayısıyla davacının inceleme konusu internet sitesinde satılan tıbbi cihazların (optik ürünlerin) reklamını yaparak mevzuata aykırı hareket ettiği ve kullanma talimatı veya teknik bilgilerden ziyade satışını gerçekleştirdiği ürünlerin reklamını yapmaya yönelik ifadeler kullandığının açık olduğu; davalı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından ise, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 508. maddesinde, piyasaya arz edilen ilaç, tıbbi cihaz ve ürünlerin reklam ve tanıtımının usul ve esaslarını belirlemek ve uygulamasını denetlemek hususunda Kurumun görev ve yetkili kılındığı, dolayısıyla Kurumun tıbbi cihazlar alanında düzenleme yapma yetkisinin bulunduğu, optisyenlik müesseselerinde satışı yapılan doğrulayıcı gözlüklerin kişiye özel olarak üretildiği veya kişiye özel olarak uyarlanan ürün gruplarından olduğu, bu itibarla söz konusu işletmelerin iş modelleri gereği ya ısmarlama tıbbi cihaz üretimi yaptığı ya da mevcut bir tıbbi cihazı hastaya uyarlayarak hizmete sunduğu, 5193 sayılı
Optisyenlik Hakkında Kanun'un 6. maddesinde, numaralı gözlük camı, gözlük çerçevesi ve kontakt lenslerin reçeteyle bu müesseselerde satılması gerektiği, 16. maddesinde, optisyenlerin yapacağı ilan ve reklamların, Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle düzenleneceğinin hüküm altına alındığı, dava konusu Yönetmelik maddelerinin, halkın sağlığının korunmasını, göz sağlığı açısından önemli zararları olabilecek lens satışının denetimsiz bir biçimde gerçekleşmesinin önlenmesini amaçlayan kanun koyucunun iradesine parelel şekilde tesis edildiği, bu yönüyle Kanun'a aykırı bir düzenleme içermediği, Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğin 19. maddesinde, optisyenlik müessesinde reçete kayıt defterinin kullanılmasının zorunlu olduğunun hüküm altına alındığı, bu çerçevede işletmelere gelen gözlük ve kontakt lens reçetelerinin, mesul müdür tarafından reçete kayıt defterine kaydedildiği, dolayısıyla bu merkezlerde verilen hizmetin gereği olarak kişiye özel yazılan reçete ile hastaya özel tıbbi cihaz üretimi veya özel cihaz uyarlamasının yapıldığı, bu hizmetlerin verilmesinin hasta ile işbirliğini zorunlu kıldığı, bu nedenle uzaktan satış kanalları ile tüketiciye bu hizmetin öngörülen standartlar çerçevesinde verilmesi mümkün olmadığından internetten satış hizmetinin yasaklandığı, 6112 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile de reçeteye tabi ilaçlar ve tedaviler hakkında ticari iletişim yapılmasının yasaklandığı, bu ürün gruplarının serbestçe reklamının yapılmasının sağlık risklerine ilave olarak kamu maliyesi üzerine yük getirici etkilerinin de olacağı, halk sağlığının korunması açısından, piyasaya arz edilen bu ürün gruplarının reklamının ve tanıtımının belirli düzenlemeler çerçevesinde kontrollü yapılmasının büyük önem arz ettiği, düzenlemelerin üst hukuk normlarına uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacı şirkete yönelik kısmının bildirilmesine ilişkin Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Sektörel Reklam İnceleme Şubesi Müdürlüğünün ceza tebligatı işleminin iptali istemi yönünden reddine, Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 26. maddesinin iptali istemi yönünden süre aşımı yönünden reddine, dava konusu yönetmeliğin 15. maddesinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; optik sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket hakkında reklam durdurma cezası verilmesini de içeren Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacı şirkete yönelik kısmının ve işlemin dayanağı Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. ve 26. maddelerinin iptali istemiyle Ticaret Bakanlığı ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna karşı açılmıştır.
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun'nun 6. maddesinde, "Optisyenler, yalnız koruyucu gözlükleri, güneş gözlüklerini ve göz hastalıkları uzmanı tabipler tarafından verilen reçetelerde yazılı numaralı gözlük camlarını, her türlü lensleri, optik görme gereçlerini ve gözlük çerçevelerini satabilirler..."; 16. Maddesinde, "Optisyenlik müesseselerinin açılışına ve sahip olmaları gereken şartlara dair usul ve esaslar ile optisyenlerin yapacağı ilân ve reklamlar, tutacakları defterler ve diğer hususlar Bakanlıkça bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmü getirilmiştir.
Anayasa’nın 56. maddesi ile Devlete yüklenen görevin, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga hükümlerini müteakiben 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereği Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları mârifetiyle yürütüldüğü, anılan Kararname ile Sağlık Bakanlığının politika ve hedeflerine uygun olarak ilaçlar, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, ulusal ve uluslararası kontrole tabi maddeler, tıbbî cihazlar, vücut dışı tıbbî tanı cihazları, geleneksel bitkisel tıbbî ürünler, kozmetik ürünler, homeopatik tıbbî ürünler ve özel amaçlı diyet gıdalar hakkında düzenleme yapmakla görevli, Bakanlığa bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu teşkilatlandırılmış olup bu Kurumun görev alanına giren ürünlerin ruhsatlandırılması, üretimi, depolanması, satışı, ithalatı, ihracatı, piyasaya arzı, dağıtımı, hizmete sunulması, toplatılması ve kullanımları ile ilgili kural ve standartları belirlemek, bu faaliyetleri yürütecek kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere izin vermek, ruhsatlandırmak, denetlemek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak, piyasaya arz edilen ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlerin reklam ve tanıtımının usûl ve esaslarını belirlemek ve uygulamasını denetlemek, görev alanına giren ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlere ilişkin klinik araştırmalarla ilgili düzenlemeleri yapmak, izin vermek ve denetlemek, hayati önemi haiz ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlerin piyasada sürekli bulunabilmesi için gerekli tedbirleri almak. görev alanına giren ilaç, tıbbî cihaz ve ürünlerin piyasa gözetimi ve denetimini yapmak, gerektiğinde toplatmak, imha etmek veya ettirmek, piyasadaki ürünler için güvenlilik bildirim yöntemlerini belirlemek, gerekli bildirimleri yapmak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak gibi hususlar Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
Tıbbi cihaz veya ürünün bilinçsiz kullanılmasının doğurabileceği sorunlar, gereksiz ve yersiz kullanımın önlenmesi, kamu sağlığı ve güvenliği, kaliteli ve uygun ürünün temini, piyasanın denetiminin sağlanması ve kayıt altına alma gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle bazı tıbbi cihaz veya ürünün gazete, radyo, televizyon, telefon aracılığıyla ya da kapıdan veya internet üzerinden satışının yasaklanabilmesi, bazılarına ise izin verilmesi hususunda Tıbbi Cihaz Kurumunun yetkili olduğu açıktır.
Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından hazırlanarak 15/05/2014 tarih ve 29001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin dava konusu 15. Maddesinde,"(Değişik:RG-2/9/2020-31232)
(1) Bu Yönetmelik uyarınca;
a) Yalnızca; işitme cihazı merkezlerinde, ısmarlama protez ve ortez merkezlerinde veya optisyenlik müesseselerinde ya da diş protez laboratuvarlarında satışı, uyarlaması veya uygulaması yapılan cihazların,
b) Münhasıran sağlık meslek mensupları tarafından, kullanılması veya uygulanması öngörülen ya da tıbbi cihaz satış merkezlerinde uygulama gerektiren cihazların, tüketiciye hitaben reklamı yapılamaz.
c) Ek-3’te yer alan listedeki ürünler istisna olmak kaydıyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cihazlar haricinde kalan cihazların tüketiciye hitaben reklamı, yalnızca cihazın satışının yapıldığı internet ortamında yapılır. Ek-3’te yer alan cihazların tüketiciye hitaben reklamı ise serbestçe yapılabilir.
(2) Kurumun izni ile yapılan ve sağlık meslek mensuplarına cihazın piyasaya arz edildiğini duyuran gazete/dergi ilanları ile satış merkezlerinin resmî internet sitelerinde yapmış oldukları cihaz bilgilendirmeleri, birinci fıkra hükümleri kapsamı dışındadır.
(3) Yapılan reklamlar, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olmak zorundadır.
(4) Reklam verenler, reklamcılar ve mecra kuruluşları bu Yönetmelikte belirtilen ilkelere uymakla yükümlüdür.
(5) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak yapılan reklamların tespiti halinde tıbbi cihaz satış merkezi ilgili uygunsuzluğun giderilmesi hususunda uyarılır. Belirtilen uygunsuzluğun tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde giderilmemesi halinde tıbbi cihazsatış merkezinin satış faaliyeti 15 gün süreyle durdurulur.
(6) Tüketiciye yönelik yapılan aykırı reklamlar ayrıca Ticaret Bakanlığı ve ilgili kuruluşlara bildirilir.";
26. maddesinde ise,"1) Bu Yönetmelik hükümlerine göre yetkilendirilmemiş olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından cihazların satışı yapılamaz.
(2) Satış merkezleri Kurumun kayıt ve bilgi yönetim sistemine kayıtlı olmayan cihazların satışını yapamaz.
(3) Sorumlu müdür, satış ve tanıtım elemanı ile klinik destek elemanı çalışma belgeleri başka bir satış merkezi için kullanılamaz. Ancak cihazın gerekli kıldığı hâllerde imalatçı veya ithalatçı bünyesinde çalışan klinik destek elemanı, başka bir satış merkezine destek verebilir.
(4) (Değişik:RG-2/9/2020-31232) Tıbbi cihazların tüketiciye hitaben gazete, radyo, televizyon ve telefonda satış aracılığıyla veya doğrudan satış yoluyla piyasaya arzı ya da piyasada bulundurulması yasaktır.
(5) (Değişik:RG-2/9/2020-31232) Bu Yönetmelik uyarınca;
a) Yalnızca; işitme cihazı merkezlerinde, ısmarlama protez ve ortez merkezlerinde, optisyenlik müesseselerinde veya diş protez laboratuvarlarında satışı, uyarlaması veya uygulaması yapılan cihazların,
b) Münhasıran sağlık profesyonelleri tarafından kullanılması veya uygulanması öngörülen ya da tıbbi cihaz satış merkezlerinde uygulama gerektiren cihazların, tüketiciye hitaben internet ortamında satışı yasak olup bu madde kapsamına girmeyen tıbbi cihazların internet ortamında satışı ise yalnızca bu Yönetmelik uyarınca yetkilendirilen satış merkezlerince yapılır. Ek-3’te yer alan cihazların tüketiciye yönelik internet ortamında satışı için satış merkezi yetki belgesi aranmaz.
(6) (Ek:RG-2/9/2020-31232) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak yapılan internet satışının tespiti halinde tıbbi cihaz satış merkezi, ilgili uygunsuzluğun giderilmesi hususunda uyarılır. Belirtilen uygunsuzluğun tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde giderilmemesi halinde tıbbi cihaz satış merkezinin satış faaliyeti 15 gün süreyle geçici olarak durdurulur." hükmü getirilmiştir.
Tıbbi Cihaz Yönetmeliğinde tıbbi cihaz, ısmarlama tıbbi cihaz, hizmete sunmak gibi kavramların tanımının yapıldığı, ilgili tanımlar uyarınca, doğrulayıcı özellikte (mihraklı) gözlük, doğrulayıcı özellikte lens vb. optik ürünlerin tıbbi cihaz kapsamında değerlendirildiği, 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun kapsamında ise optisyenlik mesleğinin amacı açıklanarak optisyenlik mesleğini icra edecek kişilerin sahip olması gereken niteliklere yer verildiği, anılan Kanun'da sadece optisyenlik müessesesinde yapılabilecek işler ile optisyenlik müessesinde satışı yapılacak ürünlerin belirlendiği ve optisyenlik uygulamalarının kapsamı düzenlendiği ve bu düzenlemeler gereği, numaralı (mihraklı) gözlük camı, gözlük çerçevesi ve kontakt lenslerin, reçeteyle optisyenlik müessesesinde satılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmeliğe göre, optisyenlik müesseselerine gelen gözlük ve kontakt lens reçetelerine mesul müdür tarafından işlem yapılması ve bu reçetelerin reçete kayıt defterine işlenmesi gerektiği, dolayısıyla 5193 sayılı Kanun'un amaç ve kapsam maddeleri başta olmak üzere Optisyenlik Müesseseleri Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince söz konusu ürün satışının optisyenler tarafından herhangi bir mecrada değil; yalnızca optisyenlik müesseselerinde yapılabileceği sonucuna varıldığı; zira optik ürünleri satmak için optisyen unvanını taşımanın tek başına yeterli olmadığı, mevzuat uyarınca ruhsata sahip ve mevzuatına uygun olarak açılıp işletilen optisyenlik müessesesinin faaliyeti çerçevesinde bu satışların gerçekleştirilmesi gerektiği, nitekim optisyen tarafından reçeteye uygun olarak hasta için odak ayarlaması vb. işlemlerin de yapılması gerektiği, göz sağlığı ve görme kalitesi açısından da önem arz eden bu işlemlerin uzaktan satış kanalları aracılığı ile yapılmasına olanak bulunmadığı; yine optik ürünlerin kişiye özel üretildiği veya kişiye özel uyarlama gerektirdiği, bu ürünlerin üretildiği ve onarıldığı yerlere ilişkin hususların mevzuatta düzenlendiği, bu yerlerde verilen hizmetin gereği olarak kişiye özel yazılan reçete ile hastaya özel tıbbi cihaz üretimi veya hastaya özel cihaz uyarlaması yapıldığı, bu hizmetlerin verilmesinin hasta ile birlikte işbirliğini zorunlu kıldığı; dolayısıyla, bu durumun, hizmetin verimliliği açısından ve hasta sağlığı ile esenliğini sağlamada elzem olduğu, dolayısıyla; hem ilgili mevzuat gereği hem de yapılan işin doğası gereği bu merkezlerin uzaktan iletişim aracılığı ile tüketiciye hizmet vermesinin mümkün olmadığı görülmektedir.
Dava konusu Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği’nin 26. Maddesinin 5. fıkrasındaki hüküm uyarınca optik ürünlerin, ısmarlama ortez-protezlerin, işitme cihazlarının, ağız, diş ve çene-yüz protezleri ile ortodontik apareylerin tüketiciye hitaben internet ortamında satışı kısıtlanmıştır.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da reçeteye tabi ilaçlar ve tedaviler hakkında ticarî iletişim yapılması yasaklanmış olup; bu ürünlerin reçete edilen sağlık amaçlı ürünler olması, kişiye özel üretiliyor olması veya uyarlama gerektirmesi ve uzaktan iletişim vasıtası aracılığı ile satışının hasta sağlığı açısından barındırdığı riskler nedeniyle yasak olması nedeniyle reklamlarının da serbest bir şekilde yapılmasının hastalar için suistimal edici ve sağlık açısından olumsuz sonuçlar doğurmasının muhtemel olduğundan Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği’nin 15. maddesinin 1. fıkrasının düzenlendiği; ilgili Yönetmeliğin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Kurumun izni ile yapılan ve sağlık meslek mensuplarına cihazın piyasaya arz edildiğini duyuran gazete/dergi ilanları ile satış merkezlerinin resmî internet sitelerinde yapmış oldukları cihaz bilgilendirmelerinin, reklam kapsamında değerlendirilmediği, bu yolda, hastaların bilgilendirme amaçlı sağlık verilerine erişmelerinde engel bulunmadığı anlaşılmakla; dava konusu maddelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bireysel işleme gelince;
Dosyanın incelenmesinden; Türk Optisyen Gözlükçüler Birliği XX. Bölge Kuzeydoğu Optisyen Gözlükçüler Odasının başvurusu üzerine 6502 sayılı Kanunun 63. maddesi uyarınca oluşturulan Reklam Kurulu Başkanlığınca incelemeye alınan internet sitelerinde davacı şirket tarafından tanıtımı yapılan tıbbi cihaz kapsamındaki kontakt lenslerin, yasak olmasına rağmen reklamlarının yapılarak satışa sunulduğu ve böylece benzer kuruluşlar arasında haksız rekabete yol açtığı belirtilerek, Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. ve 26. maddelerine aykırı faaliyet gösterildiğinden bahisle, 6502 sayılı Yasanın 61 ve 77/12 maddeleri uyarınca reklamları durdurma cezası verildiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 61. Maddesinde, "Ticari reklamlara ilişkin getirilecek sınırlamalar ile bu reklamlarda uyulması gereken usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmü; 77. Maddesinin 12. Fıkrasında, "Bu Kanunun 61 inci maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası ve gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanır. Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre bu cezaları birlikte veya ayrı ayrı verebilir." hükmü getirilmiştir.
Bu durumda; dava konusu Yönetmelik maddelerine aykırı hareket ettiği tespit edilen davacı şirket hakkında 6502 sayılı Yasa uyarınca tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın REDDİ gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirketin ... ve ... adresli internet sitelerinde yer alan tanıtımların 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 63. maddesi uyarınca incelemeye alınması üzerine, tanıtımlarda yer verilen ifadelerde tıbbi cihaz kapsamında yer alan ürünlerin reklamının yapıldığının tespit edildiği, inceleme konusu internet sitelerinde tanıtımı yapılan ve tıbbi cihaz kapsamında olan kontakt lenslerin ilgili mevzuat gereği reklamının yapılmasının yasak olduğu, dolayısıyla söz konusu tanıtımların mevzuata aykırı olduğu ve benzer kuruluşlar arasında haksız rekabete yol açtığı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61. maddesine, Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. maddesine ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 7., 26. ve 32. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan Kanun'un 63. ve 77. maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca reklam durdurma cezası verilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu kararın, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Sektörel Reklam İnceleme Şubesi Müdürlüğü tarafından davacı şirkete ... sayılı ceza tebligatı ile bildirilmesi üzerine anılan işlem ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 15/05/2014 tarih ve 29001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. maddesi ve 26. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 56. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; dördüncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; 124. maddesinde, Cumhurbaşkanının, bakanlıkların ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunun düzenlendiği Otuzaltıncı Bölümünün "Amaç ve kapsam" başlıklı 506. maddesinde, bu bölümün amacının, Sağlık Bakanlığının politika ve hedeflerine uygun olarak ilaçlar, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, ulusal ve uluslararası kontrole tabi maddeler, tıbbî cihazlar, vücut dışı tıbbî tanı cihazları, geleneksel bitkisel tıbbî ürünler, kozmetik ürünler, homeopatik tıbbî ürünler, insan vücuduna doğrudan temas eden biyosidal ürünler ve özel amaçlı diyet gıdalar hakkında düzenleme yapmakla görevli, Bakanlığa bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumunun görev, yetki, sorumluluk ile teşkilatını düzenlemek olduğu belirtilmiş; 508. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, görev alanına giren ürünlerin ruhsatlandırılması, üretimi, depolanması, satışı, ithalatı, ihracatı, piyasaya arzı, dağıtımı, hizmete sunulması, toplatılması ve kullanımları ile ilgili kural ve standartları belirlemek, bu faaliyetleri yürütecek kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere izin vermek, ruhsatlandırmak, denetlemek ve gerektiğinde yaptırım uygulamak, laboratuvar analizlerini yapmak veya yaptırmak; aynı fıkranın (ğ) bendinde ise, görevi kapsamındaki ürünlerin reklam ve tanıtımı ile ilgili usûl ve esasları belirlemek, gerekli düzenlemeleri ve denetimleri yapmak, gerektiğinde yaptırım uygulamak Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış; 796. maddesinde, bağlı, ilgili, ilişkili ve diğer kurum ve kuruluşların, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idare düzenlemeler yapabileceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan hükümlere dayanılarak piyasaya arz edilen tıbbi cihazların satış, reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği 15/05/2014 tarih ve 29001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Öte yandan, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Kanunun amacının; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek olduğu belirtilmiş;
"Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar" başlıklı altıncı kısmında yer alan "Ticari reklam" başlıklı 61. maddesinin ikinci fıkrasında, ticari reklamların Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmalarının esas olduğu; üçüncü fıkrasında, tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamayacağı; sekizinci fıkrasında, ticari reklamlara ilişkin getirilecek sınırlamalar ile bu reklamlarda uyulması gereken usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği; "Reklam Kurulu" başlıklı 63. maddesinde, ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesinde inceleme ve gerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göre durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası veya gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası ya da içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verme hususlarında Reklam Kurulunun görevli olduğu; "Ceza hükümleri" başlıklı 77. maddesinin on ikinci fıkrasında, Bu Kanunun 61. maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları hakkında durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası ve gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası uygulanacağı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin "Reklamın Kapsamı" başlıklı 15. maddesinin incelenmesi:
Davalı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun, çıkaracağı yönetmeliklerle, tıbbi cihaz alanında hizmet verecek kişi, kurum ve kuruluşları yetkilendirme, tıbbi cihaz satış merkezleri ile bu yerlerdeki faaliyetleri düzenleme, tıbbi cihazların satış, reklam ve tanıtımlarının usul ve esaslarını belirleme ve denetleme konusunda görevli ve yetkili olduğunda tartışma bulunmamaktadır.
Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin "Reklamın kapsamı" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik uyarınca; a) Yalnızca; işitme cihazı merkezlerinde, ısmarlama protez ve ortez merkezlerinde veya optisyenlik müesseselerinde ya da diş protez laboratuvarlarında satışı, uyarlaması veya uygulaması yapılan cihazların, b) Münhasıran sağlık meslek mensupları tarafından, kullanılması veya uygulanması öngörülen ya da tıbbi cihaz satış merkezlerinde uygulama gerektiren cihazların, tüketiciye hitaben reklamı yapılamaz. c) Ek-3’te yer alan listedeki ürünler istisna olmak kaydıyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cihazlar haricinde kalan cihazların tüketiciye hitaben reklamı, yalnızca cihazın satışının yapıldığı internet ortamında yapılır. Ek-3’te yer alan cihazların tüketiciye hitaben reklamı ise serbestçe yapılabilir.
(2) Kurumun izni ile yapılan ve sağlık meslek mensuplarına cihazın piyasaya arz edildiğini duyuran gazete/dergi ilanları ile satış merkezlerinin resmî internet sitelerinde yapmış oldukları cihaz bilgilendirmeleri, birinci fıkra hükümleri kapsamı dışındadır.
(3) Yapılan reklamlar, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olmak zorundadır.
(4) Reklam verenler, reklamcılar ve mecra kuruluşları bu Yönetmelikte belirtilen ilkelere uymakla yükümlüdür.
(5) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak yapılan reklamların tespiti halinde tıbbi cihaz satış merkezi ilgili uygunsuzluğun giderilmesi hususunda uyarılır. Belirtilen uygunsuzluğun tebliğ tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde giderilmemesi halinde tıbbi cihaz satış merkezinin satış faaliyeti 15 gün süreyle durdurulur.
(6) Tüketiciye yönelik yapılan aykırı reklamlar ayrıca Ticaret Bakanlığı ve ilgili kuruluşlara bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının -26/05/2023 tarih ve 32202 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik- (c) bendinde, cihaz, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği ve İn Vitro Tanı Amaçlı Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında yer alan cihazlar olarak tanımlanmış; atıf yapılan Tıbbi Cihaz Yönetmeliği'nin 3. maddesinin birinci fıkrasının (eee) bendinde, tıbbi cihaz için "1) Amaçlanan asli fonksiyonunu, insan vücudu içerisinde veya üzerinde farmakolojik, immünolojik veya metabolik etkiler ile sağlamayan fakat fonksiyonunu yerine getirirken bu etkiler tarafından desteklenebilen ve spesifik olarak;
i) Hastalığın; tanısı, önlenmesi, izlenmesi, tahmini, prognozu, tedavisi veya hafifletilmesi,
ii) Yaralanma veya sakatlığın; tanısı, izlenmesi, tedavisi, hafifletilmesi veya kompanse edilmesi,
iii) Anatominin ya da bir fizyolojik yahut patolojik sürecin veya durumun; araştırılması, ikame edilmesi veya modifikasyonu,
iv) Organ, kan ve doku bağışları dâhil olmak üzere, insan vücudundan elde edilen örneklerin in vitro tetkiki vasıtasıyla bilgi sağlanması,
tıbbi amaçlarından biri veya daha fazlası için, imalatçı tarafından insan üzerinde tek başına veya birlikte kullanılmak üzere tasarlanan alet, aparat, teçhizat, yazılım, implant, reaktif, materyal veya diğer malzemeleri,
2) Gebeliğin önlenmesine veya desteklenmesine yönelik cihazları,
3) 1 inci maddenin ikinci fıkrasında atıfta bulunulan cihazların ve bu bendin (1) numaralı alt bendinde atıfta bulunulan cihazların temizliği, dezenfeksiyonu veya sterilizasyonu için özel olarak tasarlanan ürünleri," şeklinde tanımlamaya yer verilmiştir.
Bu tanımdan yola çıkılarak, optisyenlik müesseselerinde satışı yapılan ürünlere bakıldığında, 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun'un 6. maddesinde, koruyucu gözlükler, güneş gözlükleri ve göz hastalıkları uzmanı tabipler tarafından verilen reçetelerde yazılı numaralı gözlük camları, her türlü lensler, optik görme gereçleri ve gözlük çerçeveleri şeklinde sayılan ürünlerin büyük bir çoğunluğunun tıbbi cihaz niteliğinde olduğu görülmüştür.
5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun; optisyenlik mesleğini icra etme yetkisini haiz kişiler ile optisyenlik müessesesinin sahip ve işletenleri ile bunların faaliyetlerini kapsamakta olup, bu Kanun'un amacı, fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere, optisyen unvanının kullanılması, optisyenlik mesleğinin icra edilmesi ve optisyenlik müessesesinin açılması ve işletilmesiyle ilgili usul ve esasları düzenlemektir. Dolayısıyla optisyenlik müesseselerinde satışı yapılan tıbbi cihazların uzaktan iletişim vasıtasıyla ticareti, reklamı, bilgilendirme gibi faaliyetlerinin 5193 sayılı Kanun kapsamında olmaması nedeniyle bu faaliyetlerin dava konusu Yönetmelik kapsamına alınması, söz konusu alanın disipline edilmesi bakımından zaruridir.
Dava konusu düzenleme ile yalnızca işitme cihazı merkezlerinde, ısmarlama protez ve ortez merkezlerinde veya optisyenlik müesseselerinde ya da diş protez laboratuvarlarında satışı, uyarlaması veya uygulaması yapılan cihazlar ile münhasıran sağlık meslek mensupları tarafından, kullanılması veya uygulanması öngörülen ya da tıbbi cihaz satış merkezlerinde uygulama gerektiren cihazların, tüketiciye hitaben reklamı yapılamayacağı düzenlenmiş olup, ayrıca tüketiciye hitaben reklamın yapılabileceği ürün ve tıbbi cihazların hangileri olduğu, cihazların bilgilendirmeleri, yapılan reklamların ilgili mevzuata uygunluğu, reklamların bu Yönetmeliğe aykırılığı halinde uygulanacak hükümler düzenlenmiştir.
Ülkemizin taraf olarak imzaladığı ve 3915 sayılı Kanunla onaylanarak iç hukukumuzda geçerlik kazanan "Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi"nin "Belirli Ürünlerin Reklâmları" başlıklı 15. maddesinde; reçete ile satışına izin verilen ilaç veya tedavilerin reklâmlarının yapılamayacağı, diğer ilaç ve tedavilerin reklâmlarının ise dürüst, gerçeği yansıtan ve doğrulanması mümkün unsurlardan oluşacak ve kişinin zarardan korunma gereklerine uygun olacak biçimde yapılabileceği hükmü yer verilmiştir.
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Belirli ürünlerin ticari iletişimi " başlıklı 11. maddesinde ise, reçeteye tabi ilaçlar ve tedaviler hakkında ticarî iletişim yapılamayacağı hükmüne yer almaktadır.
Optisyenlik müesseselerinde satışı yapılan ürünlerden (numaralı gözlük camları, her türlü lensler vb.) tıbbi cihaz niteliği taşıyanların sağlık amaçlı ürünler olması sebebiyle serbest şekilde reklamlarının yapılmasının hastalar açısından olumsuz sonuçlara neden olabileceği karşısında, sağlık alanında sağlık hizmetinin kamusal niteliğinin ve toplum yaşamına olan doğrudan etkisinin yok sayılıp ticari bir meta haline dönüştürülmesinin ve rekabet arzusuyla hastalarda hizmete talep yaratıcı, talebi artırıcı veya hastaları ikna edici, yanıltıcı, aldatıcı, insan sağlığını tehlikeye düşürecek, haksız rekabet ortamı yaratacak eylemlerin engellenmesi amacıyla reklam yasağı getirilmesinde davalı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun yetkisinin de bulunduğu görülmekle, optisyenlik müesseselerinde satışı, uyarlaması veya uygulaması yapılan cihazların tüketiciye hitaben reklamı yapılamayacağından, dava konusu düzenlemede hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Kurumun izni ile yapılan ve sağlık meslek mensuplarına cihazın piyasaya arz edildiğini duyuran gazete/dergi ilanları ile satış merkezlerinin resmî internet sitelerinde yapmış oldukları cihaz bilgilendirmelerinin, reklam kapsamında değerlendirilmediği, bu nedenle hastaların bilgilendirme amaçlı sağlık verilerine ulaşmaları önünde hukuken bir engel bulunmadığı açıktır.
2) Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin "Yükümlülükler" başlıklı 26. maddesinin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Buna göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise birlikte dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik yaratan kesin ve icrai bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmektedir.
Öncelikle, Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15/05/2014 tarih ve 29001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, bakılan davanın ise 16/04/2021 tarihinde açıldığı dikkate alındığında; davanın Yönetmelik kuralının iptali isteminin, düzenleyici işlemlerin yayım ve ilan tarihlerini izleyen günden itibaren başlayan altmış günlük dava açma süresi içinde açılmadığı görülmektedir.
Bununla birlikte, davacı şirket hakkında reklamların durdurulması kararının Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. maddesine, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinin 7., 26. ve 32. maddelerine ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle verildiği, 15/05/2014 tarih ve 29001 sayısı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin "Yükümlülükler" başlıklı 26. maddesinin ise, tıbbi cihazların satışına ilişkin kuralları ihtiva ettiği, reklama ilişkin herhangi bir düzenleme içermediği ve davacıya uygulanan reklam durdurma işleminin dayanağı olmadığı anlaşıldığından, reklam durdurma cezasına ilişkin işlemin dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesi bakımından uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bir uygulama işlemi bulunmadığı, bu nedenle de 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen süre içinde açılmayan davanın Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. maddesine ilişkin kısmının, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır.
3) Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulunun ... tarih ve ... sayılı reklam durdurma cezası uygulanmasına ilişkin kararının davacı şirkete yönelik kısmının bildirilmesine ilişkin Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Sektörel Reklam İnceleme Şubesi Müdürlüğünün ceza tebligatı işleminin incelenmesi:
Reklam veren, reklam ajansları, mecra kuruluşları ve reklamcılık ile ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşlar ile ticari uygulamada bulunanların uyması gereken ilkeleri ve bu ilkeler çerçevesinde yapılacak inceleme esaslarını belirlemek ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketicileri korumak amacıyla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a dayanılarak çıkarılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 26. maddesinde, ilaçlar, beşeri tıbbi ürünler, tıbbi cihazlar, sağlık hizmetleri, gıdalar, takviye edici gıdalar, kozmetik ve temizlik ürünleri, biyosidal ürünler, tütün mamulleri ve alkollü içkilerin reklamlarının, ilgili mevzuatında yer alan reklam ve tanıtımla ilgili diğer hükümlere de uygun olması gerektiği kurala bağlanmış olup, bu kapsamda ilgili mevzuatında ise, yukarıda yer verildiği üzere optisyenlik müesseselerinde satışı yapılan ürünlerden (numaralı gözlük camları, her türlü lensler vb.) tıbbi cihaz niteliği taşıyanların sağlık amaçlı ürünler olması sebebiyle serbest şekilde reklamlarının yapılmasının yasaklandığı görülmektedir.
Uyuşmazlığa konu cezaya ilişkin ... adresli internet sitesinin 23/01/2021 tarihli görünümünde; "...... Dünyanın en çok satan kontakt lensleri ile tanışmaya hazır mısınız ! ... with ..., ...’nun en yeni silikon hidrojel tekrar kullanılabilir lensidir. Göz kapaklarının lensin üzerinden kolayca kaymasını sağlayan, düşük sürtünme katsayısına ve ultra-pürüzsüz bir yüzeye sahiptir. Böylece kullanıcılara gözleri yorulmadan, gün boyu süren konfor sunar. Ayrıca kontakt lensler arasındaki mevcut en yüksek UV-korumasına sahiptir… ... gün boyu sağlıklı ve doğal lens kullanımı için ideal kombinasyonu eşsiz ... sayesinde sunmaktadır... ... kontakt lensleri 16 saat sonra bile lensleri ıslak tutan biriktirme koruması ve yüzey nemi kombinasyonu için smart shield teknolojisi ve Hydraglade nem matrisini bir araya getirir. bu yüksek kalite slikon hidrojel kontakt lensler göz kuruluğu çekenlere rahat bir lens deneyemi sunmak için sürekli olarak yenilenir. Air Optix Haydraglade 1 ile 6 geceye kadar gözde kalabilme özelliğine sahiptir…Gözlerinizin nefes almasını sağlayacak konforlu lensler. Berrak, güzel, sağlıklı görünen gözler…Gözlerdeki yorgunluk ve kurululuğu azaltılmasına yardımcı olmak üzere kişinin kendi göz yaşından esinlenmiş bir tasarıma sahip olan kontakt lensle hala tanışmadıysanız o halde ... ile tanışın.Gözleriniz nefes alsın…" ifadelerinin ve ... adresli internet sitesinin 26/01/2021 tarihli görünümünde ise, "...Labella Real serisi benzersiz tasarımı ve doğal görünümü ile bakışlarınıza çarpıcılık katacak. Yıllık kullanıma uygun, hareli, ve altı farklı renk seçeneği ile kullanıcılarının konforuna özel olarak tasarlanmıştır…Hiç birşey söylemeden konuşmak isteyen renkli gözlere özel Darker ve Lighter Renklilens.com ayrıcalığı ile sizlerle. Desio renkli kontakt lensler, sizlere benzersiz bir tasarım ile doğal olarak renkli bir görünüm veren, sofistike ve zarif bir çizgi sunuyor. Desio lenslerin en çarpıcı özelliği doğal duruşu ve koyu renk gözlerde bile değişim için uyumlu olmasıdır…Soleko Trılogy serisi 3 ayrı renk kullanılarak üretilen sofistike görünümü çarpıcı bir şekilde zarif bir bakış açısı sunar…Soleko'dan en son yenilik. Kullanımı kolay, renkli günlük lensler, herhangi bir kıyafet yada ruh halinize uyacak şekilde mükemmel uyum sağlar. Her gün değişmeyi ve dünyayı farklı gözlerle görmeyi seven kullanıcılar için tasarlanmıştır…" ifadelerinin yer alması üzerine, Reklam Kurulunca, davacı şirkete ait internet sitelerinde yer alan bu ifadelerin, tıbbi cihaz kapsamında olan kontakt lenslerin reklamı niteliğinde olduğu, ancak ilgili mevzuat gereği bu ürünlerin reklamının yapılmasının yasak olduğu ve benzer kuruluşlar arasında haksız rekabete yol açtığı, tıbbi cihazların reklamlarının ilgili mevzuatında yer alan reklam ve tanıtımlarla ilgili hükümlere uygun olması gerektiği gerekçesiyle davacının satışını yaptığı ürünlerin reklamının durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anılan internet sitesi görünümlerinde yer alan tanıtım ve reklam ifadelerinin, tüketiciye hitaben reklamının yapılması yasak tıbbi cihaz kategorisinde olan kontakt lenslerin reklamına ilişkin olduğu, bu hususun ise Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. maddesi ile Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 26. maddesine, dolayısıyla 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 61. maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 77. maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca anılan reklamları durdurma cezası verilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının reklam durdurma cezası uygulanmasına ilişkin davacı şirkete yönelik kısmının bildirilmesine ilişkin Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Sektörel Reklam İnceleme Şubesi Müdürlüğünün ... sayılı ceza tebligatı işlemi ile 15/05/2014 tarih ve 29001 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Cihaz Satış, Reklam ve Tanıtım Yönetmeliği'nin 15. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Dava konusu Yönetmeliğin 26. maddesinin iptali istemi yönünden DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!