WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

BURSA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :2025/
KARAR NO :2025/

BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...

DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/03/2022
KARAR TARİHİ : 25/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :01/08/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin ... bünyesinde davalı tarafa ait 32,53 M2 + 2.470,45 M2 = 2.502,98 M2 arsasının mevcut olduğunu, davalı tarafın arsaları sebebiyle M2 başına 14 USD + KDV = 16,52 USD altyapı katılım payı ödemesi yapması gerekmekte olduğunu, davalı tarafın toplam 2.502,98 M2 arsası olması sebebiyle toplam ödeyeceği altyapı katılım bedeli 41.349,23 USD olduğunu, davalı tarafa ... 1.Noterliğinin 24.05.2021 Tarih Yevmiye nolu ihtarnamesi ile iş bedelleri ödemesi talep edilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple taraflarınca ... 3. İcra Dairesinin 2021 / E. Sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının haksız itirazı sebebiyle duran icra takibinin devamı için huzurda ki davanın ikame edildiğini belirterek haksız ve dayanaksız olan borçlunun itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının % 20 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatını müvekkil kuruma ödemeye mahkum edilmesine, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımızın en geniş anlamda saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesi ile; takibin dayanağının altyapı katılım bedeli olduğunu, davalının katılımcı sıfatı olmadığını, davacı ...'nin müvekkiline ait taşınmaza hiç bir altyapı yatırımı yapmadığını, davacı ... kurulurken, hazır altyapısı olan bölgede kurulduğunu, davacı ... kurulurken, yaptığı altyapı yatırım tutarını açıklamalı ve bu tutarı üyelerine paylaştırması gerektiğini, 4562 Sayılı ... Bölgeleri Yasası'nın 3.maddesindeki katılımcı tanımına ilişkin değişiklik 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğini, müvekkilinin satın aldığı taşınmaz bu tarihten önce mülkiyeti dava dışı belediyeye ait olduğunu, dolayısıyla 10.11.2008 tarihinden önce mülkiyeti ... Belediyesinde olan taşınmaz dolayısıyla Belediyenin "katılımcı" sıfatı olmadığını, müvekkilinin de katılımcı sıfatı olmayan belediyeye ait bu taşınmazı satın aldığından yasa gereği katılımcı sıfatına sahip olanların ödemekle yükümlü olduğu alt yapı katılım ödentisinden dolayı sorumlu tutulmasına yasal dayanak olmadığını, müvekkilinin maliki olduğu parselde yer alan tesis davacıya ait olan taşınmaz üzerine ... oluşumundan önce kurulduğunu ve daha sonra ... içine alındığını, müvekkilinin önceden var olan yapıya tadilat yaptığını, müvekkilinin söz konusu parseli ... Belediyesinden 25.11.2014 tarihinde satın aldığını, dolayısıyla izah ettikleri gerçeklik ve ... kararına göre "katılımcı" olmadığını, katılımcı sıfatı bulunmayan müvekkilinin, katılımcıların ödemekle yükümlü oldukları altyapı ödentilerinden sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığını, müvekkilinin altyapı katılım payı çıkarılan parseli dava dışı belediyeden satın aldığı 25.11.2014 tarihinde altyapı katılım borcu olsaydı bu hususun tapuya şerh verilmesinden dolayı borcun tamamı ...'ye ödenmeden parsel satılamaz, devredilemez ve temlik edilemez olduğunu, 4562 Sayılı ... Bölgesi Kanununun 18. Maddesinde "... sınırları içerisinde yer alan ... mülkiyetinde bulunmayan taşınmazların tamamının tapu kaydına “Taşınmazın icra yoluyla satışı dâhil üçüncü kişilere devrinde ...’den uygunluk görüşü alınması zorunludur.” şerhi konulur şeklinde olduğunu, yine aynı kanunun 18/3. Maddesi gereğince aidat ve alt yapı katılım bedeli ödenmeden satışa izin verilemeyeceği ortada olduğunu, müvekkilinin de satış için davacı ...'ye başvurduğunu ve kendisine "satışa uygunluk" yazısı verildiğini, müvekkilinin maliki bulunduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... mevkii, pafta, 489 ada, 7 parselde kayıtlı taşınmazı 25.11.2014 tarihinde ... Belediyesinden satın aldığını, ... ... taşınmazın satın alınması sürecinde geçmişe yönelik bir borcu bulunmadığına ilişkin 26.11.2014 tarihli uygunluk yazısını ilgili tapu sicil müdürlüğün gönderdiğini, tapu devrinin bundan sonra gerçekleştiğini, satışa uygunluk verilmesi ilgili parselin ...'ye bir borcunun olmadığı, parsel malikinin borçlarını yerine getirdiğinin açık kanıtı olduğunu, dava dilekçesine ekli 20.07.2020 tarih ve ... sayılı müteşebbis heyeti kararının esasen ... 2.Bölge için alınmış bir karar olup müvekkilinin taşınmazının ise 2.bölgede yer almadığını, bu nedenle de bu kararın müvekkilinden alacaklı olunduğuna delil olarak kullanılabilmesinin makul ve hukuki olmadığını, davacı ...'nin her halde gelir sıkıntısı yaşamadığını, ...'lerin tek gelirinin altyapı ödentileri olmadığını, fakat davacının, başkaca hiçbir geliri yokmuş gibi ve en kolay yolun da yüksek altyapı ödentilerini katılımcılardan haksız şekilde tahsil etme imkanına sahip olduğunu bildiğinden katılımcı sıfatı var mı yok mu bakmadan müteşebbis heyet kararına dayanarak yasal tahsil yoluna başvurmayı tercih ettiğini, ancak müvekkiline ait parselin 4562 sayılı ... yasası 3.maddesindeki katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 tarihinden önce katılımcı sıfatı bulunmayan Belediye'den 2014 yılında satın alınan bir parsel olup bu haliyle katılımcı sıfatı bulunanların ödemekle yükümlü oldukları altyapı ödentilerinden müvekkilin sorumlu tutulmasına yasal olanak olmadığını, müvekkilinin söz konusu parseli dava dışı Belediyeden satın aldığı tarihte altyapı katılım borcu olsaydı tapuya şerh verilmesinden dolayı borcun tamamı ...'ye ödenmeden satılamayacağını, devredilemez ve temlik edilemez olduğunu, bilakis satın alınan parselin ...'ye herhangi bir borcu olmadığından satım işlemi sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildiğini, davacı ...'nin müvekkiline ait taşınmaza hiç bir altyapı yatırımı yapmadığını, altyapı harcaması olmadan, altyapı bedeli talep etmekte olduğunu, davacı ... kurulurken, hazır altyapısı olan bölgede kurulduğunu, haliyle altyapısı olan bölgede,yapılmayacak bir altyapı bedeli talep edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi haksız kazanç niteliğinde olduğunu, davacı ... kurulurken, yaptığı altyapı yatırım tutarını açıklamalı ve bu tutarı üyelerine paylaştırmalı olduğunu, ancak hiç bir harcama yapmadan olmayan ve harcanmayan altyapı bedelini belirlemesi ve bunu talep etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek açılan davanın haksız ve yersiz, hukuki dayanaktan yoksun ve aynı zamanda davacının usulsüz işlemlerine itiraz etmesinden dolayı kişiselleştirilmiş bir ihtilafın uzantısı olduğunu, hukuki dayanağı olmayan davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; davalı ...'ın davacı ...'de katılımcı sıfatının bulunup bulunmadığı, ... mevzuatı, yönetmelik hükümleri, müteşebbis heyeti kararları, genel kurul kararları çerçevesinde davalının altyapı katılım payı adı altında bir bedelden sorumlu tutulup tutulamayacağı, var ise tutarının neden ibaret olacağına ilişkindir. Mahkemenin görevli olup olmadığının incelenmesi HMK.nun 114/c bendi gereğince dava şartlarından olup; mahkemece re'sen incelenmesi gerekir.Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK.nun 4. ve 5.maddelerinde gösterilmiş olup, bu maddelerde belirtilen dava ve işlere bakmaya görevlidir.4562 Sayılı ... Bölgesi Kanunu 5. maddesinde ... Bölgesinin özel hukuk tüzel kişiliği olduğu açıkça düzenlenmiştir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Yasa ve Yönetmelik'te ... girişimci kurulu kararı aleyhine başvuru süresi açıkça düzenlenmemiştir.Bir aylık sürenin yer aldığı ... Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 151.maddesinde; “Aşağıda yazılı kişiler, kanun yönetmelik ve kuruluş protokolünde belirlenen hususlar ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, ...’nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurabilir.” biçimindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Ayrıca şu anda yürürlükte olmayan davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 4562 Sayılı Yasa'nın 25/5. maddesinde de “genel kurulun teşkilini müteakip bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ...’lerin organları ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlerin organları ile ilgili hükümleri”nin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. ... 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/ Esas, 2023/ Karar sayılı ilamı ile, '...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan ...'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ...'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından (... 11. Hukuk Dairesi 2022/ esas 2023/ kararı) aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA KARAR VERİLECEĞİNE,
4-Yargılama harç ve giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece dikkate ALINMASINA,
5-Kararın birer örneğinin davacı gider avansından karşılanmak üzere taraflara TEBLİĞİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.25/07/2025

Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza