WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

BURSA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2024/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ...
VASİ : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ :Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ :Av.

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 17/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil adına ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/ İcra Dosyası kapsamında 07.04.2023 tarihinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibimize; davalı ... 09.05.2023 tarihinde itiraz etmiş, bu itiraz için ... 1. Genel İcra Dairesi, 09.05.2023 tarihinde takibin durmasına karar vermiş, Davalı ... 29.08.2023 tarihinde itiraz etmiş, bu itiraz için ... 1. Genel İcra Dairesi, 25.01.2024 tarihinde takibin durmasına karar verildiğini, ... 1. Genel İcra Dairesinin takibin durdurulmasına ilişkin kararları taraflarına tebliğ ve tefhim edilmediğini, ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/ İcra Dosyası kapsamındaki takibin dayanağı; 30.04.2013 ödeme tarihli 60.000.00 TL'lik ve 20.07.2013 ödeme tarihli 50.000.00 TL'lik iki adet senet olduğunu, davalı borçlu ... tarafından keşide edilen bu senetler, diğer davalı borçlu ... tarafından ciro edilerek, alacaklısının müvekkili ... olduğu, borçlularının ... ve ... TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, kesinleşmiş ... 30. İcra Müdürlüğünün 2015/ Esas sayılı dosyası (... 1. Genel İcra Dairesi - 2023/ - İcra Dosyası oldu.) alacağına karşılık, yine keşidecisinin ... olduğu ve ... tarafından ciro edilen 31.12.2013 tarihli 50.000.00 TL'lik ve 03.07.2014 tarihli 40.000.00 TLlik iki adet çek ile birlikte 07.03.2017 tarihinde Müvekkil ...'ya verildiğini, bu dava konusu iki adet senet ve yanında iki adet çekin ... tarafından ciro edilerek, müvekkile verilmesi üzerine ... 30. İcra Müdürlüğünün 2015/ Esas sayılı dosyası alacağı için, 07.03.2017 tarihinde ... ve ... TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ibra edilmiş, aynı tarihli ibraname düzenlendiğini, davalı ... tarafı bu gerçekliği bir mahkeme huzurunda kabul ve ikrar ettiğini, başka bir davaları olan ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/ Esas sayılı dosyasına, davalı ... Vekili Avukat ... imzasıyla üzerinden gönderilen 17.07.2017 tarihli cevap dilekçesinin “2. ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ” bölümünün aşağıya alıntıladığımız kısmı, dava konusu senetlere ilişkin olup, " ....Alacaklı sıfatıyla ..., vekili Av. ... () aracılığıyla ... 30. İcra Müdürlüğü'nün 2015/ E. sayılı dosyası ile, ... Tekstil adına ilamsız bir takip başlatmış, takibin dayanağı olarak ise 13.04.2007 tarihli 70.209,72 TL bedelli yine muhatabı ... Tekstil olan faturayı göstermiştir. Takibin kesinleşmiş olması nedeniyle icra tehdidi altında olan müvekkil, .... icra ve haciz tehdidi altında, o andaki sıkıntıyı çözmek adına düzenleyicisinin ... olduğu senet vasfını yitirmiş olan 20.07.2013 tarihli 50.000 TL'lik 30.04.2013 tarihli 60.000 TL'lik iki adet belgeyi ...’ya vermiş ve 07.03.2017 tarihinde şahsı ve ... tekstil LTD. ŞTİ adına alacaklı ile ibralaşmıştır..." denildiğini, yine davalı ... tarafı da, bu gerçekliği başka bir mahkeme huzurunda kabul ve ikrar ettiğini, dava konusu senetler ile birlikte müvekkile verilen; keşidecisinin ... olduğu ve ... tarafından ciro edilen 31.12.2013 tarihli 50.000.00 TL'lik ve 03.07.2014 tarihli 40.000.00 TL'lik iki adet çek için açmış olduğu ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/ Esas sayılı dosyasına, davalı borçlu ... Vekili Avukat imzasıyla üzerinden 22.01.2020 tarihinde sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu senetlere ilişkin kabul ve ikrarı "...4- Davalı müvekkilim ile ..., ... Tekstil İplik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı iken müvekkilim şirket ortaklığından ayrılmış ve bir süre sonra kendi adına şahıs firması kurmuştur.... Davalı ..., müvekkilimin abisinin mağazasında müvekkilime "kaliteli ve fiyatı uygun şekilde polar kumaş getireceğini, bu işin karlı olduğunu, nakit paraya gerek olmadan uzun vadeli senet ve çekle temin edeceğini, bundan müvekkilimin de yararlanmasını istemiştir". Müvekkilim, eski ortağı ve o dönemde arkadaşlığı devam eden ...'un beyanlarına inanarak takip konusu çekleri ve başkaca kıymetli evrakları vermiştir..." şeklinde olduğunu, davalıların, müvekkili ile ticari alış veriş yaptıkları dönemde ... Tekstil Ltd. Şti.' nin ortakları oldukları gerçeği de ortada olduğunu, dava konusu senetlerin davalıların ikisinin şirket ortağı olduğu ... Tekstil Ltd. Şti. aleyhine kesinleşen ... 30. İcra Müdürlüğünün 2015/ Esas sayılı dosyası borcuna karşılık, ...’nin bilgisi ve onayı dahilinde, ... tarafından müvekkiline verildiği, davalı borçluların bir mahkeme huzurunda, ayrı ayrı yapmış oldukları kabul ve ikrarlar ile de sabit olduğunu, müvekkilim ..., ... ile birlikte aynı tarihte aynı kalemle ...'un cirosun altına gelecek şekilde dava konusu senetleri ve yanındaki iki çeki ciro ettiğini, ..., ...'da ikamet ettiği halde, ciro ve ibra işlemi için Müvekkilimin bulunduğu ...'ya gelmiş, senetlerin arkasında bulunan ...'un ve Müvekkilim ...'nın ciroları ... aynı tarih olan 07.03.2017 tarihinde, aynı ortamda, Avukat sıfatıyla nezaretimde gerçekleşmiş, yazılan el yazıları aynı kalemle yazılmış, atılan imzalar aynı kalemle atıldığını, bu konuda yapılacak bir mürekkep incelemesi ile somut gerçeklik net olarak bir kez daha anlaşılacağını, ..., sırf bu ... 30. İcra Müdürlüğünün 2015/ Esas sayılı dosyası alacağına karşılık çek ve senetleri verme ve ibralaşma işi için ...'dan ...'ya seyahat ettiğini, hatta senetlerin ve çeklerin takip masraflarının dahi ...’un, yanında iken, ...’daki tanıdıklarını araması üzerine aynı gün (07.03.2017 tarihi) ve kısa bir süre içerisinde 3.700,00 TL EFT yapıldığını, bu EFT işleminde kullanılan Kimlik No da ...’a ait olduğunu, ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/ İcra Dosyası kapsamındaki takibimizin dayanağı olan senetler, tedavül süresinin geçmesiyle birlikte kambiyo vasfını yitirmiş olsalar bile, kambiyo hukukunun aradığı titizliğe uyularak, senet şekil şartlarına göre hazırlandığını, keşideci ve cirantaların isim ve imzalarının, ödeme tarihlerinin olduğu belgeler olduğunu, hatta davalı borçlu ..., senetlerdeki imzaya itiraz etmediğini, her ne kadar Davalı/Borçlu ..., imzaya da itiraz etmiş bulunsa bile davalı borçlu ...,'un senetlerdeki imzaları, başka belgelerle desteklenebilecek, doğrulanabilecek imzalar olduğunu, zira davalı ... açısından delilleri arasında saydığı 07.03.2017 tarihli ibraname, imzaya emsal bir belge olduğunu, davalıların faiz talebimize ilişkin itirazları ile diğer tüm ferilere karşı itirazları da ret edilmesi gerektiğini belirterek davalı borçluların ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/ İcra Dosyası kapsamındaki takibimize yönelik tüm itirazlarının reddi ile takibin devamına, itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduğundan daolayı, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin şahsına yöneltilen iş bu davada hem davacı hem de davalıların şahıs olduğundan ve iddia olunan bir ticari iş de bulunmadığından, söz konusu uyuşmalıkta Asliye Ticaret Mahkemeleri değil Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, öncelikle davaya görev yönünden itiraz ettiklerini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, yapılan takibe sunulan itirazlarda da belirtildiği üzere, müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, davacıya vasi atandığının Mahkeme dosyasından tespit edildiğini, yürütülen zorunlu arabuluculuk sürecinde vasiden alınmış bir vekaletname, vasi atama kararı ve vesayet makamının arabuluculuğa katılma onay belgesi bulunmadığını, sürecin bu haliyle tamamen hukaka aykırı olarak yürütüldüğünü, tutulan tutanağın yok hükmünde olduğunu, huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, öncelikle takibe dayanak bono olduğu iddia olunan belgelerin zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının ciranta olduğunu iddia ettiği müvekkiline dava açma hakkı olmadığı gibi sebepsiz zenginleşme hükümleri ile keşideciye dahi başvurma hakkı bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme hükümleri açısından dahi davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, davacının anılan takibi öncelikle müvekkili yönünden yapılan usulsüz tebligat neticesinde kesinleştirdiğini, taraflarına memur muamelesinin şikayeti neticesinde ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/ E. Sayılı dosyasında verilen 06.12.2023 tarihli karar ile "Usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, ... (Kapatılan) 17. İcra Müdürlüğünün 2023/ esas sayılı takip dosyasında şikayetçi ...'a ödeme emrinin tebliğ tarihinin 28.08.2023 tarihi olarak düzeltilmesine" şeklinde karar verildiğini, söz konusu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, takibe dayanak belgenin bono vasfında da olmadığını, takibe dayanak yapılan belgenin lehdar, düzenleme tarihi, düzenleme yeri, ödeme yerini içermediğini, hiçbir geçerliliği olmayan bu belgenin dayanak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, aynı bononlara ilişkin daha öncesinde, takibe dayanak gösterilen bonoların arka yüzündeki şerhten de görüleceği üzere ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2017/ E. Sayılı dosyası ile son ciranta olarak görülen ... tarafından takibin başlatıldığını, söz konusu takibe yapılan itiraz neticesinde ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2017/ E. sayılı dosya görüldüğünü, söz konusu dava nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, anılan davada aynı belgeye dayanarak ... tarafından başlatılan takibe karşı itirazın iptali davası görüldüğünü, iş bu bu dosyada ... vasisi olarak ... tarafından itirazın iptali talebinde bulunulduğunu, takibe dayanak gösterilen bonoların arka yüzündeki şerhten de görüleceği üzere ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2017/ E. Sayılı dosyası ile son ciranta olarak görülen ... tarafından takibin başlatıldığını, en son hamilin ...'nın göründüğünü, davacı ... talepte bulunmaya yetkili hamil de olmadığını, bono olduğu iddia olunan belgenin lehdarı belli olmadığı için ciro silsilesinin bozuk olduğunu, bu nedenle de takibe konu edilemeyeceğini, müvekkilinin, alacaklı sıfatıyla ... tarafından birden çok kez takibe maruz kaldığını, her defasında tarihi geçmiş zamanaşımına uğramış belgeler ve usulsüz takipler ile bezdirilmeye çalışıldığını, ... 30. İcra Müdürlüğü'nün 2015/ E. sayılı dosyası ile ... Tekstil adına ilamsız bir takip başlatıldığını, takibin dayanağı olarak ise 13.04.2007 tarihli 70.209,72 TL bedelli faturaya dayanıldığını, hiçbir şekilde beyanlarını kabul anlamına gelmemek ile birlikte davacı dava dilekçesinde müvekkilinin bu icra dosyasından ibra ettiğini beyan ettiğini, ibra metni sunduğunu, dolayısıyla artık bu takibe ilişkin bir borç ve alacak tartışması üzerine gidilemeyeceğinin davacının kabul beyanı nedeniyle açık olduğunu, ayrıca anılan dosyanın borçlusunun bir tüzel kişilik olduğunu, Mahkeme dosyasındaki müvekkilinin ise gerçek kişi olduğunu, müvekkilinin huzurdaki davaya sunulan belgeler ile şahsi olarak taraf gösterilmiş ise de söz konusu takibe dayanılarak şirket adına borçlandırılmak istenildiğini ve huzurdaki davanın bu dosya ile bir bağlantısı olduğu izlenimi yaratılmaya çalışıldığını, ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2017/ sayılı dosyası ile davacının eski eşine temlik ettiğini iddia ettiği 20.07.2013 tarihli 50.000 TL'lik 30.04.2013 tarihli 60.000 TL'lik iki kambiyo vasfını yitirmiş senedi ile yapılan takipte; davacının anılan ... 30. İcra Müdürlüğü'nün 2015/ E. sayılı dosyasına karşılık ödeme olarak aldığını iddia ettiği senet vasfını yitirmiş olan 20.07.2013 tarihli 50.000 TL'lik 30.04.2013 tarihli 60.000 TL'lik iki adet belgeyi eşi ...’ya ciro ettiğini, bu belgeler ile iş bu takibi bu defa ...'nın müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, yapılan takibe sunulan itirazları neticesinde ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2017/ E. sayılı dosya üzerinden görülen davada davanın reddine karar verildiğini, ... 17. İcra Müdürlüğü’nün 2017/ Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 09/04/2007 tarihli Seri no’lu 177.111,90-TL’lik faturaya ilişkin takipte: taraflarınca açılan menfi tespit davasında ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/ E. sayılı dosyasından verilen karar ile müvekkilinin ... 17. İcra Müdürlüğünün 2017/ esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, dosyanın halen derdest olduğunu, davacının, ... Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu suç duyurusunda şüpheli olarak bildirdiği ... Tekstil (... İplik), ... Tekstil ile müvekkilin birlikte hareket ederek kendisini dolandırdığını, bu taraflar hakkında 2007 yılında yaptığını ileri sürdüğü satışların bedelini tahsil edemediğini iddia ettiğini, işbu soruşturma neticesinde 09.09.2021 tarihinde müvekkilinin ve diğer tüm şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ... 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/ E. sayılı dosyası ile ... adına ilamsız bir takip başlatılmış, takibin dayanağı olarak 30.12.2013 ve 03.04.2014 tarihli belgelere dayanmış açılan itirazın iptali talepli davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/ E. Sayılı kararı ile davanın reddine karar verdiğini, tüm bu dosyalarda alacağın temelinin 2007 yılından olduğu iddia edildiğini, takip tarihlerinin 10 yıl ve sonrası olduğunu, tüm bu dosyalarda ... ve ... vekilinin de aynı olduğunu, anılan takiplere konu faturaların fatura vasfını, kambiyo senetleri ise kambiyo senedi vasfını taşımadığını, bu nedenle süresinde yapılan itirazlar neticesinde itirazın iptali davalarının, haksız ve hukuka aykırı şekilde yürütülerek kesinleşen takiplere karşı menfi tespit davası yürütüldüğünü, davacının açıkça kötüniyetli olduğunu, eski tarihli belgeleri bir şekilde usulsüz, kanun ve yasaya aykırı olarak ya da kanun yollarını dolanarak kullandığını, bu hususta hukuk yargılamalarını takiben cezai müeyyidelerin uygulanması için taraflarınca gerekli yasal işlemlerin yapılacağını, davacının kötüniyetli davranışlarının hukuken hiçbir koruma bulamayacağını, yasanın tanımış olduğu haklar davacı tarafından kötüye kullanılmış olduğunu, dava dilekçesinde davacının müvekkilinin kendilerini aradığını EFT yaptığını, vekilin önünde imzalar attığı vs gibi iş bu davanın konusu olmayan ve ayrıca vekilin kendisinin olaylara tarafmışcasına anlattığı hususların hiçbirinin taraflarınca kabul edilmediğini, ayrıca davacının bu belgelerin ne karşılığı alındığını, ticaret yapıp yapmadığını, yaptı ise buna dayanak kayıtların defterlerinde olup olmadığı gibi hiçbir hususa iddialarında yer vermediğini, sadece ... 30. İcra Müdürlüğü'nün 2015/ E. sayılı dosyası ile ... Tekstil adına ilamsız bir takip başlattığını, bu takibin kesinleştiğini takibin karşılığında bir kısım senet ve davaya konu çeklerin alındığını ve ibralaşıldığını iddia ettiğini, müvekkilinin davaya konu belgeleri herhangi bir borç karşılığı vermediğini, davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu olmamasına, temerrüde düşürülmemesine rağmen takibe dayanak belgeye 07.03.2017 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin işletildiğini, takibin tüm itirazları bir yana bu yönüyle de yasalara aykırı ve açıkça kötü niyetli olduğunu, söz konusu takipte temerrüt hükümleri uygulanamayacağı gibi, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanması hukuken mümkün olmadığını, ayrıca borcu kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı tarafın faiz talebinin de zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, bu nedenle de bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, davacının dava dilkeçesinde bir hikaye olarak anlattığı şeylerin müvekkili ile de bir ilgisi olmadığı gibi iş bu huzurdaki dava ile de bir ilgisi bulunmadığını, tüm anlatılar takibin ve davanın özünü gölgeler ve kafa karıştıran bir şekilde sıralandığını, bu hususlara cevap vermenin hukuken bir faydası olmadığı kanaatinde olduklarını, arz ve izah oluna nedenler ve Mahkemenin resen gözeteceği nedenler ile; mahkemenin görevsizliğine; huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, davanın zamanaşımı ve husumetten reddine, her halükarda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine, davacının %20 kötüniyet tazminatı ödemesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle bu dava şartı eksikliği ve dava şartı yokluğu nedeniyle nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının ne zaman kısıtlandığının dosyada bulunan belgelerden belli olmadığını, davacının dava konusu icra takip dosyası açılırken de kısıtlanmış olabildiğini, davacının dava konusu icra dosyası açılırken de kısıtlı ise yine davanın usulden reddi gerektiğini, zira icra takip dosyasında kısıtlı davacının vasisinin vekaletnamesinin bulunmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, iş bu davanın derdest olduğunu, davacının vasisi ... tarafından huzurdaki dava konusu olan senetlerle ilgili ... 17.İcra Dairesi'nin 2017/ E. (Yeni: ... 4.Genel İcra Dairesi 2023/... E.) sayılı icra dosyası ile müvekkiline, diğer davalı ...'a ve işbu davanın davacısı ...'ya karşı icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine yapılan itirazlar neticesinde ... tarafından ... 17.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/ E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, bu davanın usulden reddine karar verildiğini, dosyanın kesinleşmediğini, derdestlik itirazı bulunduğunu, yine icra takibi için de derdestlik itirazı olduğunu, derdestlik itirazlarıyla beraber zamanaşımı itirazlarının da mevcut olduğunu, Müvekkilinin davacıya ya da davaya konu senetlerin bono niteliğinde olduğunu kabul etmemek kaydıyla arkasında imzaları bulunan kişilere karşı herhangi bir borcu olmadığını, dava konusu senetlerin içeriğine bakıldığında senette bulunması gereken zorunlu unsurlar olan senedin düzenleme tarihi, lehtar, düzenleyenin adresi ve Kimlik numarasının bulunmadığını, dava konusu senetlerin geçersiz olduğunu, bono sayılmayacağını, dolayısı ile dava konusu bonoda lehtar isminin olmaması sebebiyle TTK 776/1-e maddesi gereği bono niteliği olmadığını, böyle bir belgede ki hakkın ciro yoluyla devrinin mümkün bulunmayacağının açık olduğunu, davacı ve diğer davalının ciro yoluyla belgeyi devralması nedeniyle yasal hamil olmayacaklarını, kambiyo niteliğini taşımayan senetlerdeki bir hakkın, ciro ile temliki mümkün olmadığı gibi, Türk Borçlar Kanununun 184'üncü maddesinde görüldüğü şekilde her iki senette yazılı bir temlik beyanı olmadığından ve temlik beyanı taşımadıklarından, gerçekten herhangi bir hak ve alacak olsaydı dahi davacının bu yolla dahi, alacağı iktisap ettiği söylenemeyeceğini, sonuç olarak davacının, senetlerde mevcut hakkı talep edebilecek gerçek ve meşru hamil olmadığını, bonoda ilk cironun lehtara ait olmasının zorunlu olduğunu, ciroların birbirine bağlı olmasının, ilk cironun lehtar tarafından yapılmasıyla mümkün olduğunu, somut olayda ise ortada bir lehtarın olmadığını, söz konusu senedin müvekkili tarafından diğer davalıya verildiği iddialarını kabul etmediklerini, davacının yasal hamil olmaması nedeniyle işbu davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde davalı ...'un ise icra takibine itiraz dilekçesinde ... tarafından yapılmış bir temlik olduğunu iddia ve beyan etmediklerini, aksine ...'un icra takibine itiraz dilekçesinde icra takibine tümden itiraz ettiklerini, takip konusu senetlerden dolayı ...'un müvekkilinden hiçbir zaman hiçbir hak ve alacağı olmadığını, Yasaya ve ... içtihatlarına aykırı şekilde senetlerin arkasındaki ciroların Türk Borçlar Kanununun 184'üncü maddesinde görüldüğü şekilde yazılı bir temlik beyanı olduğu kabul edilse bile TBK md. 188 düzenlemesi gereği söz ettikleri itiraz ve def'ileri aynen davacıya karşı ileri sürdüklerini, davacının hiçbir iddiasını kabul etmek anlamına gelmediğini açıkça beyan ederek senetteki ciro silsilesini ve senetlerin kambiyo vasfında olduğunu kabul etmemek kaydıyla senedin arka sayfasında yer alan cirantalara bakıldığında bu kişilerin sırasıyla; diğer davalı ..., davacı ... ve davacının vasisi ... olduğunu, yani son cirantanın ... olmasına rağmen davanın ... tarafından ikame edildiğini, bu hususunda hukuka aykırı olduğunu, ...'nın son ciranta olması nedeni ile ...'nın huzurdaki davayı açma hakkı ve sıfatı da bulunmadığını, öte yandan açıklandığı üzere; son ciranta ... huzurdaki dava konusu olan senetlerle ilgili ... 17.İcra Dairesi'nin 2017/ E. (Yeni: ... 4.Genel İcra Dairesi 2023/... E.) sayılı icra dosyası ile müvekkiline, diğer davalı ...'a ve işbu davanın davacısı ...'ya karşı icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine yapılan itirazlar neticesinde ... tarafından ... 17.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/ E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edildiğini, huzurdaki davada ise alacaklı olarak daha önce aynı dava konusu senetlerin borçlusu olan ...'nın gözüktüğünü, dava dosyasında ...'nın ...'ya borcunu ödediğini veya senetleri kendisinden geri aldığına ilişkin bir belge bulunmadığını, davacının açıkça kötü niyetli hareket ettiğini, bu durumda davanın reddini gerektiğini, davacının gerçeğe aykırı senaryolar üreterek Mahkemeyi yanıltmaya ve bu sayede haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının iddialarının mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, öncelikle dava konusu senetlerin vade tarihinde müvekkili ... ile diğer davalı ... arasında herhangi bir ortaklık bulunmadığını, müvekkilinin 12.01.2011 tarihinde kendi şahıs şirketini kurduğunu, müvekkilinin bu tarihten sonra kimse ile ortaklık yapmadığını, müvekkilinin bu tarih itibari ile davacı ve diğer davalı ile herhangi bir ticari veya alım-satım ilişkisi bulunmadığını, bu hususun müvekkiline ait ticari defterlerin incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkilinin kendisi ile ticari ilişkisinin bulunduğunu ispat edemediğini, davacı ... tarafından müvekkiline karşı ikame edilen emsal ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/ E., 2023/ K. Sayılı dosyası ile verilen gerekçeli kararla da ispatlandığını, davacı tarafın; 07.03.2017 tarihli bir ibranameyi sözde alacağına delil olarak gösterdiğini ve müvekkilinin bilgisi dahilinde ... Tekstil Ltd. Şti. aleyhinde kesinleşen icra dosyası borcuna karşılık dava konusu senetlerin kendisine verildiğini iddia ettiğini, bu hususa ilişkin hiçbir bilgilerinin bulunmadığını, davacının bu durumdan müvekkilinin haberi ve izni olduğu yönündeki iddiasının hayal ürünü olduğunu, 2011 yılında müvekkilinin kendi şahıs şirketini kurduğunu ve söz konusu tarihte diğer davalı ile hiçbir bağlantısı bulunmadığını, öte yandan ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/ E., 2023/ K. Sayılı Kararında da kabul edildiği üzere söz konusu ibranamede alacağın haricen tahsil edildiği belirtildiğini, davaya konu senetlere ilişkin bir ibare bulunmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin davacı yana yada diğer davalıya karşı bir borcu olmadığı gibi taraflar arasında bir hukuki ilişkinin de bulunmadığını, davacının icra takibine konu kambiyo vasfında olmayan senetlerin her ikisini 07/03/2017 tarihinde almış olduğunu beyan etmiş olsa dahi, yapılacak inceleme ile farklı tarihlerde olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, ayrıca senetlerdeki cirolardan birinin tarihinin sonradan değiştirildiğini ve bu değişikliğin altının paraflanmadığı ve imzalanmadığının da görüleceğini, bu konuda senetteki değiştirilen tarihin gerçekte hangi tarih olduğu bakımından bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının yasal hamil olduğunu kabul etmemek kaydıyla Kambiyo hukukundan kaynaklanan hakları yitiren hamilin taraflar arasında temel ilişki bulunmaması halinde sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde düzenleyene başvurma hakkı bulunduğunu, işbu dosyada davacı tarafından böyle bir talepte bulunulmadığını, öte yandan davacının sebepsiz zenginleşme iddiasında bulunması halinde dahi bu iddiası ve talebi zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın faiz taleplerini kabul etmediklerini, davacının, haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davacının, İİK. gereği davalı müvekkiline %20 kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın söz konusu senetlerin kendisine 07.03.2017 tarihinde verildiğini iddia ettiğini, söz konusu tarihte senetlerin üstünden 3 yıl geçtiğini ve zamanaşımına uğradığını, Kambiyo senedi olduğunu kabul etmemek kaydıyla yine davacı tarafın söz konusu senetleri yıllardır icra takibine konu etmediklerini, Ticari hayatın olağan akışına bu durumun açıkça aykırı olduğunu, davacı tarafın elinde 30.04.2013 tediye tarihli ve 20.07.2013 tediye tarihli iki adet senet bulunduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, arz ve izah edilen nedenler ile; öncelikle davanın dava şartı yokluğundan reddine, husumetten reddine, usulden reddine, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Dava, bonoya dayalı ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümlerinin düzenlendiği görülmüştür.
Davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca 22/03/2024 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, 03/04/2024 tarihinde görüşme sonucunda anlaşma sağlanamadığına dair son tutanağın düzenlendiği, arabuluculuk son tutanağının arabulucu ve taraf vekilleri tarafından imzalandığı görülmüştür.Dosyaya celp edilen ... Kurumu Müdürlüğü yazı cevabı ve ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/ Esas 2023/... Karar sayılı dosyasından, davacı ...'nın 19/10/2023 tarihinden itibaren tutuklu/hükümlü olarak ... kurumunda olup, 20/12/2023 tarihinde hapis hali sona erinceye kadar kısıtlanmasına karar verilerek kendisine vasi olarak ...'nın atandığı görülmüştür.Türk Medeni Kanunu’nun 448 inci maddesi gereği vasinin vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerde temsil edeceği öngörmekle birlikte, arabulucuk dosyası incelendiğinde, davacı vasisi olmaksızın davacı asilden alınmış vekaletname ile arabuluculuk süreci yürütülüp sonuçlandırıldığı, arabuluculuk tutanağının hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1- 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 3.067,55-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.639,95-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit olarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/10/2024

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı