TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2022/
KARAR NO :2024/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA : Hakem Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 08/08/2022
KARAR TARİHİ : 16/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkil şirket aleyhine ... Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü ... Hakem Heyeti'ne yapılan başvuru sonucunda, ... hakem heyetince başvurunun kabulüne ve başvurucunun 3.977 TL alacağının müvekkil şirketten tahsiline karar verildiğini, hakem kararına konu aynı alacakla ilgili olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/... Esas sayılı dosyasında açılmış olan itirazın iptali davasının bulunduğunu, her ne kadar anılan mahkemece davanın usulden reddine karar verilmişse de, henüz kararın istinaf incelemesinden dönmediğinden kesinleşmediğini, ortada aynı konuda tarafları aynı bir dava varken hakem heyeti başvurusunun evleviyetle derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, dava konusu hakem kararın hatalı olduğunu, ispat hukuku kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, davalı taraf ile müvekkili arasında akdi ilişkinin bulunmadığını, davalı tarafın müvekkil şirkete teslim etmiş olduğunu iddia ettiği kirazların miktarlarını ve bu kirazların hangi bedelle müvekkil şirkete satıldığını yine usulüne uygun deliller ile ispat etmesi gerektiğini, davalının alım satım ilişkisi içerisinde bulunduğu kişinin ... olduğunu, bu kişi tarafından tutulan ürün alım tutanaklarında müvekkil şirketi temsil ve ilzama yetkili herhangi bir kişinin imzasının bulunmadığını, bu ürün alım tutanaklarından müvekkilin haberi bile olmadığını, geçmişte müvekkil şirket çalışanı tarafından ... isimli kişiden kiraz ürünü alınmış ve bedeli ödendiğini, ...’nin müvekkil şirketin yetkilisi, müvekkil şirketin temsilcisi, müvekkil şirketin vekili ya da herhangi bir sıfat ile müvekkil şirket adına hareket eden bir kişi olmadığını, dava konusu hakem kararına dayanak olarak ... ve ... isimli kişilerin beyanları gösterilmişse de, adı geçenlerin aynı konuyla ilgili ... hakem heyetine 01.07.2022 tarihli ... karar numaralı dosyasında müvekkil şirkete karşı başvuruda bulunduğunu, dolayısıyla bu kişilerin tanıklık beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürerek ... Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü ... Hakem Heyeti Başkanlığı'nın 01.07.2022 tarihli ... karar numaralı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... hakem heyetine intikal eden uyuşmazlıkların dava vasfında olmadığından derdestlik itirazının reddi gerektiğini, taraflar arasında alım satıma dayalı yazılı bir sözleşme bulunmasa da, müvekkiliz ve ... Köyü sakinlerinin büyük çoğunluğu kirazcılıkla uğraşmakta olup her yıl yaz aylarında kiraz hasadı yapmakta ve toplanan kirazları 2009 yılından beri ara ara dönemlerde toplu olarak yine köy sakinlerinden olan ... aracılığıyla karşı taraf şirkete sattığını, ... bu ilişkide her türlü emir ve talimatı davacı şirketin yetkilisi olan ...'dan alarak hareket ettiğini, dolayısıyla ... ile davacı şirket arasında doğrudan temsil ilişkisi bulunmakta olup aracı ... davacı şirket ad ve hesabına hareket ettiğini, nitekim ürün alım tutanaklarında davacı şirketin adının geçtiğini, 23.06.2021-01.07.2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen satışlardan doğan satış bedelinin davacı tarafça ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/ Esas-2022/ K. sayılı davada davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucunda, ... Bam 7 HD’nin 27.10.2022 tarih ve 2022/ E-2022/ K. sayılı kararıyla davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davaların ayrılarak ayrı ayrı görülmesi ve ayrılan her bir dava bakımından harçların tamamlatılması gerektiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda; Davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı taraf adına veya aracı olduğu ... adına ( 23.06.2021-01.07.2021 tarihleri arasında) davacı tarafından düzenlenmiş olan e-müstahsil makbuzuna ve alacak kaydına rastlanılmadığı belirtilmiştir.Dosyaya sunulan künye bilgilerinde, 27.06.2021 – 01.07.2021 tarihleri arasında davacı şirket tarafından toplam 46.500 kg Kiraz ürününün ... / ... köylerden alınarak ...’e taşındığının bildiriminin yapılmış olduğu görülmektedir. Dosyaya sunulan davacı şirket logo ve unvanı yer alan 2459-2490 ...-... seri nolu 23.06.2021 – 01.07.2021 tarihleri arasına ilişkin Ürün Alım Tutanaklarında toplu halde teslim alındığı beyan edilen kişilerin isim, miktar ve fiyatı ile toplam tutara ilişkin bilgilerin bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ... ... Hakem Heyetinin 01.07.2022 tarih ve ... nolu kararının iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, ... ili ... İlçesi'nde bulunan köylerin uzun yıllardan beri müvekkil şirketin kiraz alım sahası olduğunu, müvekkilinin bu köylerde bir çok farklı kişiden kiraz satın aldığını, dolayısıyla aldığı ürünlerle ilgili ... kayıt sistemine bildirim yapmış olmasının da olağan olduğunu, cevap dilekçesi ekinde sunulan künye belgeleri, ... hakem heyeti dosyasının başvurucusu olan davalı taraftan satın alınan ürünlere ilişkin bildirimler olmadığını, bu künye belgelerinin üzerinde ürünlerin ... hakem heyeti dosyasının başvurucusu olan davalı taraftan alındığına ilişkin hiçbir kayıt olmadığını, bu künye belgeleri, karşı taraf ile müvekkil arasında kiraz alım satımına ilişkin sözleşme ilişkisini, karşı tarafın müvekkiline teslim ettiğini iddia ettiği ürünlerin miktarı ve bedelini ispatlayan bir belge olmadığını, karşı tarafça ... mesajlaşma görüntülerinin dava dosyasına sunulduğunu, cevap dilekçesinde geçmişte müvekkili şirket çalışanı tarafından ... isimli kişiden kiraz ürünü satın alındığını, parasının da ödendiğini, mesajlaşma içeriklerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, anlaşıldığına göre bu mesajlaşmalar ...'nin oğlu olan ... isimli kişi ile yapılmış görünmekte olduğunu, mesaj içeriklerinde müvekkil şirketin ... hakem heyeti dosyasının başvurucusu olan davalı taraftan kiraz teslim aldığına ve parasını ödemediğine ilişkin bir yazı mevcut olmadığını, bu mesajlaşma görüntüleri, karşı taraf ile müvekkil arasında kiraz alım satımına ilişkin sözleşme ilişkisini, karşı tarafın müvekkiline teslim ettiğini iddia ettiği ürünlerin miktarı ve bedelini ispatlayan bir belge olmadığını, karşı tarafça, ürün alım tutanağı başlıklı, üzerinde herhangi bir imza bulunmayan, müvekkil şirket tarafından da oluşturulmayan, müvekkil şirket yetkililerinin eli ürünü olmayan yazılar içeren evraklar dava dosyasına sunulduğunu, bu evrakların yazılı delil niteliğinde olmadığını, çünkü altında müvekkil şirkete atfedilebilecek bir imza da olmadığını, bu evrakların yazılı delil başlangıcı da olmadığını, çünkü evraklarda bulunan yazıların müvekkil şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığını, bu evrakların işbu davaya konu uyuşmazlığın tarafları açısından bir ispat vasıtası olmasının mümkün olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/ Esas-2022/ K. sayılı davada davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucunda, ... Bam 7 HD’nin 27.10.2022 tarih ve 2022/ E-2022/ K. sayılı kararıyla davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davaların ayrılarak ayrı ayrı görülmesi ve ayrılan her bir dava bakımından harçların tamamlatılması gerektiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; Davacı şirket tarafından yapılan bildirim üzerine düzenlenen künye bilgilerinde, 27.06.2021 – 01.07.2021 tarihleri arasında toplam 46.500 kg kiraz ürününün ... / ... köylerden alınarak ...’e taşındığının bildiriminin yapılmış olduğu, davacı şirket yetkilisi tarafından CBS dosyasındaki ifadesinde malların dava dışı ...’den alınmış olduğunu ve aralarında kirazın miktarı ve ıskartalar nedeni ile ihtilaf doğduğunu beyan ettiğini, davalı tarafından iddia edilen kiraz ürününün iddia edilen miktarda davacı şirkete verilip verilmediği, dava dışı ...’nin komisyoncu ya da aracı olarak bulunup bulunmadığı, bu malların dava dışı ... tarafından teslim alınıp alınmadığı, bu malların davacı şirkete teslim edilip edilmediğinin tespit edilemediği, davalı tarafından dosyaya ibraz edilen davaya konu Ürün Alım Tutanaklarının tarihi olan 23.06.2021 -02.07.2021 tarihleri arasında ... hesabına Davacı şirket tarafından ve ... tarafından ödeme yapılmadığı, ... Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü cevap müzekkeresinde Davacı şirketin vergi numarası ile ... Bakanlığı ... Kayıt sisteminde yapılan sorgulamada yazı içerisinde yer alan tarihler arasında gerçekleştirilen meyve-sebze ticaretine ilişkin herhangi bir verinin tespit edilemediği bilgisinin verilmiş olduğu bildirilmiştir.Davacı, hakem kararına konu alacağa dayanak satım akdinin davalı tarafla kurulmadığını, satım akdinin tarafının ... olduğunu, bu kişiden satın alınan ürünün bedelinin de ödendiğini, ürün alım tutanaklarında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, ...’nin müvekkil şirketin temsilcisi ve/veya vekili sıfatıyla hareket etmediğini belirterek dava konusu hakem kararının iptalini istemiş, davalı ise, davalının da dahili olduğu ... Köyü sakinlerince üretmiş oldukları kiraz ürününün ... aracılığıyla davacı şirkete satıldığını, ...’nin bu satım ilişkisinde davacı şirket adına ve hesabına hareket ettiğini, 23.06.2021-01.07.2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen satışlardan doğan satış bedelinin davacı tarafça ödenmediğini belirterek davanın reddine savunmuştur.Dava konusu ... hakem kararında, davalı üreticinin kiraz ürünü satımından dolayı davacıdan 3.977 TL alacaklı olduğundan bu tutarın tahsiline karar verildiği, karara karşı süresi içerisinde davacı tarafça eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında bulunan davacı şirket yetkilisinin savcılıktaki vermiş olduğu ifadesi, nakliyeyi yapan araç şöforlerinin talimatla dinlenen beyanları, taraf vekillerinin dosyaya sunulan yazılı beyanları ve duruşmadaki beyanları gözetidiğinde, davalı üreticinin de sakini olduğu .../... köyündeki kiraz üreticilerinden kiraz ürününün davacı tarafa nakliye yoluyla taşınarak teslim edildiği sabit olup, davacı taraf satım akdinin tarafının ... olduğunu, yapılan alım satımdan kaynaklı bedelin de kendisine ödendiğini iddia etmekte iken; davalı taraf ise akdin tarafının davacı olduğunu, ...’ni davacı adına ve hesabına hareket ettiğini ileri sürmüş olmasına göre, esasen uyuşmazlık davalı üretici ile ... arasında satım akdinin davacı şirket adına ve hesabına akdedilip akdedilmediği noktasında toplanmaktadır. TBK .551/1’e göre, ticari vekil, ticari işletme sahibi tarafından kendisine ticari temsilcilik yetkisi verilmeksizin, işletmesini yönetmek veya bazı işlerini yürütmek için yetkili kılınan kişidir. Ticari vekili, genel yetkili ve özel yetkili ticari vekil olarak ikiye ayırılır. Genel yetkili ticari vekil, ticari temsilci kadar geniş yetkisi olmamakla birlikte bir ticari işletmenin olağan işlerini yapmak üzere yetkilendirilen ve olağan işlemlere ilişkin taciri temsil yetkisi de bulunan ticari vekil türüdür. Buna karşılık, özel yetkili ticari vekili, genel yetkili ticari vekilden dahi daha dar yetkileri olan ve işletmenin olağan işlerinden yalnızca yetkilendirildiği sınırlı (konu, miktar, önem vb konularda) bir bölümünü yapma yetkisi ve yine yalnızca bu konularla ilgili taciri temsil yetkisi ile donatılmış olan ticari vekil türüdür. Örneğin, fabrika müdürü, işletme müdürü genel ticari vekil, bir oteldeki resepsiyon memuru, fabrikadaki satın alma yetkilisi, bir mağazadaki satış elamanı, tezgahtar ve kasiyer özel ticari vekil niteliğindedir. Tacir veya ticari temsilci tarafından atanır ve atanması şekle bağlı olmamakla açık veya örtülü şekilde olabilir. Özel ticari vekilin yetkisinin kapsamı görevlendirildiği iş ve alanlara göre belirlenir. Üçüncü iyi niyetli kişilere karşı tacir, ticari vekilinin yaptığı işlemle bağlıdır (... , A.: Ticari İşletme Hukuku, 2022, s. 283 vd). Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; dosyaya sunulan ürün alım tutunaklarında, davacı firmaya ait basılı evrak kullanıldığı, ürün alım tutanağında, müstahsilin ismi, kasa adedi, brüt-net kg ve fiyat bilgisine yer verildiği, yine davacı şirket antetli nakliye/sevk belgelerinde ... köyünden yüklenen kiraz ürününün davacı şirkete teslim edilmek üzere taşındığı, ...’nin oğlu ile davacı şirket yetkilisi arasında gerçekleşen ... görüşmelerinin içeriği davacı tarafça kabul edilmemişse de itirazın somut dayanaklardan yoksun olduğu ve bu durumda bu görüşmenin içerikleri, ...’nin ... ... Hakem Heyetine yapmış olduğu başvuru dilekçesi, banka hesap dökümü, savcılık dosyası, aynı hususta diğer üreticiler tarafından mahkemelerde açılmış olan davalar da dikkate alındığında, dava konusu 2021 yılı kiraz sezonu .../... köyünde hasat edilecek ürünlerin satın alınması husunda ...’nin davacı şirket yetkilisi tarafından özel ticari vekil olarak tayin edildiği sonucuna varılmakla; özel ticari vekilin davalı tarafla yapmış olduğu satım akdi davacı şirketi bağladığının kabulü gerekmiştir.Hemen belirtelim ki uyuşmazlığın yine odak noktasında olan dava dışı ...'nin komisyoncu sıfatını haiz olup olmadığı hem özel kanun hem de genel hükümler nazarında tartışılması ve duruma göre komisyoncu olduğunun tespiti halinde davacı tacirin hukuki sorumluluğunun ortaya konulması da yerinde olacaktır.5957 Sayılı Sebze ve Meyveleri ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki "komisyoncu", malların toptan satışı amacıyla kendi adına ve başkası hesabına komisyon esası üzerinden çalışan meslek mensupları şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı kanuna dayalı olarak çıkarılan Sebze ve Meyve Ticareti ve Toptancı Halleri Hakkında Yönetmelik hükümlerinde de komisyoncu, malların toptan satışı amacıyla kendi adına ve başkası hesabına komisyon esası üzerinden çalışan meslek mensubu olarak; "meslek mensubu" ise, malların ticaretiyle iştigal eden ilgili meslek odalarına kayıtlı kişiler olarak tanımlanmıştır.O halde, dava dışı ...'nin anılan yasa kapsamında ilgili meslek odasına kayıtlı olarak faaliyet gösteren bir komisyoncu olduğu ileri sürülmediği gibi dosyada bu hususta herhangi bir delile de rastlanılmadığından bu durumda komisyonculuğu genel hükümlere göre açıklamak ve somut olayda mevcut delillere göre, dava dışı ...'nin hukuki durumunun ortaya konulması gerekmiştir.Bağımsız tacir yardımcıları arasında yer alan komisyoncu TBK m.532 vd maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, alım ve satım işlerinde komisyoncu, ücret karşılığında, kendi adına ve müvekkili hesabına kıymetli evrak ve taşınırların alım veya satımını üstlenen kimsedir. Komisyoncu dolaylı temsilci niteliğinde olduğundan, üçüncü kişi ile yaptığı işlemden doğacak hak ve borçları müvekkiline (vekalet verene/tacire) devredebilmesi için ikinci bir işleme gerek vardır; komisyoncu, alacakların devri ve borçların üstlenilmesi, (nakli) hükümlerince hak ve borçları müvekkile devretmelidir (TBK m.40/III). Ne var ki, iki istisnai halde bu işlemlere gerek kalmaksızın hak ve borçlar doğrudan doğruya tacire geçebilir; TBK m.40/II'ye göre temsilci sözleşme yaparken bu sıfatını (temsilci olduğunu) karşısındaki kişiye bildirmediği takdirde, yaptığı işlemden doğan hak ve borçlar kendisine ait olur. Fakat kendisiyle sözleşme yapılan kimse, bir temsil ilişkisinin mevcut olduğunu halden anlar, yahut bunlardan biri veya diğeri ile sözleşme yapması kendisince farksız bulunur ise sözleşmenin hakları ve borçları temsil olunan kimseye ait olur. Böylece, hak ve borçlar doğrudan müvekkile geçer. Diğer istisnai durum ise, komisyon sözleşmesinde boşluk bulunan halde vekalet sözleşmesi hükümleri uygulanır. Vekalet sözleşmesine ilişkin TBK m.509/I uyarınca, müvekkil vekiline karşı olan bütün borçlarını ifa ederse, vekilin kendi adına müvekkili hesabına yaptığı işlemden doğan haklar tacire geçer ( ..., A.: age. s. 311; , , Ticari İşletme Hukuku, 2018, s.252).Dosya kapsamında bulunan davacı şirket yetkilisi ile ...'nin oğlu ... arasında gerçekleşen ... görüşmelerinde; ...'in davacı şirket yetkisine "Bugün için ödeme yapacağınızı söylemiştiniz, ..köylüler çok sıkıştırıyor,..biz müstahsilden aldığımız bütün malların icmallerini size de gönderdik,..kime ödeme yapayım ben 50.000 lirayla.." şeklinde mesaj gönderdiği, davacı şirket yetkilisi ... da; "....6-7-8 TL'den almışsınız en yüksek fiyatlardan hesabınızı kestik,..size kalan hesabınız için evrak verilecek,..hesabınız kapanacak,..zaten kalan hesabınız 243.000 TL" şeklinde karşılık beyanda bulunduğu görülmüştür.Davacı şirket yetkilisi ...'ın savcılık soruşturmasında alınan ifadesinde, "..doğrudan üreticiden değil aracılardan toplu halde büyük hacimli ürünler aldıklarını, 2021 yılı kiraz sezonunda ... isimli aracıdan kiraz aldıklarını ancak kiraz miktarı ve ıskarta kirazlara ilişkin aralarında bir anlaşmazlık çıktığını,.." beyan etmiştir.Davacı şirket antetli ürün alım tutanağında, müstahsilin ismi, kasa adedi, brüt-net kg ve fiyat bilgisine yer verildiği, yine davacı şirket antetli nakliye/sevk belgelerinde ... köyünden yüklenen kiraz ürününün davacı şirkete teslim edilmek üzere taşındığı, bu taşımaları yapan nakliyecilerin talimatla alınan ifadelerinde de, "... bize ... ... köyüne giderek kiraz getirmemizi orada bizi ...'nin karşılayacağını söyledi. ... bizi karşılayarak kirazları araca yükledi. Biz de kirazları ...'ın ...'de bulunan işletmesine getirdim..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu açıklamalar ışığında, dava dışı ... komisyoncu sıfatıyla hareket ettiğinin kabulü halinde dahi, dava dışı ...'nin kiraz satın alımı yaptığı kendi köylüsü olan üreticilerin ...'nin davacı şirketi temsilen işlem yaptığını bildiği, dolayısıyla ... ile davacı şirket arasında doğrudan temsil ilişkisi bulunmakta olup aracı ...'nin davacı şirket ad ve hesabına hareket ettiğinin kabulü gerekmiştir. Bununla birlikte; ürün alım tutanağında ismi geçen davalı ve ...'nin de içinde bulunduğu tüm müstahsiller tarafından davacı şirkete karşı satın alınan mal bedelinin ödenmediğinden bahisle ... hakem heyetine başvuruda bulunulduğu, başvuruların ... hakem heyetince kabul edildiği, ... hakem kararına itiraz üzerine açılan bir kısım iptal davalarının ... 1. ve 2. Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüldüğü ve davanın davacı aleyhine sonuçlandığı görülmüştür.Dosyaya sunulan dört adet künye içeriğinden toplamda, 46.500 kg kirazın davacı tarafından alındığı, bu tutarın ürün alım tutanakları ile uyumlu olduğu, bu tutanaklarda teslim alınan ürün karşılığı bir kısmının ödendiği şerhi düşüldüğü görülmüşse de, bu tutanakların davacı tarafça (özel yetkili vekili ...’nce) tek taraflı olarak düzenlendiği, tutanaklarda davalı imzasının bulunmadığı, davacı tarafça ödeme savunmasında bulunulmadığı, tek taraflı olarak tutanağa ödendi şeklinde düşülen kaydın davalı tarafa ait olduğu iddia edilmediği gibi ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı belgeye de dosyada rastlanılmadığı, dolayısıyla bu delile dayanmış olmasının ödeme yönünden davalı üretici aleyhine değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde, davacının davasının reddine karar verilmiş, her ne kadar mahkememizin 16/10/2024 tarihli oturumunda kısa kararında sehven istinaf kanun yolu açık olmak üzere, karar verilmiş ise de; 5957 sayılı yasanın 10. Maddesinin 5. Fıkrası uyarınca kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiğinden hükmün bu kısmının "Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, Üye Hakim ...'ın muhalefetiyle, oy çokluğu ile 5957 sayılı yasanının 10. Maddesinin 5. Fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi." şeklinde düzenlendiğine dair şekilde aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 80,70.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 346,90.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 3.977,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, Üye Hakim ...'ın muhalefetiyle, oy çokluğu ile 5957 sayılı yasanın 10. Maddesinin 5. Fıkrası uyarınca kesin olarak karar verildi. 16/10/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
Muhalif
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Muhalefet Şerhi; Dava 5957 sayılı "Sebze Ve Meyveler İle Yeterli Arz Ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun" uyarınca teşekkül eden "... Hakem Heyeti" kararının iptali istemli olup, uyuşmazlık davacı ile davalılar arasında bir meyve satım ilişkisi kurulup kurulmadığı, davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve neticeten kararın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.Davalı, davacıya kiraz ürünü sattığını iddia etmekte, davalı ise kendisinin ilgili köyden gerçekten de kiraz aldığını fakat doğrudan davalı ile bir sözleşmesinin olmadığını, dava dışı ... isimli kişi ile kendi arasında sözleşme olduğunu, dolayısıyla davalıya bir borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. 5957 Sayılı Kanunun 1. Maddesinin 2. Fıkrası "Bu Kanun, sebze ve meyveler ile ...... her ne şekilde olursa olsun alımı, satımını .... kapsar." şeklinde olup eldeki olayda uygulanacak özel nitelikteki düzenlemeleri ihtiva etmektedir. Dolayısıyla öncelikle bu kanundaki hükümler ele alınmalı, bu kanunda açıklık bulunmayan hallerde genel hükümler incelenmelidir. Uyuşmazlığın çözümünde davacı ile sözleşme ilişkisi kurduğu iddia olunan dava dışı ... isimli kişinin komisyoncu vasfında mı olduğu yoksa sayın heyetin kabulü gibi ticari vekil mi olduğunun irdelenmesi gerekmektedir.Mezkur Kanunun tanımlar başlıklı 2. Maddesinde komisyoncu " Malların toptan satışı amacıyla kendi adına ve başkası hesabına komisyon esası üzerinden çalışan meslek mensuplarını," şeklinde tanımlanmış olup, tüccardan farklı olarak komisyoncunun kendi adına fakat başkası hesabına hareket ettiği belirlenmiştir. Tüccar ise hem kendi adına hem de kendi hesabına hareket eden kimse olarak tanımlanmıştır. Bunun en önemli sonucu olarak da 6. Maddesinde komisyoncuların alıcı ve satıcı arasında aracılık etmek, onların haklarını gözetmek, meslekî bilgi ve deneyimlerine dayanarak piyasanın durumu hakkında en doğru bilgileri aktarmak ve piyasanın oluşumuna katkı sağlamakla görevli oldukları yazılmak suretiyle görev alanları belirlenmiş, bunun sonucu olarak da teslim aldıkları malları cinslerine, doğal özelliklerine, standartlarına, gıda güvenilirliğine ve kalitesine ilişkin şartlara göre özenle korumak ve gerekli bilgileri vermek, kanunî kesintileri satış bedelinden düştükten sonra mal bedelini satış tarihinden itibaren on beş iş günü içinde üreticiye veya üretici örgütüne ödemek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.Nitekim komisyoncuların kendi adına iş yaptıkları hem özel nitelikteki bu kanunda, hem de Türk Borçlar Kanunu'ndaki düzenlemelerde açıkça yazılmıştır. Bunun sonucu olarak komisyoncunun bağlı olmayan bir tacir yardımcısı olduğu, tacirle arasında bir bağlılık ilişkisinin bulunmadığı, kendi adına bir işletme işlettiği, bir komisyon sözleşmesine istinaden iş ve işlemleri yürüttüğü bunun doğal sonucu olarak da komisyoncunun üçüncü kişiyle yaptığı hukuki işlemden doğan hak ve borçlar komisyoncuya ait olduğu, ilgili işlemin tamamlanması ile de komisyona hak kazandığı anlaşılmaktadır.Ticari vekil ise bağlı tacir yardımcılarından olup, işletmenin bulunduğu yerde çalışırlar ve işverene bağlılıkları bir iş sözleşmesi ile olabileceği gibi bir vekalet ya da şirket sözleşmesi ile de olabilir.(. 9. HD., T. 8.11.2016, E. 2016/, K. 2016/). Ticari vekil ile komisyoncuyu birbirinden ayıran en önemli fark ticari vekilin bağlı olarak çalışması ve bu çalışmasının süreklilik arz etmesidir. Ayrıca ticari vekillerin bu noktada bağlı olduğu tacirle rekabet etmeme yasağı bulunmaktadır. Oysa komisyoncunun böyle bir yasağa tabi olmadığı açıktır. Ticari vekilin doğrudan taciri temsil yetkisi mevcut ise de, komisyoncunun temsil yetkisi kendi adına hareket etmesi sebebiyle dolaylı temsil olarak nitelendirilebilir. (... , Ticari Vekil ile Benzer Kavramların Karşılaştırılması, (2020), ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, Cilt 26, Sayı 2, 2020, 1271) Bu nedenle komisyoncunun yaptığı işlemler sebebiyle girdiği borçlardan, müvekkilin komisyoncuyu kurtarma yükümlülüğü vardır. Zira dolaylı temsilde, temsilcinin yaptığı işlemler doğrudan temsil olunanın malvarlığını etkilememekte, dolaylı temsilcinin malvarlığı, dolaylı temsil olunanla, işlemin muhatabı olan üçüncü kişi arasında perde olmaktadır. (... Hukuklarında Dolaylı Temsil, , 1983 s. 33 )Dava dışı ...'nin ticari vekil olarak kabul edildiği durumda kiraz alımına ilişkin sözleşmedeki hak ve borçlar davacı üzerinde doğacağından davanın kabulü sonucuna ulaşılabilecek ise de; bu kişinin komisyoncu olarak kabulü halinde satım ilişkisindeki hak ve borçların komisyoncu uhdesinde olacağının kabulü gerekecektir. Dolayısıyla davacı ile dava dışı ... arasındaki ilişkinin doğru tespiti önem arz etmektedir. Ne olduğu açıkça anlaşılamıyorsa bu durumda tarafların iradesine göre yorum yoluna gitmek uygun olacaktır.
Tüm bu açıklamalar ışığında:Davacının ... ili sınırları içerisinde faaliyet gösterdiği, dava dışı ...'nin ise davalı ile aynı köyde yaşadığı ve davalı ile davacı arasında aracılık ettiği, davacının işletmesinin işlerini yapması yönünde yetkilendirilmediği, yine ticari vekilliğin unsurlarından olan süreklilik unsurunun bu ilişkide mevcut olmadığı, yalnızca kiraz alımına ilişkin ve bu dönemde geçerli bir ilişkilerinin bulunduğu, dava dışı ...'nin oğlu ...'nin ... CBS dosyasında alınan beyanında "babası ...'nin kiraz yetiştiriciliği yapan köylü ile firma sahipleri arasında aracı olduğunu, ...'ın ... Yaş Sebze Meyve Gıda Şirketinin ve ... Tarım Ürünleri Şirketinin sahibi olduğunu, müştekilerin ...'ın sahibi olduğu firmalara kirazlarını sattıklarını, belli bir kısım ödeme alıp, geri kısım ödemeyi alamadıklarını, " ifade ettiği, davacı şirket yetkilisinin yine aynı soruşturmada verdiği ifadesinde "ile sıkıntı yaşandığında diğer şirket üzerinden işlemlerin yürütülmesinden kaynaklandığını, büyük çaplı bir firma olduklarını, bu nedenle doğrudan üreticiden değil aracılardan toplu halde büyük hacimli ürünler aldıklarını, 2021 yılı kiraz sezonunda ... isimli aracıdan kiraz aldıklarını ancak kiraz miktarı ve ıskarta kirazlara ilişkin aralarında bir anlaşmazlık çıktığını" beyan etmiş olduğu görülmekle, dava dışı ... ile davacı şirket arasında bir bağlılığın bulunmadığı sabittir.Yine dosyada mevcut olan ve aidiyeti hususunda şahsım nezdinde güçlü kanaat oluşan ... yazışmalarında "Müstahsilede sorabilirsin bizim kaçta mal aldığımız belli abi" şeklindeki konuşma içeriğinden, dava dışı ... ile davacı arasındaki ilişkide bir emir talimat ilişkisinin olmadığı, dava dışı ...'nin alım bedellerini kendisinin belirlediği görülmektedir.Kirazları davalının köyünden davacıya taşıyan tanık ...'in duruşmada alınan tanık ifadesi ".... ...'nın ... İlçesi ... Mahallesinde otururum. ... aracıdır, kirazı alan şahıstır. Kendisi ... şirketine aracılık yaptı. Ben ...'nin ... köyünden kirazı aldım. Beni ... çağırdı. ...'e götürdüm. ... firmasına teslim ettim. Ben ... adına 2 defa kamyonum ile bu taşıma işini yaptım..." şeklinde olup, taşıma işinin ... adına yapıldığı, ... ... köylü tarafından davacı çalışanı olarak değil de aracı olarak kabul edildiği görülmektedir.Yine dosyaya sunulan alım tutanaklarının altında "komisyon" yazılı bir bölümün bulunduğu da görülmektedir. Tüm bu deliller incelendiğinde dava dışı ...'nin kendi adına fakat davacı hesabına çalıştığı, davacı ile bir bağlılık ilişkisinin bulunmadığı, kiraz fiyatlamalarını kendisinin yaptığı, zaten uyuşmazlığın da kirazların kalitesine göre davacı tarafından daha az fiyatlanması sebebiyle çıktığı, kiraz alım sözleşmelerindeki borç ve hakların ... nezdinde doğduğu, nitekim eldeki uyuşmazlığa uygulanacak özel kanun niteliğindeki 5957 Sayılı Kanun'daki tanımı ile de ...'in komisyoncu olduğu, yukarıda zikredildiği üzere 6. Madde uyarınca müstahsile ödemenin komisyoncu tarafından 15 gün içerisinde yapılması gerektiği, yapılmayan ödemeyi müstahsil davalının komisyoncu olan ...'ten talep edebileceği, satım sözleşmesi kaynaklı olarak davacı nezdinde doğan bir borç bulunmadığından davalının davacıya karşı bir istemde bulunmasının mümkün olmadığı, ayrıca yukarıda da izah edildiği üzere komisyon ilişkisi kaynaklı olarak davacının, dava dışı ... üzerinde doğan borçlardan kurtarma yükümlülüğü bulunduğundan bunun ilişkinin taraflarınca ayrı bir uyuşmazlık konusu yapılmasının her zaman mümkün olduğu anlaşılmakla, ... Hakem Heyeti'nin kararı bu yönleriyle hatalı olduğundan ve iptali gerektiğinden sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmam mümkün olmamıştır.
Üye ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!