TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 20/09/2024
KARAR TARİHİ : 05/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına tescilli olup kaza tarihi olan 17/06/2024 tarihinde müvekkilinin oğlunun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile, davalı şirket tarafından Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Trafik Poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı doğrultusunda düzenlenen kusur raporuna göre müvekkilinin, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, Kaza sonrası yapılan tespitler neticesinde araç perte ayrıldığını, Aracın tam hasara uğraması nedeniyle pert işlemleri tamamlandığını, rayiç değer adı altında çok düşük bir tutar ödendiğini, Sigorta şirketi tarafından rayiç bedel ödenmeden evvel hukuka aykırı şekilde ibraname imzalama şartı getirildiğingi, araç fiyatlarının çok kısa sürelerde fahiş şekilde artışının gerçekleştiği halihazırdaki ülkenin ekonomik koşullarında zarara uğmamamak adına müvekkili tarafından anılan ibraname ihtirazi kayıt altında imza edildiğini, ... içtihatları, Sigortacılık Kanunu ve TTK uyarınca tanzim edilen bu belge makbuz hükmünde olduğunu, sigorta şirketi tarafından rayiç bedel 240.000-TL.olarak belirlendiğini, 115.200-TL.tutarında sovtaj bedeli düşülerek 124.800-TL. tutarında ödeme yapıldığını, kaza tarihinde müvekkiline ait aracın rayiç bedeli, ödenen bedelden çok fazla olup gerçek zararı karşılamadığını, Müvekkiline ait araç ... çift kabin kamyonet olduğunu, müvekkili tarafından arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini beyanla davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık öncesinde müvekkili şirketçe davacı hesabına 124.800,00-TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, başvuru sahibi tarafından ibraname ile müvekkili sigorta şirketi yönünden borçtan ibra olunduğunu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 132. maddesi ile: ‘’Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesi ile kısmen veya tamamen ortadan kaldırılabilir.’’ denildiğini, ilgili hüküm ile açıkça izah olunduğu üzere, ibra; hukuki niteliği gereği borcu sona erdiren bir tasarruf işlemi olup borçlu tarafından müvekkili şirket nezdinde muvafakat edildiğini, yapılan incelemede aracın rayiç değeri 240.000,00- TL olarak tespit edildiğini, tespitler üzerine 240.000,00-TL üzerinden sovtaj bedeli düşülerek 124.800,00- TL tutarında sigortalı / hak sahibine mutabakatname gönderildiğini, Hak sahibi mevcut tutar üzerinden mutabık kalındığını, ve sigorta şirketince zararı tanzim edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle bakiye pert bedelinin karşı aracın ZMM sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.Davacı gerçekleşen kaza sebebi sonucu aracının pert olduğunu, kazada kusuru bulunmadığını, pert işlemleri neticesinde rayiç değerin altında ödeme yapıldığını belirtmiş ve bakiye pert bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davadan önce davalı sigorta şirketine müracaat edilmiş, sigorta şirketi tarafından davacıya bir kısım ödeme yapılmıştır. Bu tutar sigorta şirketi tarafından belirlenen 240.000,00 TL'den 115.200,00 TL sovtaj bedeli düşülerek 124.800,00 TL'ye tekabül etmektedir. Taraflar arasında kazanın oluş şekline ilişkin olarak ve sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığına ilişkin ihtilaf bulunmayıp ihtilaf ibranamenin borcu sonlandırıp sonlandırmadığı ve yine araçta meydana gelen zarar miktarına ilişkindir. Aracın rayiç değerinin belirlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve düzenlenen 18/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda " Dava konusu ... plakalı , ... marka , ... tipi, 1998 model aracın olay tarihinden bir gün önce hasarsız haliyle piyasa rayiç değeri : 310.000.00 TL, Dava konusu ... plakalı , ... tipi , 1998 model aracın olay tarihindeki hasarlı haliyle piyasa rayiç değeri ( sovtaj değeri ) : 115.200,00 TL ( taraflarca zapt altına alınan ibraname ), Dava konusu ... plakalı , ... tipi , 1998 model araçtaki toplam zarar tutarı,: 310.000,00 TL – 115.200,00 TL = 194.800.00 TL, Sigorta şirketince davacıya 124.800,00 TL ödeme yapıldığı gözetildiğinde ; 194.800,00 TL – 124.800,00 TL = 70.000,00 TL bakiye alacağının kaldığı" tespit edilmiştir. Davacının aracına emsal araçların ve bedellerinin denetime açık şekilde bilirkişi raporunda yer aldığı, rayiç bedel ve tamir-onarım belirlemesinin içtihatlara uygun olarak tespit edildiği anlaşılmakla raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli göründüğü anlaşılmıştır. Belirlenen rayiç değerden sovtaj bedeli ile davacıya ödenen 124.800,00 TL'lik tutar düşüldüğünde davacının davalıdan bakiye 70.000,00 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı davacıdan ibraname alındığını ileri sürmüş ise de bu ibraname ödenen bedele ilişkin makbuz hükmünde değerlendirilmiş ve davacının bakiye kalan miktar kadar alacağının bulunduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Son olarak ise, ... 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 tarih ve 2022/ esas, 2024/ karar sayılı ilamında: "Tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde olup, bu haliyle dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığı vurgulanmıştır. Eldeki davada davacı tarafça KTK 97. Maddesi gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle artık davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerektiğinden zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 70.000,00 TL alacağın 50.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 20/09/2024 tarihinden bakiye 20.000,00 TL nin ıslah tarihi olan 21/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 3.200,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.781,70 TL karar harcından peşin alınan 853,88 TL ve 341,55 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.586,27 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Peşin harç 853,88 TL ve ıslah harcı 341,55 TL ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.623,03 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!