TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2023
KARAR TARİHİ : 10/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı taraftan olan cari hesap alacağının tahsili için ... 20. İcra Dairesi 2023/... Esas (Yeni dosya numarası ... 1. Genel İcra Dairesi 2023/... Esas) numaralı dosyası başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenle itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı yanın ilgili icra dosyasına konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gider masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına, AAÜT'nin 16/2 maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle dava vekalet ücretine ek ayrıca maktu arabuluculuk temsil vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama ve avukatlık vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Deliller;
... 1. Genel İcra Dairesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.SMMM Bilirkişi'nin Raporunun Sonuç Kısmı: "... 20. İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyası kapsamında 15.05.2023 tarihinde çıkartılan icra ödeme emrinin, alacaklısının ... Düğme Ve Aksesuar Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve borçlusunun ... olduğu, 25.406,50 TL 01/01/2022-31/12/2022 dönemine ilişkin cari hesap alacağı (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) 425,00 TL işlemiş faiz 25.831,50TL Toplam Alacak Üzerinden takip başlatıldığı, İncelenen davacı şirketin 2022 ve 2023 yılına ait ticari defter tasdiklerinin ve elektronik beratlarının yasal süresinde ve TTK hükümlerine göre usulüne uygun olarak tasdik edildiği, 6102 sayılı TTK 64/3. maddesi gereğince mevcut haliyle davacının lehine delil niteliğinin bulunduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı şirket ile davalı şirket arasında 2021 yılı öncesine dayanan cari hesap ilişkisi olduğu, 2021 yılından 54.226,50 TL Bakiye borç kaldığı, 2022 yılında cari hesap ilişkisinin devam ettiği ve yıl sonu itibariyle 25.406,56 TL bakiye borç kaldığı, 2023 yılı itibariyle cari hesap ilişkisinin olmadığı ve 2022 yılından bakiye kalan 25.406,56 TL borcun devam ettiği görülmüştür. Davacının icra takibinde talep etmiş olduğu tutarın ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, ayrıca talep edilen faizin yasal sınırlar içerisinde olduğu görülmüştür." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.Açık hesap ilişkisinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağı olan sözleşme bir satış sözleşmesi olabileceği gibi eser sözleşmesi veya başka bir sözleşme de olabilir. Somut dosyamız yönünden bir değerlendirme yapılacak olur ise; taraflar arasında bir satış sözleşmesinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı satıcı, davalı alıcıya sattığını iddia ettiği ve açık hesap ilişkisinde kaydettiği her bir faturadaki malların alıcıya teslim edildiğini yazılı olarak ispatlamalıdır. Davalı alıcı da ödeme iddiasında bulunuyor ise ödeme iddiasını yazılı olarak ispatlamalıdır. Davacı, açık hesaba kaydettiği her bir faturaya ilişkin faturadaki malların teslim edildiğine dair davalıdan sadır yazılı teslim belgesi sunmamış, ancak ticari defter kayıtlarına dayanmıştır. Ticari defter kayıtlarına dayanılmış olduğundan ticari defterlerin delil olma durumu ile ilgili yasa maddesine de değinmekte fayda vardır. Şöyle ki; HMK m.222'de aynen, "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür. Bu açıklamalar ışığında; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verildiği, ancak davalının defterlerini bilirkişinin incelemesine açmadığı, davacının ticari defterlerinin; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, bu bağlamda davalının defterlerini ibrazdan kaçınması sebebiyle davacının defter kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği ve davacının defterine kaydettiği faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispatladığı, davacının defter kayıtlarına göre 25.406,56 TL davalıdan alacaklı olduğu, söz konusu alacağın açık hesap ilişkisine dayalı ve davalı tarafça belirlenebilir olması sebebiyle likit olduğu anlaşılmakla; itirazın kısmen iptali ile icra inkar tazminatına dair aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir temerrüt ihtarını dosyaya sunmadığı anlaşılmakla; davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile; ... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında davalının yaptığı İtirazın Kısmen İptaline ve davalı hakkında yürütülen icra takibinin 25.406,56 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-... 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı icra dosyasında, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan 25.406,56 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının, itiraz haksız olduğundan davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 1.735,52 TL karar ve ilam harcından; 441,14 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.294,38 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 441,14 peşin harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 374,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.643,85 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 7.517,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığında bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 25.406,56 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 424,94 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
9-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin; 3.068,52 TL'sinin davalıdan alınarak, 51,48 TL'sinin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
10-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
11-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kabul edilen ve reddedilen miktarların istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341/2 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 10/10/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!