TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
RED
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2024/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/02/2021
KARAR TARİHİ : 16/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle ; davacının kendisine ait özel ... Hastanesinin ruhsat ve işletmesini davalıya 29/01/2016 tarihinde devrettiğini, taraflar arasında 28/06/2016 tarihinde devir sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede sözleşme bedelinin 100 Milyon TL olarak kararlaştırıldığını, davalı tarafın bir takım ödemeler yapmış olsa da ve bu tutarın 19 milyon TL civarında bulunsa da davacının bakiye 80 Milyon TL alacağının kaldığını, sözleşme bedelinin davalının iddia ettiği gibi 100 Bin TL olmasının mümkün olmadığını bu sebeple eldeki dava kısmi dava olduğundan itirazın şimdilik 10 Milyon TL ' lik kısmı için itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle ; tarafların resmi kurumlara vermek üzere sözleşme akdettiklerini, bu sözleşmede bedeli vergi ve diğer sebeplerden ötürü düşük göstermek istediklerini, sözleşme bedelinin 100 Bin TL yazılacağı yerde son noktanın olduğu yere virgülün hataen konulmadığını ve yine bedelin son kısmına 1 adet sıfırın fazladan atıldığını devralınan hastane ve işletmenin yaklaşık değerinin o yıllar itibariyle yaklaşık 25 Milyon TL olduğunu, binanın mülkiyeti ile dahil devredilse 100 Milyon TL etmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın sözleşme kapsamında 19 Milyon ' u geçen tutarlarda ödeme yaptığını, bu ödemenin de davalı tarafça kabul edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı davalı aleyhine ... 5. Genel İcra 2023/... (Kapatılan 14. İcra Müdürlüğünün 2020/) esas sayılı takip dosyasında ilamsız icra takibi başlatmıştır. Takip konusu alacağın taraflar arasında imzalanan 28/01/2016 tarihli işletme devir sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Bu sözleşmede davacı devreden davalı ise devralan konumundadır.Davacı sözleşme bedelinin 100.000.000,00 TL olduğunu ileri sürerek bakiye ödenmeyen kısım bakımından icra takibi başlatmıştır. Takip tutarı 30.000.000,00 TL'dir. Eldeki davayı ise kısmi olarak açmış 10.000.000,00 TL üzerinden kısmen iptal istenilmiştir. Davacı sözleşmenin bedelinin 100.000.000,00 TL olduğunu ileri sürerken davalı taraf maddi hata sonucu bir 0'ın (sıfır) fazla atıldığını, tarafların sözleşme bedelini göstermelik olarak 100.000,00 TL olarak gösterildiğini belirtmişlerdir. Sözleşmenin bedele ilişkin 4. Maddesi incelendiğinde 100.000.000 TL olarak yazılmıştır. Bir 0'ın (sıfır) fazla mı atıldığı yoksa 100 Milyon TL'de virgül konulmayarak sonradan iki sıfır atılmadığı mı ihtilaf konusudur. Kısacası sözleşme bedelinin davacının iddia ettiği gibi 100 Milyon TL olup olmadığı çözümlenmesi gereken uyuşmazlıktır.Sözleşmede rakam olarak 100.000.000 TL yazılmış ise de; davalı şirket yetkilisi olan ...'ın dosya arasına da alınan 31/08/2017 tarihli ibranamesi incelendiğinde 28/01/2016 tarihli işletme devir sözleşmesinin bedelinin 100 Milyon TL olmadığı, 25 Milyon TL'ye satılmış olduğunun belirtildiği, bu bedele karşılık olarak 31/08/2017 tarihine kadar 22 Milyon 500 Bin TL ödendiği, bakiye kalan 2.500.000,00 TL'nin ödenmesiyle herhangi bir borcun kalmayacağı belirtilerek ödenen tutar kadar davalının ibra edilmiş olduğu, ibranamenin düzenlendiği 31/08/2017 tarihi itibariyle ...'ın şirketi temsile yetkisinin bulunduğu ve bu ibranamenin delil olarak dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında bedele ilişkin ihtilaf bulunmadığından mahkememizce devredilen işletmenin gerçek değerinin ne miktarda olabileceği hususunda rapor alınmıştır. 04/03/2022 tarihli bilirkişi raporu nesnel veriler içermekten çok sonuç kısmında hukuki yorum yapılarak sözleşmenin bedelinin 100.000,00 TL olamayacağı, davalının yaptığı ödemenin daha yüksek olduğu dikkate alınarak 100 Milyon TL olabileceği şeklinde bir belirleme yapılmıştır. Söz konusu rapor açıklanan gerekçelerle hüküm kurmaya elverişli olmadığından aralarında özel hastaneler sektöründe çalışan teknik bilirkişi, mali hukuk ana bilim dalı başkanı ve mali müşavir bilirkişi heyeti oluşturularak daha nesnel veriler içeren 27/06/2024 tarihli rapor düzenlenmiştir.27/06/2024 tarihli bu rapor içeriğine göre; devredilen işletmenin değerinin 26.615.800,00 TL tutarında olabileceği belirlenmiş tarafların ödemeler hususundaki mutabakatlarına göre davacıya ödenen tutarın 29.671.351,15 TL olduğu anlaşılmıştır. Ödenen tutarda ihtilaf hesap mutabakatı da dikkate alındığında bulunmamaktadır.Davacı taraf sözleşme bedelinin 100.000,00 TL olamayacağını, serbest piyasa koşullarına göre bedelin 100 Milyon TL kararlaştırılabileceğini, davalının iddia ettiği 100.000,00 TL sözleşme bedelinden çok daha fazlasını ödemiş olması dikkate alındığında sözleşme bedelinin 100 Milyon TL olarak dikkate alınması gerektiğini savunmuşsa da; dosya arasına alınan hüküm kurmaya elverişli gerekli bilirkişi raporunda tespit edilen 26.615.800,00 TL'lik belirleme gerekse ibranameyi veren o tarihteki şirket yetkilisinin düzenlediği 31/08/2017 tarihli belge incelendiğinde davacının sözleşme bedelinin 100 Milyon TL olduğuna yönelik iddiası mahkememizce kabul görmemiştir. Davalı tarafın kararlaştırılan bedelden daha fazla ödeme yaptıkları savunması davacı tarafın ibranamedeki tutardan daha fazla ödeme yapılmış olduğu yönündeki iddiası ile 31/08/2017 tarihli ibraname içeriği, bilirkişiler tarafından tespit edilen değer dikkate alındığında davacının davalı tarafın ibranamedeki tutardan daha fazla ödeme yapmış olmasının sözleşme bedelinin 100 Milyon TL olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Tarafların yapılan ödemelerin tutarı konusunda da mutabık oldukları, ihtilafın sözleşme bedeli hususunda olduğu da görülmekle davalının sözleşmeden kaynaklı bakiye bir borcunun kalmadığı anlaşılmaktadır.Davalı kötü niyet tazminatı talep etmiştir. İtirazın iptali davalarında davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunabilmesi için davanın reddedilmiş olması ve davacının takipte açıkça kötü niyetli olması şarttır. Ancak; davacı sözleşme bedelinin rakam olarak yazılan kısmına hukuksal bir iddiada bulunmaktadır. Eldeki takibi de bu gerekçe ile başlatmıştır. İbranamede düzenlenen şirket yetkilisinin ibrasını da kabul etmemektedir. Bu ibranamenin kötü niyetli yapıldığını ileri sürmektedir. Davacının ortaya koyduğu iddialar çerçevesinde deliller toplanarak yargılama yapılmış olup haklılık durumu yargılama sonrasında belirlenmiştir. Dolayısıyla davacının takipte açıkça kötü niyetli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmamıştır.Davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Davacının takipte açıkça kötü niyetli olduğu sabit olmadığından aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan başlangıçta alınan 20.775,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 20.347,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Dava şartı arabuluculuk kapsamında yapılan 1.320,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı taraf kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 692.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Yasa Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2024
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!