T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/952 Esas
KARAR NO : 2026/76 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2025
KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında gerçekleşen alım-satım kapsamında davalı yan tarafından müvekkil şirketten sırasıyla; ... tarihinde ... numaralı ... -TL bedelli fatura kapsamında ... Adet ... ... satın alındığını, ... tarihinde ... numaralı ... -TL bedelli fatura kapsamında ... Dönüm ... satın alındığını, fakat davalı taraf ürünleri teslim almasına rağmen satış bedelini müvekkili şirkete hiçbir zaman ödemediğini, tüm talep ve uyarılara rağmen davalı tarafından müvekkil şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı taraf müvekkili şirkete işbu faturalar kapsamında olan borcunu ödememesi üzerine tarafımızca Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı dosya kapsamında davalı taraf aleyhine icra takibi başlatılmışsa da davalı taraf anılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, davalı borçlu taraf yapmış olduğu itirazda alacaklı görünen tarafa herhangi bir akdi ilişkinin olmadığını, faturaların bilgisi dışında düzenlendiğini ve bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve ferilerine itiraz ettiğini bildirmişse de bu husus maddi gerçeklikle bağdaşmamakla beraber hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, faturalardan da anlaşılacağı üzere davalı taraf müvekkili şirketten mal satın almış olup bedeli defalarca talep edilmiş olmasına rağmen sürekli geçiştirerek hiçbir zaman ödeme yapmadığını, bu nedenlerle Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas numaralı dosyada davalı tarafından haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dİş bu uyuşmazlıkta görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, mahkemeniz görevsiz olup görevsizlik kararı verilmesini arz ve talep ettiğini, ... tarihli ihtarnamenin ... . cümlesinde davacı tarafın kabul ettiği üzere iş teslimi yapıldığını, teslim edilen işten kaynaklı müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, ... tarihli banka dekontunda davacı taraf müvekkile ... TL banka hesabına gönderdiğini, EFT açıklamasında '' ... çatı tamiratı sözleşme geri kalan tutar '' ifadesi mevcut olduğunu, ... tarihli sözleşme gereği iş bitiminde bakiye ödemenin yapılacağı kararlaştırıldığını, buna göre işin bitim ve teslim tarihi ... tarihinden önce olduğu izahtan vareste olduğunu, ihtarnamenin tanzim tarihi ise ... olduğunu, işin tesliminden yaklaşık 2 ay sonra ihtarname keşide edildiğini, bu 2 aylık sürenin kış mevsimine denk geldiği de düşünülürse bu zaman aralığında hiç yağmur yağmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere 2 aylık süre zarfında yağmurun yağdığı izahtan vareste olduğunu, müvekkiline o süre zarfında yapılan bir usulüne uygun ayıp ihbarı olmadığını, her ne kadar davacı taraf müvekkilinin yüklendiği işi gereği gibi yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını iddia etse de bu iddialar soyut ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin yüklendiği işi sözleşmeye uygun bir şekilde ifa ettiğini, zamanında eksiksiz olarak işi teslim ettiğini, bu nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğu için görevsizlik kararı verilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davalı adına tacir araştırması için ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılmış, Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının ... tarihli yazı cevabında mükellef hakkında herhangi bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı ... 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir.
6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davanın itirazın iptali davası davası olduğu, dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davalının tacir olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/01/2026
Katip ...
¸ e-imzalıdır
Hakim ...
¸ e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!