WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

ANTALYA 3. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1118 Esas
KARAR NO : 2025/998

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/12/2025
KARAR TARİHİ : 30/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ciro yoluyla elinde bulundurduğu ... Bankası .../... Şubesine ait keşidecisi ... olan İban ... olan SERİ NO: ..., ... keşide tarihli ...-TL bedelli çeki müvekkilinin cebinden düşürmek suretiyle ... ilçseinde kaybettiğini, davalı tarafından hukuka aykırı şekilde üzerinde müvekkilinin cirosu ve imzası bulunmamasına karşın 3. Bir kişi tarafından imza edilmek suretiyle ciro edilmiş gibi gösterilen çekin ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile icra konu edildiğini, müvekkilinin cirosuymuş gibi ciro edilerek tahsil edilmeye çalışıldığı bankaya ibraz edildiğini, hatta piyasaya sunulmaya çalışıldığı müvekkili tarafından işbu davaya sebep icra takibi vasıtasıyla öğrenildiğini, müvekkilinin mağdur oludğunu, davalılar hakkında ... CBS 'na suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile borçlu olmadıklarının tespit edilmesini, sahtecilik ve tahrifat sonucu piyasaya sürüler çekler nedeniyle telafisi güç ve imkansız zararların söz konusu olacağından dava sounna kadar tedbir konulmasını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmşitir.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle;Dava arabuluculuk şartı gerektirdiği halde bu başvuru yapılmadan açıldığını, Menfi tespit davalarında 2020 yılında yapılan değişliklik ile zorunlu arabuluculuk gerektiren davalar kapsamına alındığını, davanın bu şart gerçekleştirilmeden açıldığı dikkate alınarak davanın dava şartı yokluğundan dolayı duruşma beklenmeksizin dosya üzerinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava harçlandırılırken ...-TL üzerinden harç ikmal edildiğini, dava niteliği gereği belirsiz nitelikteki alacka davalarından olmadığını, harcın tamamlattırılmasını ve bu yönden davanın reddine karar verilmesini, takibin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile örnek 10 ödeme emri gönderildiğini, usulüne uygun yapılan tebligat ile takibin kesinleştiğini, borçlu - davacı ödeme emrine karşı herhangi bir imza itiraz yapmadığı gibi dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar hakkında suç duyurusunda da bulunmadığını, takibin bu şekilde kesinleştiğini, çeklerin müvekkiline ciro yolu ile geçtiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, bu nedenlerle ilk itirazlarının dikkate alınarak öncelikle bu hususlarda ara karar verilmesini ve davanın reddini, hukuki dayanaktan yoksun, usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddini, davacının bu dava açmakta kötü niyeti sabit olduğundan %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir.
Dava; Sahteciliğe dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, dava dosyası mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmadığı, dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanmadığı, mahkememizce ... tarihli tensip zaptının ... no'lu ara kararı ile arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini Mahkememize ibraz edilmesi hususunda ihtarlı 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağının mahkememize ibraz edilmediği, davacı yanın arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı tarafça Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025

Katip ...
¸e-imza

Hakim ...
¸e-imza