T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/785 Esas
KARAR NO : 2024/703
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ : 28/10/2024
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının dosya üzerinden yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... mah. ... ... No:.. ... adresinde faaliyet gösteren ... TL değerinde sermaye ile ana sözleşmesinde yazılı olan işlerde faaliyette bulunduğunu, ... ve ... ve ... işletmeciliği amacıyla kurulduğunu, müvekkilinin .. mah. ... sk No:.. ... adresinde maliki olduğu taşınmaz üzerine yapılan ... villa ve ... odalı binadan oluşan ... isimli, bölgenin ... otelin işletmesini yaptığını, Ayrıca ... mah. ... sk No:.. ... adresinde, ... m2 kapalı alanı bulunan ve halen ... adet ... bulunduğu tesiste ... faaliyetinde bulunduğunu, adına kayıtlı taşınmaz üzerine kurulan ... m2 kapalı alan örtü altı serada ... ve ... yetiştiriciliği konusunda tarımsal faaliyetinin bulunduğunu, ... merkezde bulunan ... isimli ... bayisi ve market işletmesinde de ticari faaliyetini sürdürdüğünü, gerek otel işletmesine ilave villa ve diğer tadilat işlerini yapması, gerekse ... tesisinin kurulması ve ... şirketi olan ve ödeme güçlüğüne düşen ...'ye finans sağlamak zorunda kalması gibi nedenlerle ve ayrıca son dönemde ekonomik koşullardaki daralmaya bağlı olarak ticari faaliyetleri için ihtiyaç duyulan finansmanını sağlayamaması nedeniyle ödeme ve geçici likidite sıkıntısı yaşamaya başladığını, şirket ortağının kendi öz kaynaklarını da seferber ettiğini, ancak beklenen düzeyde finans sağlama imkanı olmadığını, keşide ettiği çeklerin karşılıksız çıkmaya başladığını ve hakkında icra takipleri başlatıldığını, şirketin işletme bütünlüğünün bozulmadan faaliyetlerine devam edebilmesi için konkordato talep etmek gerektiğini, müvekkili şirketin gerek otel, gerekse ... ve ... faaliyetlerine devam etmesi halinde, çok rahatlıkla ödeme güçlüğünden çıkabileceğini, yaşamış olduğu likidite sıkıntısını ve ödeme aczini ancak konkordato yoluna başvurmak suretiyle bertaraf edebileceğini, nakit akışının düzelmesi için zamana ve konkordatonun sağlayacağı korumaya ihtiyaç duyulduğunu, müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin devamının ve bu suretle borçlarının ifasının sağlanmasının sadece müvekkili davacı şirketin değil, aynı zamanda şirket çalışanlarının, turizm, tarım ve hayvancılık sektörünün, alacaklıların ve kamunun yararına olacağını, konkordato ön projesinde müvekkili şirketin varlıklarının muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda şirketin varlıklarının toplam değeri ... TL olarak tespit edildiğini, ancak müvekkili şirketin iflas ederek varlıklarının parça parça ve icra kanalı ile satılması halinde değerinin çok altında satılacağını, çoğu teminatsız ve güvene dayalı alacaklarının da tahsilinin mümkün olmayacağını, ön projede şirketin iflası halinde varlıklarının paraya çevrilerek borçların ödenmesine göre alacaklılarının alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmayacağı karşılaştırmalı olarak belirlendiğini, müvekkili şirket hakkında öncelikle konkordato tedbir kararı ve mühlet verilerek faaliyetlerine devam etmesinin mümkün olması halinde şirket varlıklarının değerine, stok azalışı, sermaye artışı ve ticari faaliyetlerden elde edilecek karların ilave olacağını, borçlarının iflas haline göre daha yüksek oranda ve tamamen ödeme imkanına kavuşacağını, konkordato projesinin esasen vade konkordatosu talepli bir proje olduğunu, müvekkili şirketlerin borçlarının ödenmesi yolunu açmak ve ödenebilirliğini sağlamak için borçlarının %100 'ünün, yıllık %24 faizi ile birlikte konkordatonun onay ve tasdik edilmesine müteakip her ayın 25'inde ödenmek üzere toplamda 24 aylık vade içinde ödenmesi talebine dayalı olduğunu, dilekçe ekinde sunulan tüm belgelerin müvekkili şirket lehine 3 aylık geçici mühlet ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulları sağladığını, mahkememizce müvekkili şirkete atanacak komiser raporunun ve nihayetinde müvekkili şirketlerin beyanları ile alacaklıların itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde mahkememizce kesin mühlet kararı ve akabinde bir yıllık kesin mühlet içerisinde de konkordatonun tasdikine karar verileceğinin kuvvetle muhtemel olacağını, konkordato tasdikinin iflasa nazaran alacaklılar lehine olacağını, mahkememizce verilecek tedbir kararı sayesinde müvekkili şirketlerin faaliyet göstermesinin ve projelerini tamamlamasının mümkün olacağını belirterek öncelikle İİK. m. 286’da öngörülen tüm belgeleri içeren konkordato talepleri ... öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK m. 288 gereğince ilanına, geçici mühlet kararı ile birlikte şirketin ekonomik hacmi nazara alınarak bir veya iki geçici konkordato komiseri atanmasına, İİK. m. 294/1 uyarınca şirket hakkında 6183 sayılı AATUHK’a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve başlamış takiplerin durdurulmasına, İİK. m.294/1 uyarınca müvekkili şirket hakkındaki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, müvekkili şirketin konkordato başvurusundan önce keşide ettiği çeklerin 5941 sayılı Çek Kanunu m.5 gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre, kanuni ibraz süreleri içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine, ilgili bankalara müzekkere yazılmasına, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, çek hesaplarının işleyiş ve kontrolünün Mahkemece atanacak komiser/komiserlerin denetimine bırakılmasına, davacı şirketlerin konkordato talebinden önce verdiği senetlerin protesto edilmesinin tedbiren durdurulmasına, bu amaçla Türkiye Noterler Birliği’ne ihtiyati tedbir kararının gönderilmesine, müvekkili şirketin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda olduğu takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri ile İİK 78.maddesi çerçevesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczi talebini ihtiva eden haciz müzekkerelerinin gönderilmesinin tensiben önlenmesine, müvekkili şirkete karşı takas, hapis ve mahsup hakkının kullanılmasının tensiben önlenmesine, İİK. m. 295 uyarınca konkordatoya tâbi olmayan rehinli alacaklar bakımından, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak icra takiplerinde muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, şirketin bankalar nezdinde tatbik edilmiş/edilecek blokaj işlemlerinin kaldırılmasına ve şirketin üçüncü kişilere vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine, müvekkili şirketin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkil şirkete ödenmesine, müvekkili şirketin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, ... kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının müvekkili şirkete iadesine, İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca müvekkili şirkete komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve bu bağlamda mahkememizce belirlenecek işlemlerin komiserin izni ile yapılmasına, geçiçi mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde İİK m. 305 vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce dosyanın, dosyada mevcut projenin, makul güvence raporunun incelenmesinde ve UYAP üzerinden yapılan kontrolde davacı tarafça Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında açılmış derdest konkordato davasının bulunduğu anlaşılmakla, dosya getirtilerek yapılan incelemede davacı şirketin talebi üzerine Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden ... tarihinde 3 ay süre ile geçici konkordato mühleti verildiği, ... tarihinde geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, ... tarihinde de konkordato talebinin reddine ve hükmedilen tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği, henüz gerekçeli kararın yazılmadığı ve kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Dava geçici konkordato mühleti verilmesi istemine ilişkindir. HMK 386/1 maddesi gereğince çekişmesiz yargı işlerindendir. Yine HMK 114/1 maddesi gereğince aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartlarından olup, davanın derdest olmaması gereklidir. Aynı dava ise tarafları dava sebebi ve talep sonuçları aynı olan davalardır. HMK 385/1 madde gereğince niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulüne ilişkin hükümler çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. Bu durumda dava şartlarına ilişkin hükümlerin de HMK'nın 385/1 ve 322/1 maddeleri gereğince çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanması mümkündür. Derdestlik dava şartında amaç tarafları, talep sonucu ve dava sebebi aynı olan birden fazla davanın açılmasını engellemektir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı hukuki koruma sürecini başlatmış olup, aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Derdestlik dava şartının bir başka amacı da aynı konuda açılan davalarda çıkması muhtemel farklı hükümlerin önlenmesi ve dolayısıyla hukuki istikrarın sağlanmasıdır. Konkordato başvurularında derdestliğin dava şartı olarak kabul edilmemesi halinde konkordato talebi reddedilen borçlular derhal ikinci bir başvuru yaparak yeniden koruma hükümlerinden faydalanacaktır. Bu da alacaklıların zararına olup, borçlu tarafından hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Davacının yapması gereken ilk açtığı davadaki hukuki süreçte gerek proje değişikliği, gerek komiser müdahalesi, gerek istinaf vs. Kanun yollarına başvurarak sürecin lehine sonlanmasını sağlamaktır. Çünkü yeni davada ileri sürebileceği her iddia ve talebi ilk açtığı dosyada da ileri sürme talebi vardır. Aynı anda iki konkordato başvurusunun görülmesi halinde birbirine aykırı kararlar verilebileceği gibi farklı projelerin onaylanmasına ilişkin çelişkili kararların da ortaya çıkma ihtimali vardır. Bu nedenle konkordato davalarında da derdestlik dava şartlarının uygulanması gerekmekte olup, derdest bir başvuru varken yeni bir başvuru yapılmasında borçlunun korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmamaktadır. Somut olayda da davacı tarafça ilk açılan davada henüz gerekçe bile yazılmamışken, davanın niye reddedildiği belli değilken yeniden kısa bir sürede proje hazırlayıp makul güvence raporu almak suretiyle yeniden başvuruda bulunmak hakkın kötüye kullanılmasıdır. Tüm bu açıklanan nedenlerle konkordato talebi derdest olup, yeniden talepte bulunmakta davacının korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. (... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı kararı, İstinaf talebinin reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi ... esas - ... karar sayılı ilamı, kararın onanmasına dair Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın HMK 114/1-ı maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE;
2-Harç peşin alındığından harç alınmasın yer olmadığına;
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına;
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine;
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.31/10/2024
Başkan ...
(E-imzalıdır)
Üye ...
(E-imzalıdır)
Üye ...
(E-imzalıdır)
Katip ...
(E-imzalıdır)
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!