T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1083 Esas - 2024/1140
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2024/1083 Esas
KARAR NO : 2024/1140
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/07/2021
KARAR TARİHİ: 30/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin özetle; ... Genel Müdürlüğü tarafından müvekkili aleyhine Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı davası üzerinden kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil talebiyle dava açıldığını, yargılama sonunda kamulaştırma bedelinin 337.545,67 TL olduğunun tespitine karar verildiğini, 190.739,55 TL'lik kısmının kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, 146.806,12 TL'lik kısmının karar kesinleştiğinde faizi ile birlikte davalılara ödenmesine karar verildiğini, davalı bankanın depo edilen kamulaştırma bedelini en yüksek mevduat hesabına yatırarak nemalandırması ve kesinleşmesi sonrası toplam faizi ile ödemesi gerekirken serbest piyasada mevduata üçer aylık dönem için uyguladığı faizin üçte biri oranında faiz uygulayarak hak sahiplerine ödeme yaptığını öne sürerek sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince aradaki fark bedelinin tahsili için şimdilik 100 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; kamulaştırma bedelinin nemalandırılmasının Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgelere uygun olduğunu, Adalet Bakanlığının ilgili genelgeleri ile açılan hesapların Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği kapsamında olmadığını, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği oranlarının değil diğer kamu bankalarındaki tabela faizlerinin referans alındığını, Bankada nemalandırılan ihale bedellerine dönem itibariyle hangi bankanın tabela faizi daha yüksek ise o faiz oranı uygulandığını, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu değişken faiz oranlarının her dönem için 3 kamu bankasının uyguladığı tabela faizlerinin değişkenliğinden kaynaklandığını, dava konusu işlemde keyfi veya mevzuata aykırı davranmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, bankaya depo edilen kamulaştırma bedeline serbest piyasada uygulanan faizden daha düşük faiz uygulanması nedeniyle oluşan munzam zararın tazmini taleplidir.
6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Eldeki dava, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talebini içeren ticari davadır. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Davacı vekiline, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı davetiye gönderilmiş, gönderilen meşruhatlı davetiye 09/10/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dosyaya sunulmamıştır. Hal böyle olunca, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/10/2024
Katip Hakim
E-imzalıdır E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!