T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/481 Esas - 2024/203
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/481 Esas
KARAR NO : 2024/203
HAKİM : ...
KATİP :...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
....
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVA : Telif Tazminatı
DAVA TARİHİ : 27/10/2023
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Telif Tazminatı davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 27/10/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının lisans hakkı kendisine ait olan "..." isimli bilgisayar yazılımının FSEK uyarınca eser sahibi hakkı olduğunu, ... yazılım programını .... nezdinde 24.05.2012 tarihinde tescil ettirdiğini, şirketin yazılım sektörünün kendine has özellikleri nedeniyle ... nezdinde ... isim hakkının marka tescilini de ... nosu ile gerçekleştirmiş olduğunu, "..." isimli programın, sahibinin hususiyetini taşıyacak şekilde şekillenmiş, FSEK’te bulunan eser türlerinden fikri bir çabanın ürünü olması nedeniyle ilim ve edebiyat eseri vasfında olduğunu, müvekkilinin, tüm yasal hakları kendisinde bulunan bu programın kullanılması ve sair şekilde çoğaltılması, değiştirilmesi, işlenmesi, tersine mühendislik işlemine tabi tutulması, tamamının veya bir bölümünün başka bir şekilde kullanılması v.b. konularında yurt içinde veya yurt dışında hiçbir kişi ya da kuruluşa izin ya da yetki vermediğini, davalı firma tarafından lisanssız bir şekilde ... programının ve ürünlerinin kullanıldığı ihbarı sonrasında .... sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere "..." adresinde davalı şirketin iş sahibi olduğu, yapılan tespit işlemi sırasında birden çok bilgisayarın mevcut olduğu ve toplam 1 adet bilgisayarda ... yazılımının bulunduğu ve inceleme sırasında da aktif ve çalışır durumda bulunduğu, kurulum işleminin lisanssız yazılım kurulum araçları ile yapılmış olduğunun tespit edildiğini, "..." " isimli .... adresli bilgisayarda, mali hakları müvekkili şirkete, lisans hakları .... A.Ş'ye ait olan ... 5.2 programının demo olmadığı ve aktif olarak kullanıldığı, denetim masasından ... programının kurulum bilgilerine bakıldığında programlarının 08.03.2023 tarihinde kurulmuş olduğu, ... yazılımına modüller yüklü olduğu ve bunların "...." olduğu, bilgisayarda ... programının uzantısı olan *.ncz ile yapılan aramada çeşitli isimlerle adlandırılmış 157 adet öğe bulunduğu, ilgili bilirkişi raporu ile birlikte davalı firma tarafından müvekkil şirket yazılımlarının izinsiz olarak korsan diye tabir edilen biçimde yüklenmiş ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin, davacının sahibi olduğu bilgisayar yazılımlarını herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın, şifre kırmak suretiyle bilgisayarında kullandığı, işi ve faaliyet alanı gereği bu programlardan haksız kazanç elde ettiğinin açıkça ortaya çıktığını, davalının FSEK mevzuatına aykırı hareket etmek suretiyle müvekkil şirketin mali haklarına tecavüz ettiğini ifade ederek; FSEK m.68 hükmü uyarınca bilgisayar programlarının davalı tarafından izinsiz ve lisanssız kullanılması nedeniyle müvekkil şirketin mali hakları ihlal edildiğinden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin öncelikle programların yükleme tarihlerinin tespit edilmesi halinde yükleme tarihinden itibaren, mümkün olmaması halinde ise haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 30/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu yazılım programının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser mahiyetinde olmadığı, bahsedilen yazılım programının vasat bir bilgisayar kullanıcısı tarafından internetten kolaylıkla indirilebilir nitelikte piyasaya sürülmüş bir yazılım programı olduğu, davacı şirketin, dava konusu etmiş oldukları yazılım programını vasat bir bilgisayar kullanıcısı tarafından internetten kolaylıkla indirebilmesi için gerekli tüm zemini kendisi sağladığı, bilgisayar yazılımını kesinlikle kendisi koruma gayreti içerisinde olmadığı, davacı vekilinin, davalı müvekkil şirketin dava konusu edilen yazılımın şifresini kırmak suretiyle izinsiz olarak bilgisayarına yüklediğinin mahkemece tespit edildiğini beyan ettiği, bunun doğru bir iddia olmadığı, .... Mahkemesi'nin değişik iş dosyası ile tespit edilen hususus sadece dava dilekçesinde iddia edilen bir kısım yazılımın müvekkil şirket çalışanına teslim edilen bilgisayarda bulunduğu hususu olduğu, müvekkil şirketin, inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğu, şirket bünyesinde yaklaşık 60'a yakın teknik personel bulunduğunu, ortalama 30-40 civarında bilgisayar dağıtılmakta ve teknik personel tarafından bu bilgisayarların kullanılmakta olduğu, teknik personellerin her birine zimmet tutanağı ile zimmetli olarak teslim edilen bilgisayarların her türlü kullanım ve hakimiyeti zimmet ile teslim edilen teknik personele ait bir konu olduğu, bir kısım zimmet teslim tutanağı ile dava konusu yazılımın yüklendiği bilgisayar yönünden imzalanan zimmet teslim tutanağının dilekçe ekinde sunulduğu, davalı müvekkili şirketin dilekçe ekinde sunmuş olduğu zimmet teslim tutanağı ile teslim ettiği çalışanına söz konusu yazılımın bilgisayara yüklenmesi yönünde hiçbir emir ve talimatı bulunmadığı, davalı müvekkil şirketin çalışanına teslim etmiş olduğu bilgisayarına bahse konu yazılımı yüklemesi konusunda emir ve talimat vermesi için herhangi bir ihtiyacı da bulunmadığı, davalı müvekkilin ... taşeronu olup inşaatların yapımı esnasında kullanılabilecek her türlü teknik ekip, ekipman ve programların müşavir firma ...'tan temin edilebildiği, davalı müvekkil şirketin bahse konu yazılımı veya muadil yazılımları rahatlıkla müşavir firmadan temin edebilme imkanı mevcut iken bilgisayarı kullanmakta olan işçinin tamamen kendi inisiyatifi doğrultusunda bilgisayara program indirilmiş olmasının, davalı şirketin hukuki sorumluluğu sonucunu doğurmayacağı, öte yandan teknik personellere dağıtılan bilgisayarların sürekli olarak kontrol etme yükümlülüğünün de davalıdan beklenemeyeceği, davacı şirketin bahsettiği programın, davalıya ait işin olmazsa olmazını oluşturan bir program da olmadığını, bahsedilen programın, bir işin yapılmasını temin etmemekte, sadece o işi yapan kişinin yaptığı işi kolaylaştırıcı nitelikte bulunduğunu, bahsedilen program kullanılmasa dahi davalı şirketin faaliyetinin her halükarda devam ettiği, davayı kabul etmemekle birlikte, davacı tarafından sunulacak emsal lisans sözleşmelerini de kabul etmediklerini, tamamen serbest piyasa ekonomisi ve sözleşme serbestisi ilkesi içerisinde imzalanan sözleşmelerin emsal mahiyette kabul edilemeyeceğini belirterek; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizce tahkikat aşamasına geçildikten sonra davacı vekili 28/03/2024 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduklarını belirterek davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 27/03/2024 tarihli dilekçesi ile davacı yan ile sulh olduklarını beyan ettiği gözlemlenmiştir.
Yargılama giderlerinden biri olan arabuluculuk ücreti bakımından tarafların anlaşıp anlaşmadıklarının tespiti bakımından oluşturulan 30/04/2024 tarihli ara karara karşı taraf vekillerinin vermiş oldukları 07/05/2024 tarihli beyan dilekçelerine göre tarafların bu hususta da sulh oldukları anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK m.313/1 hükmüne göre; Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. HMK m.315/1 hükmüne göre; sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Somut olayda taraf vekillerinin vekaletnameleri incelendiğinde; sulh olma hususunda açıkça yetkilendirildikleri, tarafların karşılıklı olarak sulh beyanında bulundukları anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M :
1-Davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu m.22 hükmü uyarınca alınması gereken 427,60*2/3=286,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 16,15 TL'nin harç tahsil sınırının altında kaldığı anlaşıldığından harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 630,00 TL tebligat-posta masrafı, 2.001,90 TL .... D.iş sayılı dosyasından sarf edilen delil tespiti masrafı olmak üzere toplam 12.210,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 38,40 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Tarafların sulh olmaları nedeniyle karşılıklı olarak vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Tarafların beyanları dikkate alınarak; 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/05/2024
Katip ...
E imzalıdır
Hakim ...
E imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!