WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

ANKARA 5. FIKRI VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/392 Esas - 2023/143
TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/392 Esas
KARAR NO : 2023/143

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 20/10/2022
KARAR TARİHİ : 24/03/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 20/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile müvekkilinin grup şirketi ... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş.'nin eskiye dayalı kullanımı ve marka tescilleri bulunmakta olduğunu, müvekkili şirket, ...'un ... ilçesinde özellikle konaklama sektöründe faaliyet göstermek amacıyla 1985 tarihinde kurulmuş köklü bir şirket olduğunu, her ne kadar davalı şirketin "... grubu" markasına istinaden, "..." ibareli marka başvurularının reddine karar verilmiş olduğunu ve ... kararı ile işbu ret kararı isabetli görülmüş olsa da, müvekkili şirketin başvuru konusu markayı eskiden beri kullanıyor olması ve müvekkili şirket ile grup şirketine ait "..." ibaresini içeren çeşitli marka tescilleri göz önüne alındığında, Kurum kararının hukukiliğinden bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını, "..." markasının başka hiçbir firma tarafından kullanılmamakta olduğunu, ilgili marka ile kurumun ret kararında belirtilen davalı şirkete ait "... grubu" markası arasında herhangi bir benzerlik de bulunmadığını, davalı Kurum nezdinde marka unsurları aynı olmasına rağmen group/grup ibaresi ile tescil edilen emsal markaların dilekçede gösterilmiş olduğunu, işbu tescil örneklerinden de görüleceği üzere, "..." ibareli müvekkili markasına yapılan davalı şirket itirazları ve bu itirazlar neticesinde başvurularının reddine ilişkin kararın haksız ve mesnetsiz olduğunu, ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın tescil edilmemesi halinde müvekkilinin kullanmış olduğu marka ibaresi üzerindeki tüm hakları sekteye uğrayacağını, markasının tescil edilmemesi durumunda, markasına ve hizmetlerine yönelecek tecavüzleri önlemek amacı ile müvekkilinin yapmış olduğu girişimler, yatırımlar ve harcamaların boşa gideceğini, karşı tarafın da bundan haksız kazanç sağlayacağını beyanla; davanın kabulü ile müvekkili şirketin ... nolu marka tescil başvuru talebinin reddine ilişkin .... 'nın 22.08.2022 tarihli kararının iptaline karar verilmesini talep etmektedir.
CEVAP:
Davalı ... vekili 01/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı Aslı ... tarafından
08.04.2021 tarihinde tescili talep edilen, ... başvuru numaralı, “...” ibareli
marka başvurusunun; davalı adına tescilli ... sayılı; "... grubu" ibareli marka ile benzer olmadığını ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını iddia etmekte olduğunu, bu iddianın haksız
ve hukuka aykırı bir iddia olduğunu, davaya konu edilen marka başvurusu ile
itiraza mesnet markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmakta olduğunu, davacı tarafından yapılan “...” ibareli marka tescil başvurusu incelendiğinde;
markanın kendine özgü ve ayırt edici bir niteliğinin olmadığını, kullandığı kelimenin itiraza
mesnet marka ile aynı olduğunu, markanın ayırt edicilik fonksiyonunun yerine getirilmediğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olduğunun sabit olduğunu, dava konusu marka tescil başvurusu ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka arasında
karşılaştırma yapıldığında ihtiva ettikleri unsurların tamamı ve bütün olarak bıraktıkları izlenim
itibariyle, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere
karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olduklarını, marka tescil başvurusu ile itiraz
gerekçesi markanın aynı kelime unsurunu içerdiğinin açıkça ortada olduğunu, hukuka aykırı olarak açılan iş bu davada, öncelikle davanın süresi içinde açılıp açılmadığının
tespiti ile süre aşımı halinde usulden reddine, esasa ilişkin olarak davacı tarafın tüm talepleri
ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Şirketi vekili 22/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili .... Şirketi'nin, yıllara dayanan tecrübesi ve kaliteli hizmeti ile, müşterilerine
vermiş olduğu güvenle ...’nin her yerinde gümrükleme, taşımacılık ve depolama
hizmeti vermekte olup müşterilerinin çeşitli alanlardaki ihtiyaçlarını büyük bir
özveriyle karşılamakta olduğunu, deneyimli kadrosu ve hızlı servisi ile uluslararası nakliye
şirketlerinin depolama, ithalat, ihracat taşımaları ve gümrükleme işlemlerini
gerçekleştirmekte olduğunu, müvekkili şirketin, 30 yılı aşkın tecrübesi ile hem yerel hem
uluslararası platformdaki rakiplerinin önünde, müşterilerine dünya çapında hizmet
sunmakta olduğunu, müvekkil şirket 30 yılı
aşkın bir süredir hem ... hem dünya çapında çeşitli hizmetlerini
sürdürmekte olup, önemli bir tanınmışlığa ulaşmış olduğunu, davalı müvekkili şirketin ... markası altında sunduğu hizmetin, sektörde
dikkat çeken ilklerden birisi olduğunu, bu sayede bilinirliği yüksek “...” ibareli markaları tüketiciler nezdinde maruf ve meşhur hale getirmiş olduğunu, davacının eskiye dayalı kullanıma ve kazanılmış hakka ilişkin
iddiaların maddi gerçekten uzak olduğunu, “...” markaları üzerinde
gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu, huzurdaki davada SMK 6/1 şartlarının oluşmuş olduğunu, ... kararının bu
anlamda tamamen hukuka uygun olduğunu, taraf markalarının kapsadıkları ürün/hizmetler
aynı/benzer olduğunu, huzurdaki olayda karıştırılma ihtimali şartı da gerçekleşmiş olduğunu, dava konusu markanın tescil edilmesinin haksız rekabet teşkil edeceğini beyanla; ...’nın ...’nun ... numaralı nihai kararının iptali talebiyle açılmış davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmektedir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davacıya ait ... sayılı "...+..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait redde mesnet ... sayılı marka arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacının önceki tarihli markalardan kaynaklı müktesep hakkının bulunup bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü gerçek hak sahipliği iddiasının nispi tescil engelini bertaraf etme kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İşlem dosyasının tetkikinde; Davacının "...+..." ibaresini 43.sınıfta bulunan hizmetlerin tescili amacıyla 08.04.2021 tarihinde gerçekleştirdiği ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.05.2021 tarih ve 373 sayılı .... 'nde yayımlandığı, davalı yanın 26.07.2021 tarihinde SMK m.6/1, m.6/3 ve m.6/9 hükümleri uyarınca ... sayılı markayı mesnet göstererek yayına itiraz ettiği, davacının 23.09.2021 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, yayına yapılan itirazın ...'nca SMK m.6/1 hükmü uyarınca kabul edildiği ve başvurunun reddedildiği, bu karara karşı davacı tarafından 17.05.2022 tarihinde itirazda bulunulduğu, itirazı değerlendiren ... 'nun ... sayılı ... kararı ile; itirazı ve başvurunun reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 23.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir.
Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür.
Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, redde mesnet marka ve tüm dosya kapsamına göre;
... 'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (...) Eldeki dava da ... kararının iptali istemine ilişkin olarak açıldığından; ... karar tarihi olan 22.08.2022 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır. Bu nedenle marka işlem dosyasına sunulmayan, ancak dava aşamasında ibraz edilen bilgi ve belgeler değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.
", redde mesnet ... sayılı marka kapsamında yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." ile AYNI'dır.
Dava konusu marka başvurusu incelendiğinde; koyu turkuaz renkli dikdörtgen bir zemin üzerinde "G" ve "H" harflerinin stilize şekilde bir araya getirilmesi ile oluşturulan logo bulunduğu, bu logonun altında "..." ibaresine yer verildiği, bu ibarenin de altında "..." ibaresine yer verildiği, bu ibarenin altında dört adet yıldız figürüne yer verildiği, logo unsurunun; "..." ibarelerinin baş harflerine atıf yapacak şekilde dizayn edildiği, "..." kelimesinin davaya konu hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, logo unsurunun "..." sözcüğünün önüne geçecek nitelikte olmadığı, dört adet yıldız figürünün özellikle otelcilik sektörü bakımından tasviri nitelikte olduğu, buna göre başvuru markasının esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu tespit edilmiştir.
Redde mesnet marka incelendiğinde; kırmızı renkli bir çember içinde birbirinin simetriğini oluşturan iki adet "G" harfinin birleşimi ile oluşturulmuş logo unsurunun hemen yanında kalın punto ve siyah renk ile "..." ibaresinin bulunduğu, bu ibarenin de hemen yanında ince punto ve siyah renk ile "grubu" ibaresine yer verildiği, "grubu" sözcüğünün ticari hayatta herkes tarafından kullanılabilen ve bu nedenle somut ayırt ediciliği bulunmayan bir kelime olduğu, logo unsurunun "..." sözcüğünün önüne geçecek nitelikte olmadığı, buna göre redde mesnet markanın esaslı unsurunun "..." sözcüğü olduğu tespit edilmiştir.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; gerek kapsamlarındaki hizmetlerin, gerekse markaları oluşturan esaslı unsurların (...) aynı olduğu, buna göre; daha önce redde mesnet markayı gören, işiten, bu markalı hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu markayı redde mesnet marka ile ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, bu marka ile redde mesnet marka sahibinin aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacağı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, söz konusu markaların piyasada uzun süre birlikte var olduklarını gösterir marka işlem dosyasında yeterli ispat aracı bulunmadığından fiili olarak markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bertaraf edildiğinin de söylenemeyeceği, kanaatine varılmıştır.
Davacı yan müktesep hak iddiasında bulunduğundan bu husus aşağıdaki şekilde irdelenmiştir.
... . sayılı “...” kararında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir.
.... Sayılı kararına göre; Bir işletme tarafından uzunca süredir kullanılan markanın asli unsuru muhafaza edilerek ve markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye yenilenmiş bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını veren yeni markalar yaratmak amacıyla önceki markada yer alan asıl unsurun yanına başkaca asli ve/veya tali unsurlar ekleyerek oluşturduğu markaların seri marka olarak kabulü olanaklıdır. Bu tür markalar niteliği itibariyle 556 sayılı KHK'nın 55. maddesinde tanımlanan ortak markalara benzemekle birlikte; seri markalar, ortak markalarda mevcut olan bir grupta yer alan işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerden ayırt edilmesi fonksiyonu, teknik yönetmelik gibi özelliklere sahip olması gerekmeyen ve esasen ortak asli unsuru taşımakla birlikte her biri diğerinden bağımsız nitelikteki ticaret ve hizmet markalarıdır.
Bu karar içeriğinden de anlaşılabileceği üzere müktesep hakkın kabulü üç koşula bağlanmıştır. Bunlar:
• müktesep hak iddia edilen marka ile davaya konu markadaki asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markaya karşı hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması ve bu markanın çekişmesiz şekilde kullanılması,
• markalar arasında işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunması,
• dava konusu markada, müktesep hak iddia edilen markaya nazaran kapsamın genişletilmemiş olması.
Bu üç şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder.
Bu üç şartın gerçekleştiği durumlarda marka sahibi kazanılmış hak elde eder. Hemen belirtmek gerekir ki; yukarıdaki şartlar sağlansa bile, sonraki tarihli marka başvurusu, itiraza mesnet markaya yakınlaşma ve bu yolla haksız yararlanma tehlikesi oluşturmamalıdır. Burada irdelenmesi gereken husus; marka olarak seçilen işaretin önceki tarihli kök seri markaların yenilenmesi suretiyle mi oluşturulduğu, yoksa itiraza mesnet markalar ile yakınlaşarak onunla iltibas tehlikesi doğurma tehlikesi oluşturacak şekilde mi mizanpajının yapıldığıdır. Daha ilk bakışta başvurunun kök markanın değil de, itiraza mesnet markanın yeni düzenlenmiş bir versiyonu olduğu yönünde ortalama tüketici nezdinde izlenim doğuyorsa, önceki kök markalardan kaynaklı müktesep hak şartlarının doğduğundan söz edilemez. Bu itibarla seri marka olarak tescili talep edilen işaret, kök markadan esaslı farklılıklar göstermemeli ve seri marka seçilirken itiraza mesnet markaya yakınlaşacak font, renk, mizanpaj değişikliklerinden kaçınılmalıdır. (...)
Müktesep hak iddiası bakımından hemen belirtmek gerekir ki; önceki tarihli markanın çekişme konusu olmaktan çıkması hali tek başına müktesep hak şartlarının doğumunu sağlamaz. Önceki tarihli markanın başvuruya konu emtialar bakımından aynı zamanda fiili olarak kullanıldığının da ispatlanması gerekir. Zira, müktesep hak müessesesinin kabul edilmesinin amacı, önceki tarihli markanın uzunca süredir kullanımı nedeniyle ilgili tüketici kesiminde oluşan imajın, sonraki tarihli marka başvurusuna sirayet etmesini sağlamaktır. Bu nedenledir ki, fiilen kullanılmayan önceki tarihli markanın ilgili tüketici kesiminde bir imaj duygusu oluşturduğundan söz edilemez. Olmayan imajın yenilenen yeni bir marka başvurusuna aktarımı da dolayısıyla söz konusu olamaz. Müktesep hak şartları bakımından yukarıda ifade ettiğimiz görüşü destekler nitelikte, .... sayılı kararında, önceki markanın fiilen kullanılmasını, müktesep hakkın doğumu bakımından gerekli görmüştür.

Somut olayda yapılan incelemede; Davacı yanın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği ... sayılı marka dava dışı ... adına kayıtlıdır. Davacı yan her ne kadar söz konusu şirket ile kendisinin aynı grup şirketi olduğunu ileri sürse de, adı geçen dava dışı şirket, davacıdan ayrı tüzel kişiliği haizdir. Bu nedenle dava dışı şirket adına kayıtlı marka mesnet gösterilerek iş bu dava konusu marka başvurusu bakımından müktesep hak iddiasında bulunulamayacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı yanın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği ... sayılı marka yenilenmemesi nedeniyle hükümden düşmüştür. Söz konusu markanın başvuru tarihi 31/08/2010 olup, on yıllık korumanın son günü 31/08/2020 tarihidir. Dava konusu marka başvuru tarihi 08/04/2021 olup, bu tarih itibariyle davacıya ait söz konusu markanın koruma süresini doldurduğu anlaşıldığından, söz konusu marka nedeniyle de başvuru markası bakımından müktesep hak iddiasında bulunulamayacağı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle davacı yanın müktesep hak iddiası yerinde bulunmamıştır.
Davacı vekili her ne kadar gerçek hak sahipliği bulunduğunu ileri sürse de, bu husus somut olayda davalı kurumun SMK m.6/1 hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette değildir. Davacı yanın bu iddiası, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü davasında veya redde mesnet marka başvurusunun tescili aşamasında itiraz veya hükümsüzlük sebebi olarak ileri sürülebilirse de, somut olaydaki gibi dava konusu marka başvurusu bakımından davalı ...'in SMK m.6/1 hükmü uyarınca redde mesnet markayı baz alarak yaptığı değerlendirmede bu hususu değerlendirme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı yanın marka işlem dosyasına ibraz ettiği faturalar ve otel görüntülerinin iş bu dava bakımından davacı yanın gerçek hak sahibi olduğundan bahisle davalı kurumun SMK m.6/1 hükmü uyarınca yaptığı nispi tescil engeli değerlendirmesini bertaraf etme kabiliyetinin olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda izah edilen gerekçelerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 99,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 62,70 TL vekalet harcı, 244,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 468,10 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... ... Şirketi tarafından yapılan 37,10 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...Şirketi'ne verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin, Davalı Kurum vekilinin ve Davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/03/2023

Katip ...
E-imza

Hakim ...
E-imza