T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/301 Esas
KARAR NO : 2023/239
DAVA : Marka (Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü - Marka Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ : 16/08/2022
KARAR TARİHİ : 12/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü - Marka Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili 16/08/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ... Ürt. Tic. Paz. Ltd. Şti’nin ortak ve yetkilisi olduğunu, söz konusu şirketin 1973 yılında .... ’da faaliyete başladığını, başlangıçta sadece sucuk ve pastırma üreten firmanın günümüzde 10 farklı ürün çeşidinde 300’e yakın ürün ürettiğini, ülkemizin farklı yerlerinde bulunan 5 bölge müdürlüğü ve bunlara bağlı bayi ağı ve zincir marketler kanalıyla ülkemizin her yerine hizmet ettiğini, “...” ibaresini içerir .... sayılı markaların müvekkiline ait olduğunu, müvekkiline ait markaların ... ... firması tarafından 1980’li yıllardan beri etkin ve kesintisiz olarak kullanıldığını, markaların halk tarafından bilinir ve müvekkilinin işletmesiyle ilişkilendirilir hale geldiğini, davalının ... numaralı “... ... ... süt ve süt ürünleri” ibareli markanın 29 ve 35. sınıflarda tescil edildiğini, davalı markasının müvekkiline ait “...” markalarıyla iltibas yarattığını, davalının "..." ibaresini kullanması halinde tüketici nezdinde işletmesel köken anlamında bir bağlantı kurulma ihtimali olduğunu, markaların görsel, fonetik, anlamsal, okunuş ve işitsel olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, markaların kapsadığı mal/hizmetlerin de aynı/benzer olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi çabaları sonucu markasını ayırt edici ve sektöründe tanınan bir marka haline getirdiğini, davalının haksız kullanımının “...” marka ürünlerin piyasa ve tüketici nezdindeki konumuna ve imajına telafisi imkansız zararlar verdiğini, markanın ayırt ediciliğini olumsuz etkilediğini, müvekkilinin “...” ibareli tescilli markalarının seri marka niteliğinde olduğunu, davalı marka başvurusunun müvekkili markalarının tescilli olduğu 29. sınıf bakımından yapıldığını, davalının markasındaki “...” kelimesinin müvekkili markası ile aynı olacak şekilde kullanarak tecavüz oluşturulduğunu, davalı markasında “...” ifadesinin öne çıkarılıp vurgulanarak kullanıldığını beyanla; davalıya ait ... sayılı markanın 29. sınıf bakımından hükümsüzlüğüne, aksi halde markalardan “...” ibaresinin çıkartılmasına, davalının markayı haksız kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ..., dava dilekçesinin kendisine tebliğine rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığından, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır.
UYUŞMAZLIK:
Dava, 6769 sayılı SMK m.29 ve m.149 vd hükümlerine göre marka hakkı ihlâlinin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ile 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan davalı markasının kısmen hükümsüzlüğü istemlerine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
I-Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından; Davalıya ait ... sayılı "..." ibareli marka ile davacıya ait hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında "29.SINIF: ..., balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." emtiaları bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, dava konusu markanın yukarıda belirtilen emtialar bakımından hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği, bunun mümkün olmaması halinde; dava konusu markadan "..." ibaresinin çıkarılmasının hukuken mümkün olup olmadığı,
II-Marka Hakkı İhlali İddiası Bakımından; Davalının davacıya ait "..." ibareli marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerinin bulunup bulunmadığı, varsa muhtemel tecavüz eylemlerinin önlenmesi, tecavüz eylemlerinin sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerinin yerinde olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı süresinde cevap dilekçesi sunmadığından dilekçe teatisi tamamlanmış, davacı yanın sunduğu deliller alınmış, marka tescil belgeleri getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, bilirkişi heyetinden maddi vakıalara ilişkin rapor alınmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE:
I-Markanın Kısmen Hükümsüzlüğü İstemi Bakımından Yapılan Değerlendirme
Davacı taraf, davalıya ait marka kapsamında 29. sınıfta yer alan emtialar bakımından hükümsüzlük talep etmiştir. Dava konusu marka kapsamında yer alan ve iş bu davanın konusunu oluşturan emtiaların tamamı, davacıya ait markalar kapsamında aynen yer almaktadır. Ayrıntılı olarak ifade etmek gerekirse;
• Dava konusu marka kapsamında yer alan “29. sınıf: ..., balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri.” emtiası, ... sayılı marka haricinde davacıya ait tüm markalar kapsamında aynen yer almaktadır.
• Dava konusu marka kapsamında yer alan “29. sınıf: Kuru bakliyat.” emtiası, davacıya ait ... sayılı markalar kapsamında aynen yer almaktadır.
• Dava konusu marka kapsamında yer alan “29. sınıf: Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.” emtiası, davacıya ait .... sayılı markalar kapsamında aynen yer almaktadır.
Sonuç olarak, dava konusu markalar kapsamında yer alan ve iş bu davanın konusunu oluşturan 29. sınıftaki bütün emtialar, davacıya ait markalar kapsamında aynen yer almakta olup, taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Taraf markalarında aynı/aynı tür olarak belirlenen emtialar “...” sektörüne dahil, tüketicisi halk olan, hemen her yaştan ve kesimden tüketiciye hitap eden ürünler olup, özel bir tüketici kesimine hitap etmeyen, nispeten kısa zaman aralığında tercih yapılarak satın alınan, sık tüketilen gündelik ürünler olup, görece olarak yüksek fiyatlı olarak nitelendirilemeyecek ürünlerdir. Bu nedenle, 29. sınıfta yer alan emtialar yönünden ilgili tüketicinin makul düzeyde bilgiye ve ortalama seviyede dikkat ve özene sahip olduğu değerlendirilmiştir.
Davacıya ait markalar incelendiğinde; davacı markalarının ... ibaresinin tek başına kullanıldığı ya da ... ibaresinin yanına ilave yardımcı unsurların eklendiği (şarküteri, kangal, catering) veyahut ... ibaresinden türetilmiş çeşitli kelimelerden (... vb.) ya da ... kelimesinin yanına slogan niteliğinde kelime grupları (sofraların sultanı, gülümseten lezzet, gülümseten ziyafet, mutlu ... kendini) eklenerek oluşturulmuş markalar olduğu görülmüştür. Davacının markalarının geneli kelime markası olmakla birlikte ... sayılı markada ... ibaresinin yazılı bulunduğu kırmızı, yeşil, beyaz renklerden oluşturulmuş bir fon ile ... sayılı markalarda kırmızı, yeşil, sarı ve beyaz renklerden oluşturulmuş bir fon ile büyük baş hayvan figürü yer almaktadır. Dolayısı ile davacının adına tescilli markalarının geneline bakıldığında ... unsurlu veyahut ... esas unsurlu markalar olduğu görülmekle birlikte ... kelimesinden türetilmiş ibarenin esas unsur olduğu (... vb.) markaları bulunmaktadır.
Davalının tescilli markasında; ”...” ibaresi ön plana çıkarılmıştır. ”...” ibaresi ise farklı renkte ve farklı satırda, farklı puntoda yazılarak bir isim tamlamasından ziyade, tali unsur gibi kullanılmış ve ”...” kelimesi ön plana çıkarılmıştır. Benzer husus, markada yer alan ”...” kelimesi için de geçerlidir. ”...” kelimesi, ”...” kelimesinin sol üst köşesinde, çok küçük punto ile konumlandırılmıştır. Bu nedenle, marka ”... ...” gibi bir bütün olarak algılanmamakta, “...” kelimesinin bir ilçe ismi olarak markada bulunduğu izlenimi yaratmaktadır. Davalının kullanımında yer alan “süt ve süt ürünleri” ise, yapılan işi anlatan, tanımlayan bir ibare olup, marka vasfı bulunmamaktadır. Sonuç olarak, dava konusu markayı gören bir tüketici, ilk olarak ”...” kelimesini algılayacaktır.
Taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan bütün emtialar bakımından, taraf markaları arasında ayniyet bulunduğu, davacıya ait markaların esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, benzer şekilde dava konusu edilen markanın da esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, taraf markalarının esas unsur bazında ayniyet taşıdığı ve sınıfsal olarak da aynı emtialar üzerinde tescilli olduğu gözetildiğinde, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, önceden bildiği ve tanıdığı davacıya ait markalar ile davalının dava konusu edilen markasını birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu, markaların birbiri ile karıştırılma tehlikesi bulunması nedeniyle, somut olayda dava konusu markanın işbu davaya konu emtiaları yönünden taraf markaları arasında markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davacı yanın tanınmışlık iddiası incelendiğinde; ... kayıtlarında tanınmış marka belgesinin olmadığı, davacı markalarının tanınmışlığın ispatına yönelik ...’de gerçekleşen tanıtım faaliyetlerine ilişkin dosyaya herhangi bir belge, ilan, reklam harcaması, haber, dergi vb. tanıtım malzemesi sunulmadığı, tanınmışlığın değerlendirilebileceği herhangi bir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, bu nedenle iddia edilen tanınmışlığın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; somut olayda, davaya konu emtialar bakımından SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu tespit edildiğinden, SMK m.25 hükmü uyarınca; davalıya ait ... sayılı markanın "29.SINIF: ..., balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." emtiaları bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE karar verilmiştir.
II-Marka Hakkı İhlali İstemi Bakımından Yapılan Değerlendirme
Davacının bildirdiği, "..../" ve "..." ibareli internet siteleri içeriğinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmıştır. ... adresi, aktif/kullanımda olan bir site olmadığı gibi, herhangi biri adına kayıtlı olmadığından,... adresinde satılık görünmektedir;
.... adresinin, arşiv kayıtlarına da ulaşılamadığından, bu adres üzerinde inceleme yapılamamıştır.
... adresi incelendiğinde ise; bir sosyal medya hesabı olan sayfada ilk paylaşımın 15.04.2021 tarihinde yapıldığı, son paylaşımın 20.01.2023 tarihinde yapıldığı, bu tarihler arasında toplam 23 gönderi paylaşıldığı, sayfanın 232 takipçisi olduğu tespit edilmiştir.
Sayfada; “... çeşitleri”nin tanıtımı yapıldığı, bir kısım gönderilerde fiyat bilgisinin de yer aldığı tespit edilmiştir. Bu emtia, ... tarafından yayınlanan Sınıflandırma Tebliği’nde “29. Sınıf: Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).” alt sınıfı kapsamında yer almaktadır. Bu emtia sınıfı, davacı adına kayıtlı ... sayılı markalar kapsamında aynen yer almaktadır. Davalının satışını yaptığı “...” emtiası, davacıya ait markalar kapsamında yer alan diğer ... ürünleri ile de benzer yerlerde satışa sunulma, birbirini tamamlama, benzer alıcı çevresine hitap etme, benzer ihtiyaçları karşılama, soğuk zincir ile ortak dağıtım kanalına sahip olma, marketlerde aynı/yan yana reyonlarda satışa sunulma, birbirleri arasında hammadde/yarı mamül ilişkisi bulunma gibi özellikler nedeniyle, benzerlik taşımaktadır. Dolayısıyla davalının kullanımlarının davacı markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/benzer olduğu, kullanımlar bakımından sınıfsal benzerlik şartının sağlandığı sonucuna varılmıştır.
Davacıya ait markalar incelendiğinde; davacı markalarının ... ibaresinin tek başına kullanıldığı ya da ... ibaresinin yanına ilave yardımcı unsurların eklendiği (şarküteri, kangal, catering) veyahut ... ibaresinden türetilmiş çeşitli kelimelerden (... vb.) ya da ... kelimesinin yanına slogan niteliğinde kelime grupları (sofraların sultanı, gülümseten lezzet, gülümseten ziyafet, mutlu ... kendini) eklenerek oluşturulmuş markalar olduğu görülmüştür. Davacının markalarının geneli kelime markası olmakla birlikte ... sayılı markada ... ibaresinin yazılı bulunduğu kırmızı, yeşil, beyaz renklerden oluşturulmuş bir fon ile ... sayılı markalarda kırmızı, yeşil, sarı ve beyaz renklerden oluşturulmuş bir fon ile büyük baş hayvan figürü yer almaktadır. Dolayısı ile davacının adına tescilli markalarının geneline bakıldığında ... unsurlu veyahut ... esas unsurlu markalar olduğu görülmekle birlikte ... kelimesinden türetilmiş ibarenin esas unsur olduğu (... vb.) markaları bulunmaktadır.
Davalının kullanımları ise; ".... " ve "..." şeklinde olup, davalının kullanımı kelime, şekil ve renk unsurlarının birlikte kullanıldığı karma nitelikte markalardır. Davalının markasal kullanımlarında ”...” ibaresi ön plana çıkarılmıştır. ”...” ibaresi ise farklı renkte ve farklı satırda, farklı puntoda yazılarak bir isim tamlamasından ziyade, tali unsur gibi kullanılmış ve ”...” kelimesi ön plana çıkarılmıştır. Benzer husus, markada yer alan ”...” kelimesi için de geçerlidir. ”...” kelimesi, ”...” kelimesinin sol üst köşesinde, çok küçük punto ile konumlandırılmıştır. Bu nedenle, marka ”... ...” gibi bir bütün olarak algılanmamakta, “...” kelimesinin bir ilçe ismi olarak markada bulunduğu izlenimi yaratmaktadır. Davalının kullanımında yer alan “süt ve süt ürünleri” ise, yapılan işi anlatan, tanımlayan bir ibare olup, marka vasfı bulunmamaktadır. Sonuç olarak, dava konusu markayı gören bir tüketici, ilk olarak ”...” kelimesini algılayacaktır. Davalının kullanımlarının esas unsuru ”...” ibaresidir.
“...” ibaresinin ortaklığı, taraf markalarının görsel olarak benzer olmasına yol açmaktadır. Görsel açıdan ortaya çıkan bu benzerlik, duysal/fonetik/işitsel ve anlamsal açılardan bakıldığında da aynı sonucu vermektedir. “... ... ...” ibareli kullanımda yer alan diğer kelime unsurlarının, markadaki konumu, kapladığı alan gibi hususlar gözetildiğinde, davalının kullanımında esas unsurun “...” ibaresi olduğu, diğer unsurların "...” ibaresinin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak güçte ve nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Potansiyel müşteriler daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak tekrar marka tercihi yapacaklarından markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacaklardır. Taraf markalarının ortak olarak "..." ibaresini içermelerinden kaynaklı olarak, aralarında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmaktadır. Tarafların markalarında ortak olan “...” ibaresinin aynı olan okunuşu, karşılaştırılan markaların işitsel açıdan benzer olmalarına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle davacı markaları ile dava konusu markasal kullanımlar bakımından “markaların aynı ya da benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak; davalının, davacı markaları ile aynı veya benzer emtialar üzerinde, davacıya ait "..." esas unsurlu markalar ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede markasal kullanımlarda bulunarak davacıya ait marka haklarına tecavüz eyleminde bulunduğu, her ne kadar davalıya ait ... sayılı tescilli marka bulunsa da, 6769 sayılı SMK m.155 hükmü uyarınca, iş bu markanın, davalının markasal kullanım eylemleri bakımından, davacıya ait önceki tarihli "..." esas unsurlu markalara karşı savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceği anlaşıldığından; davalının, davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun TESPİTİNE, davalının muhtemel tecavüz eylemlerinin ÖNLENMESİNE, tecavüz eylemlerinin sonuçlarının ORTADAN KALDIRILMASINA, kararın icrası aşamasında mahkememize ibraz edilen 16/03/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile; davalıya ait ... sayılı markanın "29.SINIF: ..., balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş ... ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." emtiaları bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davalının, davacıya ait marka haklarına tecavüz oluşturan eylemlerde bulunduğunun TESPİTİNE, davalının muhtemel tecavüz eylemlerinin ÖNLENMESİNE, tecavüz eylemlerinin sonuçlarının ORTADAN KALDIRILMASINA, kararın icrası aşamasında mahkememize ibraz edilen 16/03/2023 tanzim tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına,
3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde kararın bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 99,20 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı markanın kısmen hükümsüzlüğü istemi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı marka hakkı ihlali istemi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 45,42 TL dosya kapağı masrafı, 389,00 TL posta, tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.107,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK m.341 ve m.345 hükümleri gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/05/2023
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!