T.C. ... 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
...
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2021/124 Esas
KARAR NO : 2022/80
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA :Marka ... sayılı YİDK Kararı İptali- Marka Tescili
DAVA TARİHİ : 28/04/2021
KARAR TARİHİ : 16/03/2022 Yazım Tarihi:14/04/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı markasının ...Mücevher olduğunu, müvekkilinin başvurusunun ise ...Kuyumculuk olduğunu, markalar arasında aynılığın olmadığının açık olduğunu, SMK 5/1-ç maddesine aykırılık bulunmadığını, markalar arasındaki benzerlik olmadığını, tarafların markada kullanmış olduğu şekillerin birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasında önce çıkan unsurun BK ibaresi olduğunu, bu ibarenin müvekkilinin markasını davalının markasından ayırdığını, davalının mücevher adını kullanmasına karşın müvekkilinin kuyumculuk adını kullandığını, ...ibaresinin müvekkilinin soy ismi olduğunu, kuyumculuk ve mücevherat alanında az da olsa tecrübe sahibi bir tüketicinin ...Mücevher ile BK*...Kuyumculuk'un farklı olduğunu, özellikle hizmet gösterdikleri bölgelerin farklı olması nedeniyle aralarında bağlantı bulunmadığını bilebileceğini, . bu nedenle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalının ...MÜCEVHER markası İstanbul'da faaliyet gösterdiğini, ...KUYUMCULUK ibaresinin ise Bitlis'in Tatvan ilçesinde hizmet yaptığını,müvekkillinin babasının, ilk olarak 14.01.1999 yılında Tatvan Vergi Dairesi'ne 21.12.1999 yılında ise Tatvan Ticaret Ve Sanayi Odası'na ... ....Kuyumculuk adıyla kayıt yaptırarak faaliyet belgesini aldığını, ...Kuyumculuk 1999 yılında faaliyete başladıktan 17 yıldan sonra yani 2016 yılında şirketleşmeye karar vererek ...SARRAF EMLAK İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.'ni 29.04.2016 yılında kurulduğunu, 2018 yılından beridir babalarından devir aldıkları şirketle baba mirasını devam ettirmeye çalıştıklarını ifade ederek iş bu YİDK kararının iptali ile marka tescil başvurularının tüm mal ve hizmetlerde devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: NURUOSMANİYE/Kapalıçarşı'da faaliyet gösterdiğini, tedarikçi olması sebebiyle de büyük bir kitleye sahip olan müvekkilinin Bitlis'in Tatvan ilçesinde de tescilli markası kullanılarak aynı sektörde hizmet verildiğini öğrenmesi üzerine iyi niyetli bir girişimle öncelikle TC BEYOĞLU 49.NOTERLİĞİ aracılığıyla 05.03.2020 tarihinde 2906 Yevmiye numara ile davacıya ihtarname keşide ettiğini, davacının bu ihtarnameyi dikkate alınmadığını ve davacı aleyhine aynı zamanda 22.07.2020 tarihinde İstanbul 2.Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinde yargılaması devam eden 2020/235 esas sayılı Marka Hakkına tecavüz konulu maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, davalının ticaret unvanını BK*...Kuyumculuk#şekil unsurlarını içinde bulunduran marka olduğunu söylemişse de gerek ticaret unvanı gerek iş yerlerinde kullanılan tabela gerek sosyal medya ve internet sitelerinde, hatta müşterilerine satış sonrası ambalaj, takı kutu ve kılıflarında dahi BK4 ...Kuyumculuk değil sadece '...KUYUMCULUK' ibaresinin genel kullanımda olduğunu, dolayısıyla davacı ortalama tüketiciyi yanılgıya düşürdüğünü, davacının, müvekkili ile aynı bölgede hizmet vermediğini iddia etse de müvekkilinin markasının Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında tescilli olduğunu, yaklaşık 30 yılı aşkın süredir kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait tescilli ...markasının Türkiye sınırlarında tanınmış bir marka olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ...başvuru sayılı markası ile davalı şahsın 2018/27581 sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesi açısından iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, Türk Patentin itiraz hakkında nihai olarak verdiği ... sayılı YİDK kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı şahsın yayına kötü niyetli olarak itiraz ettiği yönündeki davacı iddiasının alınan YİDK kararına etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır. YİDK kararının 20/03/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 28/04/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... sayılı kararında; ...başvuru numaralı "...kuyumculuk" ibareli başvurunun 2018/27581 sayılı "...mücevher" ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
....Bu hususlar çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda, başvuruya konu marka ile ret gerekçesi markalar arasındaki görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/aynı tür hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde söz konusu hizmetlerin aynı ticari kaynak tarafından sunulduğu veyahut marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır " şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı başvuru Markası Davalı Markası
Şekil+ BK BARAN KUYUMCULUK Şekil+...Mücevher (2018/27581)
14,35.Sınıf (2020/39137) 35.Sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 17.01.2022 tarihli raporda ÖZETLE; " Dava konusu ...sayılı ibareli marka ile davacının mesnet gösterdiği markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, taraf markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin ise birebir aynı ve ilişkili olması nedeniyle 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu,
Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddiasını ispata elverişli delilin dosyada mevcut olmadığı, bununla birlikte bu hususun Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davacının "Şekil+... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " Şekil+...Mücevher " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu; Her iki taraf markasının asli unsurunun ...ibaresi olduğu, diğer yönden davalının 35.nci sınıftaki hizmetlerine konu malların satış hizmetleri ile davacının 14.ncü sınıftaki malları arasında ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler olması yanında 35.nci sınıftaki hizmetlerin de ortak olduğundan taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "Şekil+ BK BARAN KUYUMCULUK " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " Şekil+...Mücevher " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; Diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının " Şekil+...Mücevher " ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının "Şekil+ BK BARAN KUYUMCULUK " ibareli başvuru markalı malı/ hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği; Ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından markalar arasında benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı oluşabileceği;
Bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğundan bilirkişi raporu da benimsenerek YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,4 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahıs vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.16/03/2022
Katip ... Hakim ...
¸e-imza ¸e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!