WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 31. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/78 Esas
KARAR NO : 2024/484

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/02/2021
KARAR TARİHİ : 04/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ve davalı şirket ilaç sektöründe faaliyet göstermekte olup, ticari ilişkilerinde davalı şirketin müvekkiline mal satışı yaptığını, aralarındaki anlaşma neticesinde müvekkil şirket, ... İncirli Caddesi Şubesi... seri nolu İstanbul Keşide yerli 20.02.2021 keşide tarihli 400.000 TL bedelli çek ve ... İncirli Caddesi Şubesi ... seri nolu İstanbul Keşide yerli 28.02.2021 keşide tarihli 267.500TL bedelli çeki, 13.08.2020 tarihinde ileri tarihli avans çeki olarak düzenleyerek davalı şirkete teslim ettiğini, çeklerin davalı tarafça teslim alındığı ancak karşılığı mal satış faturası düzenlenmediğini, davalı tarafça en son 11.112020 tarihli 13.852,81TL satış faturası düzenlenmiş olup, o tarihte davalı taraf kayıtlarında da mevcut olduğu üzere 611.032,34TL müvekkili şirkete borçlu bulunduğunu, müvekkili şirketçe 13.11.2020 tarihli 46.980TL iade faturasının düzenlenmesi ile davalı şirketin hali hazırda toplam 658.012,34TL borcu bulunduğunu, tarafların ticari kayıtları birbirleri ile örtüştüğünü, davalı taraf ilgili çekleri teslim almasına rağmen karşılığı olan malları teslim etmediğinden ilgili çeklerin bedelsiz hale geldiğini, davalı şirketin edimini ifa etmesi talep edilmiş olmasına rağmen bugüne kadar sonuç alınamadığı gibi ilgili çekler iade de edilmediğini, çekler bedelsiz olmasına rağmen vadeleri geldiğinde müvekkil şirketçe ödeme yapılmak mecburiyetinde kalınacağından ve davalı taraf haksız olarak zenginleşip müvekkil şirket telafisi imkansız zararlara uğrayacağından, söz konusu çeklerden dolayı müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitini, öncelikle tedbir talebimizin kabulü ile uygun teminat karşılığında, çeklerin ibrazı halinde çekler bedellerinin muhatap banka tarafından ödenmesinin önlenmesi ve çeklere dayanılarak icra takibi yapılmamasına ve yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
davamızın kabulü ile ... İncirli Caddesi Şubesi ... seri nolu İstanbul Keşide yerli 20.02.2021 keşide tarihli 400.000TL bedelli çek ve ... İncirli Caddesi Şubesi ...seri nolu İstanbul Keşide yerli 28.02.2021 keşide tarihli 267.500TL bedelli çekler yönünden, müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine,
dava konusu çeklerin müvekkili şirkete iadesine,

yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, dava dışı ... A.Ş.'nin borçlular... Ltd Şti ve ... Ltd Şti aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin... esas sayılı takip dosyasında çek alacağından kaynaklanan toplam 296.445,66-TL alacak için takip yapıldığı, ödeme emrinin ...Ecza'ya 19/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ...Deposu Ticaret Limited Şirketine ödeme emrinin ulaşmadığı, ödeme emrinin tebliğ edilmemiş olmasından dolayı harç alınmasına yer olmadığına, haricen tahsil sebebiyle tüm hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mali bilirkişinin 14.03.2022 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2020 yılı yevmiye kebir ve envanter defterinin açılış ve kapanışla ilgili tasdik yükümlülüklerin kanuni sürelerinde yerine getirildiği, davacı şirketin 2021 yılında e-defter mükellefi olduğu, 2021 yılı yevmiye ve kebir defterinin e-defter beratlarının kanuni sürelerinde Maliye İdaresine bildirildiği, 2021 yılı envanter defterinin noter tasdikinin ise süresine yaptırıldığı, Davacı tarafın yasal defterlerinde yapılan incelemelerde davacının davalıdan huzurdaki dava konusu 2 adet çek nedeniyle cari hesap bakiyesi olarak 658.015,27-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, davalının davacıya 658.015,27- TL tutarında Mal veya hizmet teslim ettiği hususunda davacı yasal defterlerinde herhangi bir kayda rastlanılmadığı, dava konusu 2 adet çek bedeli toplamı 667.500.- TL olup davacı tarafın yasal defterlerinde söz konusu çeklerden kaynaklı davacının alacaklı olarak göründüğü tutar 658.015,27-TL olduğundan takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava konusu çek tutarından toplam 658.015,27 TL'sinin menfi tespit konusu edilebileceğini belirtmiştir.
Davalı defterlerinin incelenmesi hususunda talimat yoluyla alınan mali bilirkişinin 01/09/2022 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; davalı firmanın merkez adresine gidilmiş, işyerinin tabelalarının durduğu, ancak kepenklerle kapılarının kapalı olduğu, yaklaşık 5 aydır firmaya hiç kimsenin gelmediği, kapalı olduğu tespit edilmekle mahkemenin görevlendirme noktalarında her hangi bir inceleme yapılamadığını, firmanın yetkililerine de telefonlar kapandığı için ulaşılamadığını, defterlerin hazır edilmesi durumunda tekrar inceleme yapılabileceğini belirtmiştir.
Mali bilirkişinin 24/06/2024 tarihli 3 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Davacının dava konusu 2 adet çeki (400.000 + 267.500=667.500-TL davalıya avans çeki olarak verdiği, davalının bu çeklerin 658.015,27- TL tutarındaki kısmına karşılık davacıya mal teslim ettiğine yönelik olarak dosyada herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, davacı yasal defterlerinde de dava konusu çekler karşılığında davalıdan mal alındığına yönelik olarak herhangi bir kaydın bulunmadığı, mahkemece talimat yoluyla yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı taraf yasal defterlerinin incelenemediği ve davalı taraf nezdinde davacı cari hesabı hakkında bir değerlendirme yapılamadığı, davacının davalıdan, huzurdaki dava konusu 2 adet çekten kaynaklı olarak bakiye 658.015,27- TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, bu çeklerin davalıya avans olarak verildiği, çek bedellerinin 658.015,27- TL lik kısmıyla ilgili olarak davalı tarafça davacıya mal teslim edilmediği, bu çerçevede dava konusu 667.500-TL tutarındaki çek bedelinin 658.015,27- TL tutarındaki kısmının menfi tespit iddiasına konu olabileceği, dava konusu çek bedellerinin 658.015,27- TL kısmının kapatılmadığı ve 159-Verilen Sipariş Avansları hesabında davacının davalıdan 658.015,27.- TL tutarında alacaklı olarak göründüğünü belirtmiştir.
Dava, dava konusu çeklerin avans olarak verildiği ve malların teslim edilmediği gerekçesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.
Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Somut uyuşmazlıkta davacı icra takibinden önce Menfi tespit davası açmıştır.
İspat yükü ise; bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Sözkonusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir.
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı tarafından ilaç satın alınmasına ilişkin davalı tarafa 0000548 seri nolu 400.000,00-TL bedelli ve 0000549 seri no.lu 267.500,00-TL bedelli iki adet çek verildiği, davalı tarafça mal teslimi yapılmaması nedeni ile bedelsiz hale gelen çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.
Mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, yine mahkememizin 02.06.2022 tarihli celsede davalı defterleri üzerinde inceleme yapılması için talimat yazılmış ise de iş bu incelemeye de davalı yanın katılım sağlamadığı ve defterlerini sunmadığından sadece davacı defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, davacı defterlerinin açılış ve kapanış tasdik yükümlülüklerinin kanuni sürelerinde yerine getirildiği ve davacı lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilmiştir.
HMK 222/2. fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının davacı lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesine ilişkin HMK 222/3. Fıkrasındaki koşullar yerine getirilmiş olmakla, bu husus mahkememizce çekin (peşin) ödeme aracı olduğu karinesini çürüttüğü, çekin avans çeki olarak verilmiş olduğunun, Davacı taraf ticari defterlerinde dava konusu 2 adet çekin davalının cari hesabına borç, verilen çekler hesabına alacak kaydı yapıldığı diğer bir deyişle dava konusu çeklerin davalı tarafça teslim edilecek mallar karşılığında avans olarak verildiğini ispatladığı, söz konusu çekler verildiğinde davacının davalıya 8.955,36-TL borçlu olduğu, dava konusu çeklerin toplam bedelinin ise 400.000,00-TL+267.000,00-TL= 667.500,00-TL olup çekler verildikten sonra davacının bakiye 658.544,64-TL alacaklı konumuna geçtiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı tarafın dava konusu 2 adet çeki davalı yana avans olarak verdiği, davalı tarafça çeklerin iade edilmediği ve bu bedele karşılık davacıya mal teslim ettiğine yönelik herhangi bir belge sunulmadığı, davacı defterlerinde de davalıdan mal alındığına yönelik kayıt bulunmadığından malın teslim edilmediği değerlendirilmiştir.
Yargılama devam ederken davacı tarafça davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava konusu çeklerden 267.500,00-TL'lik olanın icra takibine konulduğu ve 12.03.2021 tarihinde haricen tahsil yolu ile ödenerek iş bu çek yönünden davanın istirdata dönüştüğü anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
Menfi tespit açısından harçlandırılan, dava değeri olan 647.500,00-TL üzerinden karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜYLE,
-... İncirli Caddesi Şubesi... seri nolu İstanbul Keşide yerli 20.02.2021 keşide tarihli 400.000,00-TL bedelli çek ve ... İncirli Caddesi Şubesi ... seri nolu İstanbul Keşide yerli 28.02.2021 keşide tarihli 267.500,00-TL bedelli çekler yönünden 647.500,00-TL açısından davacı şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine,
-Menfi tespiti yapılan 28.02.2021 keşide tarihli 267.500,00-TL çek açısından yapılan 290.000,00-TL'lik ödemenin istirdata dönüşmekle 290.000,00-TL'nin 12.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Çeklerin davalıdan istirdatı talebi açısından ;
-... İncirli Caddesi Şubesi ... seri nolu İstanbul Keşide yerli 28.02.2021 keşide tarihli 267.500,00-TL bedelli çekin istirdatı talebi açısından talep konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
-... İncirli Caddesi Şubesi ... seri nolu İstanbul Keşide yerli 20.02.2021 keşide tarihli 400.000,00-TL bedelli çek aslı davada ise davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 44.230,72-TL karar ve ilam harcından 11.057,69-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 33.173,03-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 11.057,69-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 11.116,99-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
(davacı tarafça ayrıca 11.09.2023 tarihinde 269,85-TL başvuru harcı ve 11.057,69-TL yenileme harcı yatırılmış ise de iş bu tarihli harçlar 15.06.2023 tarihli celsede davanın HMK 150 uyarınca işlemden kaldırılmasına ilişkin davacı kusurundan kaynaklanmakta olduğundan davacı üzerinde bırakılmasına)
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 96.650,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.927,35-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2024

Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”