T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/199 Esas - 2024/33
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/199
KARAR NO : 2024/33
HAKİM : .....
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : 1- ....
2- ....
Av. ....
DAVA : Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/04/2023
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2024
TALEP:
Davacı vekili 13/04/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: müvekkili şirketin .... sayılı "...", "... ...", "... ..." "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan başvurunun, ..... ilanı üzerine müvekkili tarafından ..... itirazda bulunulduğunu ancak itirazın kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... tarafından reddine karar verildiğini, dava konusu markanın müvekkili şirket “...”, “... ..." kök ve “...” ibareli seri markalarıyla ayniyet derecesinde benzer şekilde oluşturulmuş olması sebebiyle tüketici nezdinde davalı markasının müvekkili şirket seri markalarının bir devamı gibi algılanabileceği veyahut davalı markasının müvekkili şirket markalarıyla bağlantılı olduğunun düşünülebileceğini, bu kapsamda müvekkili şirketin marka serisinin davalı şirket tarafından müvekkili şirketlerin markaları ile aynı sınıfta yer alan ürünler bakımından kullanılmasının seri içerisine girmek suretiyle müvekkili şirketin seri markalarının çekici gücünden yararlanması ve bu meyanda sunulan ürünlerin müvekkili şirketlere ait işletmenin ürünü olduğu biçiminde bir algının oluşabileceğini ileri sürerek, ... ...'in ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs, usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününün bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/5'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan .... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi markalardan .... sayılı davacı markaları açısından, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya 14/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 13/04/2023 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun .... sayılı "...", "... ...", "... ...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
…
Somut olaya ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda, başvuru ve itiraza dayanak olan .... sayılı "...", "... ...", "... ...", "..." ibareli markalar iltibasa yol açacak derecede benzer görülmüş ve bu çerçevede ... verilen kısmi ret kararı, gerekçesi ve kapsamı isabetli bulunmuştur. Başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden, başvuruya ait “...” ibaresi ile itiraz gerekçesi “...” asli unsurunu içeren markaların benzerlik düzeyi de göz önünde bulundurularak ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle, itiraz dilekçesinde ileri sürülen başvurunun tümden reddi talebi haklı bulunmamıştır.
Yukarıda sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddine karar verilmiştir.
KARAR: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması, yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için;
Toplumda (... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
... içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası
"..."
(...)
35. sınıf (30. Sınıf ... aşamasında başvurudan çıkarılmıştır).
Davacı Markası
"...", "... ...", "... ..." "..."
(....)
01 - 45. sınıflar arası
Bilirkişi heyetinden alınan 25/12/2023 havale tarihli raporda özetle; "...
1. Dava konusu markanın kapsamında yer alan “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetlerinin davacının markalarının kapsamında benzer olarak yer aldığı,
2. Dava konusu marka ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu,
3. Dava konusu marka ile davacı markaları arasında “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetleri bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu,
4. ... ... sayılı ... Kararı’nın “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetleri bakımından yerinde olmadığı..." ifade edilmiştir.
Davalı vekilinin, yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A.)Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 30 ve 35'inci sınıflardaki:
"Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise .... sayılı ""...", "... ...", "... ..." "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 01- 45. sınıflar arasındaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Taraf markaları kapsamındaki hizmetler değerlendirildiğinde, dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıftaki “alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” hizmetinin de davacıların markaları kapsamında yer alan 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmeti ile benzer/ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Zira, redde mesnet markaların kapsamlarındaki mağazacılık ve perakendecilik hizmetleri, mal satımına ilişkin olup, bu hizmetlerin elektronik ortamlar yoluyla da sunulması mümkün bulunduğundan ve başvuru kapsamındaki “alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” de, elektronik ortamda alıcı ve satıcıların bir araya gelmelerini sağlayacak internet sitelerinin sağlanmasına yönelik olduğundan, her iki hizmetin birbirleriyle ilişkilendirilebilecek, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı hizmetler oldukları değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, dava konusu markanın kapsamındaki redde konu hizmetlerden “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetleri ile davacının redde mesnet markalarının kapsamındaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetlerle benzer oldukları tespit edilmiştir.
Hitap eden tüketici kitlesi yönünden değerlendirme:
Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır.
Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır.
Somut olayda benzerliği tespit olunan “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetleri bakımından alıcıların bilinç düzeyinin ortalama olduğu değerlendirilmiştir.
B) Marka İşaretlerinin Görsel, İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme:
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu “...” ibareli marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle “...” ibaresinin yer aldığı, herhangi bir figüratif unsur içermeyen kelime markasıdır.
Davacıya ait redde mesnet markalar münhasıran “...” ibaresi veya bu ibare ile birlikte dünya şekli ve ayırt edici niteliğe haiz olmayan “...” ibaresinin yer aldığı markalardır. Dava konusu marka ile davacı markalarında “...” ibaresinin ortak olarak yer aldığı anlaşılmış, bu hususun markalar arasında marka işaretleri bakımından karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağı aşağıda değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalar kapsamında; karşılaştırmaya konu olan markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak incelendiğinde; davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, dava konusu markanın ilk üç harfi ile davacı markalarının esas unsuru olan “...” ibaresinin aynı olduğu, dava konusu markada tüketicinin görsel ve işitsel olarak karşılaşacağı ibarenin ilk hece olan “...” ibaresi üzerinde olacağı, zira tüketicinin markaların başlangıç kısmına diğer kısımlarına göre daha çok meylettiği ve markaların başlangıç kısımlarını daha çok zihninde tutarak tercihlerini belirlediği, dava konusu markanın sonunda yer alan “...” ibaresinin markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, zira “...” ibaresinin ülkemizde marka ve ticaret unvanlarının sonunda yaygın olarak kullanılması nedeniyle tüketiciler nezdinde ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, ilgili tüketici kitlesinin yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının “...” esas unsurlu "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde, derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının “...” esas unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, sonuç olarak her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davalı markası arasında marka işaretleri bakımından görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, hem dava konusu “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamında benzer olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel ve görsel olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında "alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
2.SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME
Tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu reddedilir denilmektedir. Bu anlamda tanınmışlık için; yukarıda sayılan koşullara ek olarak ulusal tescil şartı, niteliksel tanınmışlık ve markanın ününden haksız yararlanma olguları da aranır.
Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için öncelikle tanınmışlığın ispatlanması ve yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise tanınmışlığın ispatına yönelik herhangi bir delilin sunulmadığı anlaşıldığından; dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın KISMEN KABULÜNE, ...'nun ... sayılı kararının 35. sınıf "alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri" yönünden iptaline, dava konusu ... sayılı markanın henüz tescilli olmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair istemlerin reddine, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-...'nun ... sayılı kararının 35. Sınıf "alıcı ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri" yönünden iptaline,
3-Dava konusu ... sayılı markanın henüz tescilli olmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Fazlaya dair istemlerin reddine,
5-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 247,70 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine
7-Reddedilen kısım itibariyle davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
8-Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 6.035,40 TL yargılama giderinden payına düşen 3.017,70 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına
9-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine
Dair verilen karar, davacı ve davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı davalı gerçek kişinin yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2024
Katip ....
¸
Hakim ....
¸
Davacı Masraf Dökümü:
İlk Masraf 385,40.-TL
Posta Masrafı 150,00.-TL
Bilirkişi Masrafı 5.500,00.-TL
Toplam 6.035.40.-TL
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!