WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

ANKARA 3. FIKRI VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/289
KARAR NO : 2024/25

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - (Mersis: ...)
VEKİLİ : Av. ... -,,,,

DAVALI : ... - (T.C.:...) ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... - ....

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2022
KARAR TARİHİ : 30/01/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2024

TALEP:
Davacı vekili 20/07/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve beyanlarında özetle: Dava dışı müteveffa ... ve davacı arasında .... Noterliği’nin 25.06.2010 tarihli ... yevmiye numaralı inhisari marka lisans sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin akdedildiği tarihte adı geçenin davacı şirketin sahibi, ortağı ve müdürü olduğunu, adı geçenin vefatından sonra mirasçı davalı ve diğer mirasçıların sözleşme konusu marka üzerinde hak sahibi olduğunu, sözleşme gereği müvekkili tarafından sözleşmede yer alan markaların kullanıldığını ve müvekkilince şirketin kurulduğu günden bu yana ... firması tarafından sözleşmede yer alan markaların ticari bilinirliğinin ve ayırt ediciliğinin artması için ticari hayatın gerektirdiği her türlü iş ve işlemin yapıldığını, işbu davanın yalnızca kira ilişkisi nedeni ile ihtilaflar yaratma niyetinde olan ve ihtarnameler ile davacıyı hukuki açıdan haksız şekilde ikaz eden mirasçılara karşı açıldığını, dava konusu markaların kullanıma 1987 yılında başlandığını, yoğun bir şekilde markanın et ürünlerinde kullanılageldiğini ve markaya konu ürünlerin tüm ...'de satıldığını, tanınır-bilinir hale geldiğini, davacı tarafından markanın kullanımıyla birlikte ticari bilinirliği ve ayırt ediciliğinin arttığını, davacı tarafından bu amaca yönelik olarak reklam ve tanıtım giderleri yapıldığını ve markanın devamlılığının sağlandığını, ancak marka hakkı sahibi olan davalılar tarafından bu giderlere yönelik hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının markanın değerini arttırması nedeniyle doğan tazminat hakkının bugüne kadar ödenmediğini, davacı tarafından reklam ve tanıtım giderleri için yapılan son yıllara ilişkin toplam bedelin yaklaşık 4.881.665,41 TL olup davalılara ait hisse oranı olan %18,75'e göre ayrı ayrı ödeme yükümlülükleri bulunduğunu, davacının sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalıların hiçbir yükümlülüğe uygun davranmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
Davalının miras bırakanı müteveffa ... ile davacı arasında akdedilen lisans sözleşmesine konu markalar yönünden inhisari lisans hakkı verildiğini, sözleşme süresinin 3 yıl olarak belirlenmiş olduğunu ve sürenin bitiminden 6 ay evvel lisans veren tarafından sürenin bittiği ve uzatılmayacağının bildirilmediği takdirde sözleşmenin kendiliğinden 3 yıl daha uzamış sayılacağının kararlaştırıldığını, miras bırakanın vefatının ardından sözleşmenin 3’er yıllık dönemlerle devam ettiğini, 15.12.2021 tarihinde keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin 25.06.2022 tarihinde yenilenmeyeceğinin, sözleşmenin sona erme tarihinden sonra markaların kullanılmaması ve kullanılması halinde yasal yollara başvurulacağının davacıya ihtar edildiğini, anılan ihtara rağmen davacının markaları kullanmaya devam ettiğinden .... E. sayılı dosyasında açılan dava ile haksız ve yetkisiz kullanım ile markalara yapılan tecavüzün tedbiren durdurulması, önlenmesi ve men'i, oluşan maddi ve manevi zararın tazmininin talep edildiğini, markaların elbirliği ile mülkiyete konu olduğundan süresi dolan lisans sözleşmesinin devamının ancak tüm mirasçıların rızası ile mümkün olabileceğini, davalının lisans sözleşmesinin devam etmemesi yönündeki iradesini sözleşmede feshe yönelik belirtilen süreye uygun olarak davacıya bildirdiğini, ihtarnameye rağmen davacının markaları izinsiz olarak kullandığını ve marka hakkına tecavüz ettiğini, her iki tarafa borç yükleyen marka lisans sözleşmelerinde, lisans verenin, “garanti verme yükümlülüğü”, “marka hakkını kullandırma” ve “kullanımın devamını sağlama yükümlülüğü” gibi yükümlülüklerinin yanı sıra lisans alanın da “bedel ödeme yükümlülüğü”, “markayı kullanma yükümlülüğü”, “sır saklama yükümlülüğü”, “kalitenin sağlanması yükümlülüğü”, “reklam yapma yükümlülüğü”, “hesap verme yükümlülüğü” gibi yükümlülüklerinin söz konusu olduğunu, marka kullanım hakkının devredildiği inhisari lisans sözleşmesinin devam ettiği süre boyunca davacının marka değerinin korunması ve arttırılması için reklam yapma yükümlülüğü bulunduğunu, sözleşmede bu hususun ayrıca belirtilmesine gerek olmayıp, reklam yapma yükümlülüğünün marka kullanım hakkının devrinden doğan bir sonucun, yan yükümlülüğü olduğunu, davacının bu sebeple yapmış olduğu masrafları davalıdan talep edemeyeceğini, lisans sözleşmesi boyunca markanın değerini korumanın ve tanınırlığı arttırmanın davacının yükümlülüğünde olduğunu, davalının haklarını aramak için yapmış olduğu hukuki girişimlerin engellenmesi ve davalıyı ağır tazminat yükü altında bırakma tehdidinde bulunmak adına işbu davanın açıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR:
Dava, inhisari marka lisans sözleşmesine dayalı, markanın kullanım sonucu ticari bilinirliği ve ayırt ediciliğinin artması sebebiyle reklam ve tanıtım giderleri ile markanın korunması ve hak ihlallerinin önlenmesi amacı ile yapılan ödemelerin tazmini istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olunmuş, sundukları deliller toplanmış, bilgi ve belgeler ...'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Mahkememizce deliller toplanmış, taraflarca sunulan belgeler ile toplanan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan asıl ve ek raporlar dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmemiş, Mahkememizce değerlendirme yapılmıştır.
Dosya kapsamında bilirkişi görevlendirilmesinin yapıldığı 27.12.2022 tarihli celsede "1" numaralı ara kararda "Dosyanın içerisinde muhasebeci bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetine tevdiine, İnhisari Lisans Sözleşmesi uyarınca kullandığı markaların kullanımı sonucu bilinirliğinin sağlanması, ayırt ediciliğinin artması ve devamlılığın sağlanması, markaların korunması ve hak ihlallerinin önlenmesi amacı ile davacı tarafından yapılan ödemelerin davacının ticari defterlerinin bulunduğu yerde inceleme yetkisi de verilerek hesaplanmasının istenmesine, bilirkişilere ayrı ayrı 1.500,00'er TL olmak üzere toplam 4.500,00 TL ücret takdirine, masrafın davacı vekilince karşılanmasına, bu hususta kendisine 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde bu delilden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına (ihtar edildi), rapor geldiğinde beklenmeksizin taraflara tebliğine, taraflara rapora karşı beyanda bulunmaları için 2 haftalık süre tanınmasına," şeklinde görevlendirme yapılmış, dolayısıyla bilirkişilerce de yapılan görevlendirme ile sınırlı olarak, doğrudan tazminat hesaplaması yapılmasına yönelik çalışma yapıldığı anlaşılmıştır.

DEĞERLENDİRMELER
Yukarıda hukuki nitelendirmede işaret edildiği gibi, dava inhisari marka lisans sözleşmesine dayalı olarak açılan tazminat davasıdır. Dava konusu tazminatın temeli ise markanın, davacının kullanımları sonucu ticari bilinirliği ve ayırt ediciliğinin artması sebebiyle reklam ve tanıtım giderleri ile markanın korunması ve hak ihlallerinin önlenmesi amacı ile yapılan ödemelerin tazmini istemlerine ilişkindir.
Bilindiği üzere; garanti markaları hariç herhangi bir markanın kullanım hakkı, sözleşme ile bir başkasına devredilebilir. SMK'nın 24. maddesinin 1. fıkrası; "Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı ya da tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir." hükmünü haizdir. Marka lisans sözleşmesi, markayı kullanma hak ve yetkisinin lisans alana verildiği sui generis bir sözleşmedir.
Lisans, inhisari veya inhisari olmayan lisans şekilde verilebilir. Davaya konu sözleşmede olduğu gibi, inhisari (münhasır) lisans sözleşmesinde lisans veren, lisans alan dışında bir başkasına lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça kendisi de markayı kullanamaz.
Bu kapsamda, dava dilekçesinde dayanılan, dilekçe ekinde sunulan ve davalı tarafça da inkar edilmeyen sözleşmenin; "Markalar Lisans Sözleşmesi" başlığı altında, .... Noterliği'nde 25.06.2010 tarihinde düzenlenen, lisans verenin ..., lisans alanın ise ... Ltd. Şti. (davacı) olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen sözleşmenin incelenmesinden; 45 adet markanın listesi yapılarak bu markalar için lisans alana hak tanındığı ve sözleşmede "7- "Lisans hakkı inhisaridir ancak lisans veren dilerse bu hakkını kendisi de kullanabilir. , 8-Lisans alan, markaların koruma süresi boyunca markanın koruması için aşağıda yazılanlarla sınırlı kalmamak kaydı ile her türlü tedbiri alabilir ve özellikle tecavüz vukuunda her türlü davayı açabilir, ihtarname gönderebilir, ... nezdinde her türlü işlemleri yapabilir. , 9-Lisans alan markalardan kaynaklanan hakkını aynen kullanabilir. Markalarda değişiklik yapmak, marka hakkından vazgeçmek gibi haklar lisans verene ait olup; lisans hakkı lisans verenin bu türlü tasarruflarından sonra da markanın yeni haliyle geçelidir. ..." şeklinde düzenlemeler yapıldığı anlaşılmıştır.
Sözleşmenin incelenmesinden; lisans alanın tazminat alacağı ya da markanın ticari bilinirliğini artırmasından ve diğer harcamalardan mütevellit herhangi bir alacak/tazminat talep edebileceği yönünde düzenleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan; dava dilekçesi, davacının yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına ve markanın ticari bilinirliğini artırmış olmasına rağmen, davalının markayı korumaya yönelik hiçbir girişiminin bulunmadığı, gerekli tedbirlerin almadığı şeklindeki soyut ifadelerden oluşmaktadır. Davacı vekilinin, dava dilekçesinde belirttiği marka hakkı lisans sahiplerinin yükümlülüklerini yerine getirmeme noktasında soyut iddialarının somutlaştırılmadığı, somut deliller sunulmadığı görülmüştür.
Marka hukuku prensiplerine göre; lisans verenin, lisans alanın sözleşmeye konu markanın ticari bilinirliğini ve ayırt ediciliğini artırması, devamlılığını sağlanması gibi markanın korunması ve hak ihlallerinin önlenmesi durumlarında tazminat yükümlüğü bulunmamadığı ve sözleşme serbestisi prensibi çerçevesinde taraflar arasındaki lisans sözleşmesinde de bu yönde bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle, somutlaştırılmayan talepler de göz önünde bulundurularak; davacının davalıdan herhangi bir tazminat talep edemeyeceğine ve dolayısıyla davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harçtan düşümü ile 346,90 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m.7/3 hükmü uyarınca 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde .... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/01/2024

Katip ...
¸

Hakim ....
¸