WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

ANKARA BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 22. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/658
KARAR NO : 2024/551

DAVA :Menfi Tespit Davası
DAVA TARİHİ : 23/06/2023
KARAR TARİHİ : 05/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil firmanın bir özel güvenlik şirketi olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava tarafı tanımadığını, ve kendisiyle herhangi bir ticari ilişkisinin de bulunmadığını, icra takibinde borçlu olarak görünen -----bir dönem müvekkil şirkette danışman olarak çalıştığını, müvekkili tarafından ----- Firmasına düzenlenen boş senetlerden birini müvekkilinden habersiz olarak hukuka aykırı yollarla ele geçirmiş ve davalı alacaklı ile iş birliği yaparak müvekkiline karşı kullandığını, senet üzerinde yazan alacaklı senet tutarı düzenleme tarihi ve ödeme tarihi başka bir elden başka bir kalemle yazıldığını bu da senedin sonradan diğer borçlu ----- tarafından kendi lehine doldurduğunun en büyük kanıtı olduğunu, davaya konu icra takibine dayanak senedin icra dosyasının alacaklısı ve diğer borçlusu ----- işbirliği ile kötü niyetli olarak müvekkiline ödetilmeye çalışıldığını, bu nedenlerle davanın kabulünü, davaya konu takibin iptalini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu senet kambiyo senedi olduğunu, senet borçlusu davacının, senedin lehdarı ve aynı zaman da borçlusu olan -----karşı ileri sürebileceği itiraz ve defileri senedin mücerretliği ilkesi gereği müvekkile karşı ileri sürmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin senedin meşru hamili olduğunu, Davacı borçlunun lehtar borçlu ile ilgili iddialarının muhatabı olmayıp, bu iddialara da cevap verecek konumda olmadığını, müvekkilinin meşru hamil olması sebebi ile ispat külfeti olmamasına rağmen Davacı borçlunun müvekkilinin senet lehdarı ve aynı zamanda borçlusu ----- ile haksız ve kötü niyetli olarak işbirliği yaparak senedi icraya koyduğu iddiası gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin, ----- gerçek alacaklı olup, borcuna karşı verilmiş olan dava konusu senedi ödenmemesi sebebi ile icraya koyduğunu, ----- müvekkili tarafından elden para verilmiş, bazı borçları bizzat müvekkili tarafından ödendiğini ----- ve şirketlerinin borçlu olduğu --- -- bedeli 81.312,00 TL, 2 adet toplam 55.545 USD lik teminat mektubu ve 102 adet çekten kaynaklı 67.320,00 TL lik miktarı ödeme taahhüdüne girmiş, taahhüdün büyük kısmı müvekkilince yerine getirilmiş, sözleşme hükümleri gereği sorumluluğu devam etmekte, hesaplarında bloke halen devam ettiğini, Senet Lehdarı ve borçlusu----- yaklaşık 2 yıldır yurt dışında bulunmakta olup, senedin öncesinde müvekkiline verildiğinin açık delili olduğunu, Ticari ilişki içerisinde olduğu şirketlere boş senet verilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Takip konusu senette ismi geçen firma ile ilgili hiç bir içerik bulunmadığını, Kasadan 5 adet senedin alınmasından yıllarca haberdar olunmaması, yıllar sonra farkına varılması hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, Menfi Tespit Davasıdır.-----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas ----- karar sayılı dosyası görevsizlik kararı verilmekle dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşıldı.
Mahkememizce ---- İcra Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyası, ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- soruşturma sayılı dosyası, ----- Sulh Ceza Hâkimliği'nin ------ sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (-----).Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir (-----).Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (-----). Diğer bir ifadeyle ispat yüküne ilişkin genel kural, menfi tespit davaları için de geçerli olup menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya ait olmakla karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ------ soruşturma sayılı dosyasından verilen takipsizlik kararı -----Sulh Ceza Hâkimliği'nin ----- sayılı dosyasında verilen karar ile neticesinde kesinleşmiş olmakla soruşturma dosyasında mübrez bilirkişi raporunda özetle şüpheli dava dışı ---- müşteki/ davacı firmada danışman olarak çalıştığının tespit edilemediği, dava dışı ---- Firmasının, müşteki/davacı firmanın tedarikçisi olup olmadığı , şikayet dilekçesinde beyan edilen ödemelerin aralarında ticari ilişkin olduğunun gösterir cari hesap hareketleri fatura ödeme vb evraklar tespit edilemediği bildirilmiştir. Kural olarak bono bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Davacı tarafından dava dışı ----- Firmasına düzenlenen boş senetlerden birinin davacıdan habersiz olarak hukuka aykırı yollarla ele geçirildiği ve davalı alacaklı ile iş birliği yaparak davacıya karşı kullandığını, senet üzerinde yazan alacaklı senet tutarı düzenleme tarihi ve ödeme tarihi başka bir elden başka bir kalemle yazıldığını bu da senedin sonradan diğer borçlu ----- tarafından kendi lehine doldurduğunu yönündeki iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı ayrıca bu iddialar nedeniyle dava dışı -----açılmış soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar harcı 427,60 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 13.215,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.787,86‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 114.339,28 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.