T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/241
KARAR NO : 2024/678
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 06/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/10/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin; ----- Müdürlüğü hizmet sahasında, ----- adresinde 21.05.2020 tarihinde, ---- adresinde 08.09.2020 tarihinde, ---- adresinde 12.07.2020 tarihinde, ------ adresinde 16.02.2020 tarihinde, davalı ----- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında davacı şirkete ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğini, davacı şirkete verilen hasarlar nedeniyle, sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarınca hasar tespit edilmiş olup, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlendiğini, akabinde, kamusal hizmet niteliğinde olan iletişimin aksamaması adına, ivedilikle müteahhit firma tarafından zarar giderildiğini, zararın tazmini için alacaklarının tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, taraflarınca; ilamsız icra takipleri başlatıldığını, bu takiplere ilişkin ödeme emirlerinin davalıya, tebliğ edildiğini, davalı taraf borcun tamamına itiraz ettiğini, Arabuluculuk kapsamında yapılan müracatlarının anlaşmazlıkla sonuçlandığını, arz ve izah edilen nedenlerle, davalının haksız olan her bir icra takibine itirazının ayrı ayrı iptali ile takiplerin devamına, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine her bir takip için ayrı ayrı % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her bir takip için ayrı ayrı yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de, karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın konusu hasar olup hasarın da haksız fiil olarak nitelendirildiğini, haksız fiilden kaynaklanan davalarda ise ancak yasal faiz istenebileceğini, bu nedenle davacının reeskont faiz talebinin yasal olmadığını, yine temerrüt şartları oluşmadığından ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz talep edilebileceğini, davacının tüm talepleri bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını,---- Tarafından çalışmalar esnasında altyapı tesislerinin hasar verildiğine dair herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 25.Maddesi gereğince; davanın yüklenici şirkete yönlendirilmesi gerekmekte olup, husumet itirazında bulunduklarını, haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K mad. 49’e göre zararın tazmini için kusur zarar illiyet bağı oluşmadığını, dava konusu hasarın iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabının idare olmadığını, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğu bulunmadığını, Borçlar Kanununun 49. maddesi hukuki eylemin giderim borcunu doğurabilmesi için kasten veya ihmal ile işlenmesini öngördüğünü, aleyhine açılan iş bu davada, davalı idarenin dava konusu zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi için zararın varlığı yeterli olmayıp, bu zararın idareye atfı kabil ve isnadının mümkün olması, zararla idari eylem veya işlem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi zorunlu olduğunu, zararın idari eylem veya işlemden değil de zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağı kesilir ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanın ortadan kalkacağını, davacı tarafın hasar bedeli olarak istediği meblağın, neye göre hesaplandığının belli olmadığını, bu meblağa itiraz ettiklerini, ayrıca dava konusu olayın incelenmesi sırasında davacının müterafik kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, yani hasar iddiasına konu davacıya ait altyapı tesislerinin projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılması gerektiğini, ancak bu hususun açıklığa kavuştuktan sonradır ki, hakkaniyete uygun bir sonuca varılabilmesi mümkün olacağını, arz ve izah edilen sebeplerle; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.İhbar Olunan----- Cevap Dilekçesinde Özetle; hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, yürürlükte bulunan yasa gereği iddia olunan alacak zamanaşımına uğramış olup bu yönde itiraz ettiklerini, davacı taraf bir kamu kurumu olan ----- hukuka aykırı eyleminin bulunduğundan bahisle alacak davası açmakla birlikte İYUK Madde 2/1,b'de bulunan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, " hükmü gereği dava idari dava türlerinden olup davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesinin mümkün olmadığını, somut olayın ticari dava olmadığı açıkça ortada olup görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ----- her ne kadar müvekkil firmanın ihmali bulunduğunu ve kendilerinin sorumlu tutulamayacağını kendilerine davalı olarak husumet yöneltilemeyeceğini beyan etmiş ise de ----- işbu itirazlarının hukuka aykırı olduğunu, somut olayda, davacı yan zararı her ne dava müvekkili şirkete ihbar edilmiş olsa da mevcut olayda sorumluluğun ---- ait olduğunu, ----- kendilerinin sorumlu tutulamayacaklarını, davacıya karşı sorumlu olamayacaklarına dair itirazları, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zarardan ----- sorumlu olup, davanın ihbar edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda kabul anlamına gelmemek kaydıyla itirazın iptali olarak açılan dava inkar tazminatı taleplerinin yersiz olduğunu, zira ortada likit hesap edilebilir ve kesinleşmiş bir alacak bulunmadığını, takip miktarı bakımından tutanaklara yansıyan hesap edilmiş bedel, davacının kendi tek başına yaptığı geçerliliği olmayan bilgimiz dışında ve tek taraflı hesaplamalara dayandığını, bu sebeple var ise ve bir hasarın onarım ve zarar miktarının belirlenmesi için bilirkişilerden rapor alınması gerekeceğini, davacının tek başına yaptığı miktarı kabul etmelerinin mümkün olmadığından yapılan itiraz da inkar tazminatına bir sebep oluşturmayacağını, zarar miktarı yargılamayı gerektirdiğini, arz ve izah etmeye çalışılan nedenlerle, öncelikle, görevsizlik nedeniyle davanın reddine, müvekkiline sorumluluk yükletilmesi mümkün olmadığından husumet nedeniyle davanın reddine, aksi takdirde, müvekkili yönünden şartları oluşmayan taleplerin esastan reddine, huzurdaki davada ihbar olunan sıfatı ile yer almış olduğundan ihbar olunan aleyhine hüküm kurulmasına yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanakları,---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı, ----İcra Dairesi'nin ---- Esas, ----. İcra Dairesi'nin ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyaları UYAP kayıtları, ----- Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü Müzekkere cevabı, ----- Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'ne Ait Müzekkere Cevabı, Hasar Tespit Tutanakları, Hasar Bildirim Formları, Hasar resimleri, Hasar Onarımına ilişkin Fatura ve Belgeler, Tanık beyanı, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
TANIK (DAVACI TANIĞI) ----; ' Ben davacı şirkette 2015 yılından bu yana ve halen kontrolör olarak çalışmaktayım, bana sormuş olduğunuz dava konusu olaydaki hasar tespit tutanağı, hasar bildirim formu ve hasara ait resimler ve diğer işlemleri ben ve ekip arkadaşlarım düzenledik, biz hasarı tespit ettiğimizde hasarların meydana geldiği yerlerde davalı ----- tarafından ya da ----- adına yüklenici firmalar tarafından yer altı kazıları, menfez, kanalizasyon ve su şebekeleri gibi işlemler nedeniyle inşai çalışmalar yapılmakta ve böylece ---- ait yer altında bulunan kablolara zarar vermektedirler, bu zarar verildiğinde ilgili yerde telefon ya da internet kesintisi yaşandığından söz konusu mahallelerde yaşayan vatandaşlar tarafından durum ve kesinti ----- ihbar edilmekte ve biz görevli olarak ihbar edilen yere giderek arızayı gideriyoruz, bu arızayı giderirken de zararı kimin ve nasıl verdiğini belgeliyoruz, bunun akabinde ---- arızayı gidermek için çalıştığı şirket ile irtibata geçip arızayı hemen gidermeye çalışıyor, ilgili şirket tarafından da verilen hasarın ve zararın onarım bedeline ilişkin ---- fatura düzenleniyor, yapılan işlemler bu şekilde olmaktadır, dosyadaki anlattığım tutanak, form, resim ve belgeler davaya konu zarara ilişkindir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Davalı vekili tarafından tanıktan soruldu: yapılan çalışmayı kimin yaptığına ilişkin biz resim çekip ---- veriyoruz, dolayısıyla resimlerden ve tutanaklardan çalışmanın kimin yaptığı net bir şekilde anlaşılmakta ve buna göre işlem yapılmaktadır, dosya özelinde aynı konuda sayısız işlem yapıldığı için çalışmayı bizzat kimin yaptığını hatırlayamıyorum dedi.' şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince 6100 Sayılı HMK'nin 110.maddesi kapsamında (davaların yığılması- objektif dava birleşmesi) her bir icra dosyası yönünden ayrı ayrı açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen değerlendirmeye tabi başta arabuluculuk olmak üzere HMK'nin 114 maddesindeki genel dava şartları, taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süreye ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanları üzerine; davalı vekili tarafından öne sürülen zamanaşımı defi de değerlendirilmesi ve TBK'nin 72.maddesine göre aşılması sonucunda tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davaya esas; ---- İcra Dairesi'nin---- Esas sayılı, ----. İcra Dairesi'nin ----- Esas, ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas, ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyaları UYAP üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca ---- Belediye Başkanlığına ve ---- Büyükşehir Belediye Başkanlığına müzekkereler yazılarak dava konusu haksız eyleminin tespiti bakımından gerekli bilgi ve belgeler celbedilmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk Son Oturum tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nın 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.6098 sayılı TBK'nin 61 ve 62. maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk esaslarına göre ise; birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri 6098 sayılı TBK'nin 162 ve 163. maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. 6098 sayılı TBK'nin 167 maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. 6098 sayılı TBK'nin 168 maddesi uyarınca ise diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri ,tediye ettiği miktar kadar alacaklının haklarına halef olmaktadır.Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı şirket tarafından ;----- Müdürlüğü hizmet sahasında,----- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında davalı ------- tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında davacı şirkete ait kablolar ile alt yapı tesislerine hasarlar verildiğinden bahisle verilen hasarlar nedeniyle, hasar tespit edilerek giderilmek suretiyle hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetveli düzenlenerek verilen hasarların onarım bedelinin tahsili için davalı şirket aleyhinde ---- İcra Dairesi'nin---- Esas sayılı, -----. İcra Dairesi'nin---- Esas, ------ İcra Dairesi'nin ---- Esas, ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyaları üzerinden genel takip yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emirlerinin tebliği üzerine yapılan itirazlar nedeniyle takiplerin durdurulduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı sabittir. Somut olayda öncelikle davalı kurum kazı çalışmalarını alt taşeron başka şirketlerin yaptığını savunarak sözleşme gereği kendilerine husumet yöneltilemeyeceğine yönelik savunması haksız fiil sorumluluğunun sözleşme ile ortadan kaldırılamayacağı , işin asıl sahibinin davalı kurum olduğu, davalı kurum ile haksız eylemi gerçekleştiren şirket arasındaki sözleşme ilişkisinin iç ilişkiye ilgilendirdiği, zarar gören davacının müteselsil sorumlu olan her iki tarafa da başvurabileceği gibi yalnızca birinden de talepte bulunabileceği anlaşıldığından yerinde görülmemiştir. Mahkememizce haksız eylemin yapıldığı adreslerde kazı yapılıp yapılmadığı ve kim tarafından kazı izni alındığı hususu---- Belediyesinden sorulmuş ve ---- Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü tarafından zararın meydana geldiği adreslerde ----- Genel Müdürlüğü tarafından altyapı çalışmaları için ruhsat verildiğinin/alındığının bildirildiği anlaşılmıştır. Bu duruma göre dosya kapsamındaki keşif ve hasar tespit tutanaklarından ve fotoğraflardan zararın ve tespit edilen miktarının açık bir şekilde ortada olduğu; davalı kurumun illiyet bağına, zarara ve zarar miktarına ilişkin genel ve soyut bir itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak tüm deliller ve-----yazısına göre zararın davalı şirketin sözleşme ilişkisi içinde bulunduğu şirketler tarafından yapılan müteahhitlik çalışmaları sırasında meydana geldiği açıktır. Kaldı ki; su, atık su, doğal gaz, ----, kanalizasyon çalışması gibi altyapı hizmetlerinin ve işlerinin yürütülmesi ve yapılması sırasında yer altında döşeli bulunan kablolara ve yer altı ve üstü altyapı hizmetlerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleştiği de herkesce maruftur. (HMK, 187/1,187/2) Burada tekrar vurgulamak gerekir ki; üçüncü kişilere karşı yapılan haksız fiillerden sorumluluğun sözleşme ilişkisi ile ortadan kaldırılamaz. Zira üçüncü kişilere verilen zararların giderim biçimi sözleşmenin tarafları arasındaki iç ilişki ve rücu ilişkisini ilgilendirmekte olup sözleşmenin taraflarına göre üçüncü kişi konumundaki davacı şirketi bağlamayacağı açıktır. (TBK,61,62,162 vd ) Buna göre davaya konu olaylarda davacı şirketin yer altındaki altyapı kablo ve tesislerine verilen zararların ve miktarlarının davacı şirket tarafından açıkça dökümünün gösterildiği, hasarın hizmetin aksamaması için zorunlu olarak hemen giderildiği, sürecin tanık beyanı ile doğrulandığı ve zararlara ilişkin tüm bilgi, belge, resim ve faturaların dosyaya ibraz edilerek zararın, zarar miktarlarının esasen açıkça ortaya konulup ispat edildiğinden uyuşmazlık aydınlanmış olup başkaca delil araştırılmasına ve tartışılmasına gerek görülmemiş ve tahkikat bitirilmiştir. (HMK,146,187, TBK, 49,50,51) Öte yandan davalı kurumunu davanın ihbarı talebi gereği işlem yapılmış ve işbu dava haksız fiili gerçekleştirdiği öne sürülen şirketlere ihbar edilmiştir. (HMK,61 vd.) Mahkememizce yargılamaya hakim olan ilkeler temelinde ; ülkemizde köklü ve kurumsal bir şirket olduğu bilinen davacı şirket tarafından belirlenen ve gösterilen hasar ve hasar onarım bedeli miktarlarının işin niteliğine göre dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu gibi hakimlik bilgi ve tecrübesine göre günün serbest piyasa koşullarına göre de kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (AY, 138/1, 141/3-4 ,HMK, 25, 26, 27, 29, 30,33, 266 vd.) Bütün bunlara göre davalı kurumun, hukuken kendi sorumluluğunda bulunan haksız fiilden doğan işbu zararı, 6098 sayılı TBK'nin 117/2 maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte dava dışı yüklenici firmalarla birlikte müştereken ve müteselsilen tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu ve davacının bu kapsamda müteselsil sorumlu olarak yalnızca davalıya yönelebileceği de açıktır. Ne var ki, davanın tarafları arasındaki ilişki ticari iş ve dava kapsamında olmadığından olayda yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay ----HD. ---- Bu kapsamda mahkememizce resen icra takipleri üzerinde istenen reeskont faiz yerine tek tek her bir dosya için yasal faiz üzerinden işlemiş faizler hesaplanmış ve doğru sonuçlar bulunmuş; fazla istenen faiz miktarları ise dışlanmıştır. Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TBK'nin 49,50/1,51/1 maddeleri esasında hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı yönünden TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince asıl alacak yönünden esastan ispatlanan; işlemiş faiz yönünden kısmen yerinde görülmeyen davaların ayrı ayrı kısmen kabul: kısmen reddi ile ; 2-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun,----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 1.565,45 TL asıl alacak ve 274,83 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 1.840,28 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (1.565,45 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 207,03 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 3-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 4.836,32 TL asıl alacak ve 791,83 TL işlemiş yasam faiz olmak üzere toplam 5.628,15 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 4.836,32 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (597,42 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 4-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun -----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 3.908,32 TL asıl alacak ve 599,42 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 4507,74 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.908,32 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (557,79 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 5-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun,---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 8.372,93 TL asıl alacak ve 1.475,16 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 9.849,09 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 8.372,93 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 1.014,50 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacı şirketin icra inkar tazminatı talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu alacakların temelinin haksız fiilden kaynaklanması, haksız fiillerinde doğrudan doğruya davalı tarafından gerçekleştirilmemiş olması, davalının zararlardan hukuki sorumluluğunun ve miktarlarının tespiti ve uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi karşısında, alacağın ve varlığı ve miktarının yapılan yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacakların davalı kurum yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin her bir dosya yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu ve her bir dosya ayrı ayrı esas alınarak kabul-ret oranlarına göre belirlenmiştir. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretlerinin de yukarıdaki esaslar çerçevesinde karşılıklı olarak sorumlu görülen taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,
2-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, -----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 1.565,45 TL asıl alacak ve 274,83 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 1.840,28 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa (1.565,45 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 207,03 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
3-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 4.836,32 TL asıl alacak ve 791,83 TL işlemiş yasam faiz olmak üzere toplam 5.628,15 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 4.836,32 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (597,42 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
4-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ---. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 3.908,32 TL asıl alacak ve 599,42 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 4507,74 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 3.908,32 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin (557,79 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
5-)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ---. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına 8.372,93 TL asıl alacak ve 1.475,16 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 9.849,09 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 8.372,93 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 1.014,50 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,
6-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.490,88 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 358,99 TL harcın ve icra dosyalarına ayrı yarı yatırılan toplam 121,02 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.010,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%90) üzerinden her bir arabuluculuk dosyası için ayrı ayrı hesaplanan toplam 11.254,41 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%10) üzerinden her bir arabuluculuk dosyası için ayrı ayrı hesaplanan toplam 1.225,59 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 358,99 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 564,49 TL harçtan oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-)Davacı tarafından yapılan 491,00 TL posta ücreti yargılama giderinden davanın kabul (%90) ve ret (%10) oranına göre 442,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
11-)Davacı şirket kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca her bir icra dosyası için kabul edilen miktarlar üzerinden ayrı ayrı hesap ve takdir edilmek suretiyle (-----Esas sayılı dosyası yönünden yönünden 9.849,09 TL olamak üzere) toplam 21.824,66 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca her bir icra dosyası yönünden ret edilen miktarlar üzerinden ayrı ayrı hesap ve takdir edilmek suretiyle (---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası yönünden 207,03 TL, -----sayılı dosyası yönünden yönünden 1.014,50 TL olamak üzere) toplam 2.376.74 TL nispi vekalet ücretinın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-)Davalı tarafından kendisini vekille temsil ettirmek dışında (HMK'nin 323/1/ğ) yapılmış başka bir yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
14-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın kabul ve reddedilen kısımlar yönünden davaya konu her bir icra dosyası için ayrı ayrı miktar itibarıyla (28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!