T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/813
KARAR NO : 2024/771
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/10/2022
KARAR TARİHİ : 17/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı müvekkil ---- ili ---- ilçesi ---- yolu mevkii -----. 139 pafta 4485 ada 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan ---- Kat ----- nolu ofis-işyeri niteliğindeki bağımsız bölümü, 02.12.2011 tarihli harici satış sözlemesiyle davalı ----- 450.000.-TL bedelle satın alınmıştır. Daha sonra davalı satıcı ---- 02.12.2013 tarihinde söz konusu taşınmaz üzerine kendi borcu nedeniyle ----- lehine ipotek tesis ettirmiş ve 29.12.2016 tarihinde tapuyu üzerindeki ipotekle birlikte davacıya devretmiştir. Davacı müvekkil ilgili bağımsız bölümü sözleşmeyle satın aldıktan sonra davalı firma bankadan kredi çekmiş ve satmış olduğu bağımsız bölüm üzerine ipotek tesis ettirmiştir. Davacı müvekkil bu durumu dava dışı bankanın 17.03.2017 tarihinde kendisine gönderdiği ihtarname ile öğrenmiş olup, derhal davalı firmayı aramış, davalı firma ise bu borcun kendilerinin olduğunu ve ödeyeceklerini beyan ederek davacı müvekkili geçiştirmiştir. Bunun üzerine davacı müvekkil, davalı firmanın bu durumu çözmesini beklemiştir. Daha sonra ipotek alacaklısı banka ----- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmiş ve icra emri ile kıymet takdiri raporu davacı müvekkile tebliğ edilmiştir. Dosyanın ve tapu kayıtlarının tarafımızca incelenmesinde, davacıya ait bağımsız bölümün tapusuna 02.12.2013 tarihinde, tapu henüz davalı şirket adına kayıtlı iken dava dışı banka lehine 4.987.500,00.-TL bedelli bir ipotek tesis edildiği, daha sonra davalı---- bu ipotek konusu borçlarını ödememesi sebebiyle bahis konusu takibin açıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı banka bu alacağı daha sonra ----Noterliği'nin 23.10.2020 tarih ve ------ yevmiye nolu "Düzenleme Şeklinde Alacağın Devri Sözleşmesi" ile bir başka 3. kişiye ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı ipotek takibi ve takibe konu ipotek haklarını temlik etmiştir. Temlik alacaklısı ise dava dışı ------ olup, ilgili bağımsız bölümler üzerinde bulunan ipotek borçları davacı müvekkile ait olmamasına rağmen, satışını önlemek ve daha fazla mağduriyet yaşamamak için temlik alacaklısı ile ekte yer alan "Protokol" başlıklı anlaşma düzenlenmiş ve davacı müvekkil kendi bağımsız bölümüne istinaden toplam 403.000.-TL bedeli temlik alacaklısı ----- ibana havale etmiştir. Bu havale işlemine ilişkin banka dekontları da ekte yer almaktadır. Davacı müvekkil yapılan icra işlemine karşı ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açmış ise de davanın reddine karar verilmiştir. Bu nedenle müvekkil kendisine ait olmayan bir borcu içinde bulunduğu zor durum nedeniyle ve icra zoruyla ödemek zorunda kalmış olup ödenen bedelin tahsili amacıyla iş bu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Bu halde asıl borçlu olan davalı ---- ve onunla birlikte müteselsil borçlu olan firma yetkilisi ----- rücuen başvurularak davacı müvekkil tarafından ödenen meblağın ödeme tarihi olan 08.06.2022'den itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müteselsil ve müştereken tahsilini talep etmekteyiz. İlgili ipotek tesisi dava dışı ----. ile ------arasında imzalanan kredi sözleşmesine dayanmakta olup, davalı firma yönünden ödenen meblağın rücuen tazmimine karar verilmesini talep etmekteyiz. Türk Medeni Kanunu'nun ipoteğin sona ermesi hâllerinden birini düzenleyen ve "Borçtan sorumlu olmayan malikin hakkı" başlığını taşıyan 884. Maddesinin birinci fıkrasında, borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan rehinli taşınmaz malikinin, borçluya ait koşullar içinde borcu ifa ederek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Akabinde TMK m. 884’ün ikinci fıkrasında, ipotekten kurtarma hakkının kullanılması sonucunda alacağın, borcu ifa eden malike geçeceği açıkça hükmolunmuştur. Bu nedenle borcu ödeyen davacı müvekkilin asıl borçlu olan davalı ---- ve onunla birlikte müteselsil borçlu olan ---- - karşı rücu hakkı doğmuş olup, iş bu davamızın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Diğer davalı ... ------ ipotek tesisinin sağlandığı tarihte davalı firmanın yetkilisi olup, bankaların usul ve işlemlerinde kredi çekecek olan firmalara verilecek kredilerde kefil istendiği ve bu kefillerin genellikle firma yetkilisi olduğu bilinen bir düzenlemedir. Bu nedenle kredi sözleşmesini imzalayan ve borç altına giren davalı firma haricinde kefil sıfatı ile yer alan firma yetkilisi ----- yönünden de davacı müvekkil tarafından ödenen bedelin rücuen tazminine karar verilmesi gerekmektedir. Davalı ... ------ilgili taşınmazın üzerine ipotek tesis edildiği tarihte diğer davalı firmanın yetkilisi olduğuna ilişkin ticaret kayıtları da ekte yer almaktadır. Ayrıca bu hususta mahkemeniz tarafından asıl borç ilişkisinde taraf olan ipotek alacaklısı bankaya yazılacak müzekkere ile genel kredi sözleşmesinin taraflarının kim olduğu açık bir şekilde görüleceğinden, bu iddiamızın doğruluğu bu şekilde kanıtlanabilecektir. Kanun koyucu, kişisel borcu olmayan bir borcu ifa eden malike, taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteme hakkının yanında, alacaklının kişisel borçluya karşı sahip olduğu haklara kanun gereği halef olmasını da öngörmüştür. Bu halde alacaklıya ödediği miktar bakımından halef olan davacı müvekkilin asıl borç ilişkisinde kefil sıfatı ile yer alan firma yetkilisi davalı ... ----- karşı rücu hakkını kullanması da kanunen tanınan bir hak olup, davacı müvekkil tarafından kendisine ait olmayan ancak içinde bulunduğu zor durum nedeniyle ödemek zorunda bırakılan ipotek borcunun davalılar tarafından tazminine karar verilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede davalı taraflara ----. Noterliğinin 07.09.2022 tarih ve ------ ihtarnamesi keşide edilerek dava konusu meblağın ödenmesi talep edilmiş ve ihtarname 12.09.2022 tarihinde her iki davalıya da ayrı ayrı tebliğ edilmiş ise de davalılarca herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu nedenle eldeki davanın ikamesi zorunluluğu doğmuştur. Davacı müvekkilin dava dışı icra dosya alacaklısına ödemek zorunda kaldığı 403.000.-TL'lik borcun davalılara rücuen tahmiliyle şimdilik bu alacağın 10.000.-TL'lik kısmının hüküm altına alınarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımızın saklı tutulmasına, alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin tamamen karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Tazminat (Rücuen Tazminat)istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının 18/05/2023 tarihli celsesinde taraflarca takip edilmeyen davanın HMK 150 Maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına dair karar verildiği görüldü.Davacı vekilinin yenileme dilekçesi sunduğu ve yenileme tensip zaptı düzenlenerek taraf vekillerine ihtar edildiği görüldü.Mahkememiz 17/10/2024 tarihinde ------ nolu celsesinde celsesinde duruşmaya katılan olmadığı ve duruşma için mazeret sunulmadı görüldü.Davanın ikinci kez işlemsiz bırakıldığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 'nın 320/4 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)6100 sayılı HMK 'nın 320/4 uyarınca ikinci kez takipsiz bırakılan davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-)Karar tarihinde alınması gereken 427,60-TL harçın peşin yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, eksik kalan 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca davacıya iadesine,
5-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3200- TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-)Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10.000- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dair tarafların yokluğunda miktar itibarile KESİN olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!